Yargıtay19. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 19. Ceza Dairesi E.2016/7680 K.2017/3452
**MAHKEMESİ:**Fikri ve Sınaî Haklar Ceza Mahkemesi
SUÇ : 5846 Sayılı Kanuna Aykırılık
**HÜKÜM:** Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
1- İstanbul 2. Fikrî ve Sınaî Haklar Ceza Mahkemesinin 2013/44 Değişik İş sayılı el koyma kararına istinaden sanığın Esma Vizyon isimli işyerinde yapılan aramada banrolsüz 200 adet film ve 50 adet oyun Dvd’si ele geçirildiği ve dosya içerisinde mevcut 15.03.2013 tarihli arama tutanağına dayalı olarak İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 26.03.2014 tarihli iddianamesi ile sanık hakkında 5846 sayılı Kanuna aykırılık suçundan kamu davası açıldığı, İstanbul 2. Fikri ve Sınai Haklar Ceza Mahkemesinin 05.03.2014 tarih, 2013/499 E, 2014/152 K. sayılı kararı ile verilip aynı gün incelemesi yapılan ve bozulmasına karar verilen Dairemizin 2015/34216 esasında kayıtlı dava dosyasında ise, aynı sanık hakkında, yine İstanbul 2. Fikrî ve Sınaî Haklar Ceza Mahkemesinin 2013/44 Değişik İş sayılı kararına istinaden Esma Vizyon isimli işyerinde yapılan aramada 200 adet film ve 50 adet oyun Dvd’si ele geçirildiği ve dosya içerisinde mevcut aynı arama tutanağına dayalı olarak İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 29.08.2013 tarihli iddianamesi ile 5846 sayılı Kanuna aykırılık suçundan kamu davası açıldığının anlaşılması ve her iki dosyanın bilirkişi raporunda da suç tarihi ile saatinin 15.03.2013 saat 16:40, ele geçirilen Dvd adedinin de 200 adet film ve 50 adet oyun Dvd’si olarak belirtilmesine karşın, bilirkişi raporlarının tasnif listesinde, Dvd isimlerinin farklı olduğunun anlaşılması karşısında, gerçeğin kuşkuya yer bırakmayacak şekilde belirlenmesi açısından, bu hususlar araştırılarak Dairemizin 2015/34216 esasında kayıtlı olan dava dosyası ile iş bu davanın aynı olup olmadığının belirlenmesi, her iki dava dosyasının aynı olduğunun anlaşılması durumunda ise, 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun "Aynı fiil nedeniyle, aynı sanık için önceden verilmiş bir hüküm veya açılmış bir dava varsa davanın reddine karar verilir" şeklindeki 223/7. maddesi karşısında, İstanbul 2. Fikri ve Sınai Haklar Ceza Mahkemesinin 05.03.2014 tarih, 2013/499 E, 2014/152 K. sayılı kararı ile verilip aynı gün incelemesi yapılan Dairemizin 2015/34216 Esasında kayıtlı olan dosyasının iddianame tarihinin daha önce olması sebebiyle, aynı suçtan açılan bu davanın 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 223/7. maddesi gereğince reddine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde hüküm kurulması,
2- Dairemizin 2016/7680 esasına kayıtlı dava dosyası ile 2015/34216 esasına kayıtlı dava dosyasının farklı olduğunun anlaşılması durumunda ise;
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun Dairemizin de benimsediği 08/04/2014 tarih 2013/7-591 Esas 2014/171 karar sayılı kararında açıklandığı üzere, bandrol yükümlülüğüne aykırılık suçlarında suçun mağdurunun doğrudan eser sahipleri olmayıp toplum olduğu, 5237 sayılı TCK’nın hazırlanmasında esas alınan suç teorisine göre tüzel kişiler suçtan zarar gören olmalarına rağmen suçun mağduru sayılmayacağından meslek birliklerinin şikayetçi olması halinde de bu durumun değişmeyeceği cihetle; UYAP ortamında yapılan araştırmada benzer eylem nedeniyle sanık hakkında; İstanbul 2. Fikri ve Sınaî Haklar Ceza Mahkemesinin 05.03.2014 tarih ve 2013/499 Esas, 2014/152 sayılı kararı ile verilip aynı gün incelemesi yapılan ve bozulmasına karar verilen Dairemizin 2015/34216 Esasında kayıtlı olan dava dosyasının da mevcut bulunduğunun anlaşılması karşısında;
Anılan dosyanın getirtilip incelenerek mümkün olması halinde birleştirilmesi, suç ve iddianame tarihleri dikkate alınıp hukuki kesintinin iddianamenin düzenlenmesiyle gerçekleşeceği gözetilmek suretiyle, sanığın bir suç işleme kararının icrası kapsamında, değişik zamanlarda aynı mağdura karşı aynı suçu birden fazla işleyip işlemediğinin ve hakkında TCK'nın 43/1. maddesinin uygulanması gerekip gerekmediğinin tartışılması zorunluluğu,
Kabule göre de;
5237 sayılı TCK'da cezaların içtimaı müessesine yer verilmemiş olduğu gözetilmeden, sanık hakkında doğrudan hükmolunan adli para cezası ile hürriyeti bağlayıcı cezadan çevrilen para cezalarının toplanmasına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş ve sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 18.04.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ : 5846 Sayılı Kanuna Aykırılık
