Yargıtay 19. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 19. Ceza Dairesi E.2016/5260 K.2017/345
Özet: Sulh Ceza Mahkemesi, 19. Ceza Dairesi’nin 2016/5260 E. ve 2017/345 K. kararında yer alan 6831 sayılı Kanuna Aykırılık suçuna ilişkin beraat kararıyla ilgili temyiz talebini, onu kanuna aykırı bulup, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ve 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesine göre, kıyasının birleştirilmesi, vekalet ücretinin belirlenmesi konularında eksik değerlendirme nedeniyle, bozulmasına karar vererek dosyayı mahkemesine gönderdi.
MAHKEMESİ: Sulh Ceza Mahkemesi
SUÇ: 6831 Sayılı Kanuna Aykırılık
HÜKÜM: Beraat
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
1) Suç duyurusunda bulunulan sanığın, savunmasında belirttiği şirket sahipleri hakkında dava açılması halinde, açılacak davanın bu dava ile birleştirilmesi ve dava konusu yerde fen ve orman bilirkişileri ile keşif yapılarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
2) Beraat eden ve kendisini vekil ile temsil ettiren sanık lehine CMK'nın 324/1 ve Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 13/5. madde ve fıkraları uyarınca maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı ve sanık müdafi ile katılan vekilinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 18/01/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: 6831 Sayılı Kanuna Aykırılık
HÜKÜM: Beraat
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
1) Suç duyurusunda bulunulan sanığın, savunmasında belirttiği şirket sahipleri hakkında dava açılması halinde, açılacak davanın bu dava ile birleştirilmesi ve dava konusu yerde fen ve orman bilirkişileri ile keşif yapılarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
2) Beraat eden ve kendisini vekil ile temsil ettiren sanık lehine CMK'nın 324/1 ve Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 13/5. madde ve fıkraları uyarınca maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı ve sanık müdafi ile katılan vekilinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 18/01/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.