Yargıtay19. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 19. Ceza Dairesi E.2016/9151 K.2017/3489
**MAHKEMESİ:**Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : 5187 Sayılı Kanuna Aykırılık
HÜKÜMLER : Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
İstanbul 2. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 18/03/2013 suç tarihli 2013/110 esasına kayıtlı dava dosyasının suçtan zarar göreni bu dava dosyasının suçtan zarar görenlerinden farklı olduğu için, sanıklar hakkında TCK' nın 43. maddesinin uygulama olanağı ve davaların birleştirilmesi hususuna ilişkin tebliğnamedeki düşünceye iştirak edilmemiştir.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- Sanıkların sorumlu oldukları ... Gazetesinin 12/03/2013 tarihli nüshasının 5. sayfasında aynı haber içeriğinde 18 yaşından küçük olan mağdurlar ... ve ...'un kimliklerinin açıklanması eyleminin birden fazla kişiye karşı tek fiille gerçekleştirmeleri nedeniyle hükmolunan cezaların TCK'nın 43/2. maddesi gereğince artırılması gerektiğinin gözetilmemesi,
2- Sanıklar müdafiinin, 14/06/2013 havale tarihli dilekçesindeki lehe olan hükümlerin uygulanması isteğinin, TCK'nın 52/4. maddesindeki taksitlendirme hükmünün uygulanmasını kapsadığı gözetilmeden, bu hususta olumlu ya da olumsuz bir karar verilmemesi,
3- Mahkemelerin her türlü kararlarının gerekçeli olmasının Anayasa’nın 141/3, 5271 sayılı CMK'nın 34, 230 ve 289/1-g maddelerinin amir hükmü olduğu dikkate alınarak; gazete sorumlu yazı işleri müdürü ve sorumlu yazı işleri müdürünün bağlı olduğu yetkili olan sanıklar hakkında CMK'nın 231. maddesinin uygulanmamasına ilişkin; ''sanıkların kişilik özellikleri ile yeniden suç işlemeyecekleri hususunda kanaate varılamaması nedeniyle'' şeklindeki kabullerin gerekçe gösterildiği anlaşılmakta ise de, sanıkların muhakemede gözlemlenen ve dosyaya yansıyan kişilik özelliklerinin neler olarak kabul edildiği hususu ile mahkemeyi bu kabule götüren somut olguların neler olduğu karar yerinde temyiz denetimine imkân tanıyacak şekilde açıkça gösterilmeden belirtilen şekilde yetersiz gerekçe ile hüküm kurulmuş olması
Kanuna aykırı ve sanıklar müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden tebliğnameye uygun olarak, hükümlerin 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, aynı Kanun'un 326/son maddesi uyarınca ceza miktarı bakımından kazanılmış haklarının saklı tutulmasına, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 18/04/2017 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY
Sayın Çoğunluk ile aramızdaki uyuşmazlık; CMK'nın 231. maddesinin tatbikine yer olmadığına yönelik gerekçenin yeterli olup olmadığına ilişkindir.
5271 sayılı CMK’nın 231. maddesinde şartları ve kapsamı düzenlenen hükmün açıklanmasının geri bırakılabilmesi için;
1) Suça ilişkin olarak;
a- Yapılan yargılama sonucu hükmolunan cezanın iki yıl veya daha az süreli hapis ya da adli para cezası olması,
b- Suçun Anayasanın 174. maddesinde güvence altına alınan inkılâp kanunlarında yer alan suçlardan olmaması,
2) Sanığa ilişkin olarak;
a- Sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkûm olmamış bulunması,
b- Suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tazmin suretiyle tamamen giderilmesi,
c- Mahkemece sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önüne alınarak yeniden suç işlemeyeceği hususunda kanaate ulaşılması,
d-Sanığın, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasını kabul etmediğine dair beyanının olmaması,
Şartlarının gerçekleşmesi gerekmektedir.
Somut olayda yerel mahkemece sanıklar hakkında CMK'nın 231. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilirken gerekçe olarak 'sanıkların kişilik özellikleri ile yeniden suç işlemeyecekleri hususunda kanaata varılamaması' gerekçe olarak gösterildiği anlaşılmıştır.
Sanıklara ait adli sicil kayıtları incelendiğinde sanık ... aran hakkında kasıtlı suçtan mahkumiyet kararı bulunduğu sanık ... hakkında ise başka suçlardan hükmün açıklanmasının ertelenmesinin geri bırakılmasına ilişkin kesinleşmiş kararların bulunduğu böylece sanık ... hakkında CMK'nın 231. maddesinde düzenlenen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının uygulanma imkânı bulunmadığı sanık ... hakkında ise hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilirken gösterilen gerekçenin yeterli olduğundan sanıklar hakkında CMK'nın 231. maddesinin uygulanmamasına ilişkin gerekçenin yeterli olmadığına ilişkin çoğunluk görüşüne katılamıyorum.