**HÜKÜM:** Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
1- İstanbul 2. Fikrî ve Sınaî Haklar Ceza Mahkemesinin 2013/44 Değişik İş sayılı el koyma kararına istinaden sanığın Esma Vizyon isimli işyerinde yapılan aramada banrolsüz 200 adet film ve 50 adet oyun Dvd’si ele geçirildiği ve dosya içerisinde mevcut 15.03.2013 tarihli arama tutanağına dayalı olarak İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 26.03.2014 tarihli iddianamesi ile sanık hakkında 5846 sayılı Kanuna aykırılık suçundan kamu davası açıldığı, İstanbul 2. Fikri ve Sınai Haklar Ceza Mahkemesinin 05.03.2014 tarih, 2013/499 E, 2014/152 K. sayılı kararı ile verilip aynı gün incelemesi yapılan ve bozulmasına karar verilen Dairemizin 2015/34216 esasında kayıtlı dava dosyasında ise, aynı sanık hakkında, yine İstanbul 2. Fikrî ve Sınaî Haklar Ceza Mahkemesinin 2013/44 Değişik İş sayılı kararına istinaden Esma Vizyon isimli işyerinde yapılan aramada 200 adet film ve 50 adet oyun Dvd’si ele geçirildiği ve dosya içerisinde mevcut aynı arama tutanağına dayalı olarak İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 29.08.2013 tarihli iddianamesi ile 5846 sayılı Kanuna aykırılık suçundan kamu davası açıldığının anlaşılması ve her iki dosyanın bilirkişi raporunda da suç tarihi ile saatinin 15.03.2013 saat 16:40, ele geçirilen Dvd adedinin de 200 adet film ve 50 adet oyun Dvd’si olarak belirtilmesine karşın, bilirkişi raporlarının tasnif listesinde, Dvd isimlerinin farklı olduğunun anlaşılması karşısında, gerçeğin kuşkuya yer bırakmayacak şekilde belirlenmesi açısından, bu hususlar araştırılarak Dairemizin 2015/34216 esasında kayıtlı olan dava dosyası ile iş bu davanın aynı olup olmadığının belirlenmesi, her iki dava dosyasının aynı olduğunun anlaşılması durumunda ise, 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun "Aynı fiil nedeniyle, aynı sanık için önceden verilmiş bir hüküm veya açılmış bir dava varsa davanın reddine karar verilir" şeklindeki 223/7. maddesi karşısında, İstanbul 2. Fikri ve Sınai Haklar Ceza Mahkemesinin 05.03.2014 tarih, 2013/499 E, 2014/152 K. sayılı kararı ile verilip aynı gün incelemesi yapılan Dairemizin 2015/34216 Esasında kayıtlı olan dosyasının iddianame tarihinin daha önce olması sebebiyle, aynı suçtan açılan bu davanın 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 223/7. maddesi gereğince reddine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde hüküm kurulması,
2- Dairemizin 2016/7680 esasına kayıtlı dava dosyası ile 2015/34216 esasına kayıtlı dava dosyasının farklı olduğunun anlaşılması durumunda ise;
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun Dairemizin de benimsediği 08/04/2014 tarih 2013/7-591 Esas 2014/171 karar sayılı kararında açıklandığı üzere, bandrol yükümlülüğüne aykırılık suçlarında suçun mağdurunun doğrudan eser sahipleri olmayıp toplum olduğu, 5237 sayılı TCK’nın hazırlanmasında esas alınan suç teorisine göre tüzel kişiler suçtan zarar gören olmalarına rağmen suçun mağduru sayılmayacağından meslek birliklerinin şikayetçi olması halinde de bu durumun değişmeyeceği cihetle; UYAP ortamında yapılan araştırmada benzer eylem nedeniyle sanık hakkında; İstanbul 2. Fikri ve Sınaî Haklar Ceza Mahkemesinin 05.03.2014 tarih ve 2013/499 Esas, 2014/152 sayılı kararı ile verilip aynı gün incelemesi yapılan ve bozulmasına karar verilen Dairemizin 2015/34216 Esasında kayıtlı olan dava dosyasının da mevcut bulunduğunun anlaşılması karşısında;
Anılan dosyanın getirtilip incelenerek mümkün olması halinde birleştirilmesi, suç ve iddianame tarihleri dikkate alınıp hukuki kesintinin iddianamenin düzenlenmesiyle gerçekleşeceği gözetilmek suretiyle, sanığın bir suç işleme kararının icrası kapsamında, değişik zamanlarda aynı mağdura karşı aynı suçu birden fazla işleyip işlemediğinin ve hakkında TCK'nın 43/1. maddesinin uygulanması gerekip gerekmediğinin tartışılması zorunluluğu,
Kabule göre de;
5237 sayılı TCK'da cezaların içtimaı müessesine yer verilmemiş olduğu gözetilmeden, sanık hakkında doğrudan hükmolunan adli para cezası ile hürriyeti bağlayıcı cezadan çevrilen para cezalarının toplanmasına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş ve sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 18.04.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.