SUÇ : 5187 Sayılı Kanuna Aykırılık
HÜKÜMLER : Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
İstanbul 2. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 18/03/2013 suç tarihli 2013/110 esasına kayıtlı dava dosyasının suçtan zarar göreni bu dava dosyasının suçtan zarar görenlerinden farklı olduğu için, sanıklar hakkında TCK' nın 43. maddesinin uygulama olanağı ve davaların birleştirilmesi hususuna ilişkin tebliğnamedeki düşünceye iştirak edilmemiştir.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- Sanıkların sorumlu oldukları ... Gazetesinin 12/03/2013 tarihli nüshasının 5. sayfasında aynı haber içeriğinde 18 yaşından küçük olan mağdurlar ... ve ...'un kimliklerinin açıklanması eyleminin birden fazla kişiye karşı tek fiille gerçekleştirmeleri nedeniyle hükmolunan cezaların TCK'nın 43/2. maddesi gereğince artırılması gerektiğinin gözetilmemesi,
2- Sanıklar müdafiinin, 14/06/2013 havale tarihli dilekçesindeki lehe olan hükümlerin uygulanması isteğinin, TCK'nın 52/4. maddesindeki taksitlendirme hükmünün uygulanmasını kapsadığı gözetilmeden, bu hususta olumlu ya da olumsuz bir karar verilmemesi,
3- Mahkemelerin her türlü kararlarının gerekçeli olmasının Anayasa’nın 141/3, 5271 sayılı CMK'nın 34, 230 ve 289/1-g maddelerinin amir hükmü olduğu dikkate alınarak; gazete sorumlu yazı işleri müdürü ve sorumlu yazı işleri müdürünün bağlı olduğu yetkili olan sanıklar hakkında CMK'nın 231. maddesinin uygulanmamasına ilişkin; ''sanıkların kişilik özellikleri ile yeniden suç işlemeyecekleri hususunda kanaate varılamaması nedeniyle'' şeklindeki kabullerin gerekçe gösterildiği anlaşılmakta ise de, sanıkların muhakemede gözlemlenen ve dosyaya yansıyan kişilik özelliklerinin neler olarak kabul edildiği hususu ile mahkemeyi bu kabule götüren somut olguların neler olduğu karar yerinde temyiz denetimine imkân tanıyacak şekilde açıkça gösterilmeden belirtilen şekilde yetersiz gerekçe ile hüküm kurulmuş olması
Kanuna aykırı ve sanıklar müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden tebliğnameye uygun olarak, hükümlerin 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, aynı Kanun'un 326/son maddesi uyarınca ceza miktarı bakımından kazanılmış haklarının saklı tutulmasına, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 18/04/2017 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY
Sayın Çoğunluk ile aramızdaki uyuşmazlık; CMK'nın 231. maddesinin tatbikine yer olmadığına yönelik gerekçenin yeterli olup olmadığına ilişkindir.
5271 sayılı CMK’nın 231. maddesinde şartları ve kapsamı düzenlenen hükmün açıklanmasının geri bırakılabilmesi için;
1) Suça ilişkin olarak;
a- Yapılan yargılama sonucu hükmolunan cezanın iki yıl veya daha az süreli hapis ya da adli para cezası olması,
b- Suçun Anayasanın 174. maddesinde güvence altına alınan inkılâp kanunlarında yer alan suçlardan olmaması,
2) Sanığa ilişkin olarak;
a- Sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkûm olmamış bulunması,
b- Suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tazmin suretiyle tamamen giderilmesi,
c- Mahkemece sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önüne alınarak yeniden suç işlemeyeceği hususunda kanaate ulaşılması,
d-Sanığın, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasını kabul etmediğine dair beyanının olmaması,
Şartlarının gerçekleşmesi gerekmektedir.
Somut olayda yerel mahkemece sanıklar hakkında CMK'nın 231. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilirken gerekçe olarak 'sanıkların kişilik özellikleri ile yeniden suç işlemeyecekleri hususunda kanaata varılamaması' gerekçe olarak gösterildiği anlaşılmıştır.
Sanıklara ait adli sicil kayıtları incelendiğinde sanık ... aran hakkında kasıtlı suçtan mahkumiyet kararı bulunduğu sanık ... hakkında ise başka suçlardan hükmün açıklanmasının ertelenmesinin geri bırakılmasına ilişkin kesinleşmiş kararların bulunduğu böylece sanık ... hakkında CMK'nın 231. maddesinde düzenlenen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının uygulanma imkânı bulunmadığı sanık ... hakkında ise hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilirken gösterilen gerekçenin yeterli olduğundan sanıklar hakkında CMK'nın 231. maddesinin uygulanmamasına ilişkin gerekçenin yeterli olmadığına ilişkin çoğunluk görüşüne katılamıyorum.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.