Yargıtay19. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 19. Ceza Dairesi E.2016/4400 K.2017/2176
Özet: Uyuşmazlık, bir kişinin devlet ormanı sınırları içinde bulunan taşınmazın kadastral olarak hâkim yapılarak satışı nedeniyle 6831 sayılı Kanuna aykırı suç işlediği iddiası üzerine ortaya çıktı. Ayrıca, mahkeme, sanığın saklı tutulan 400 m²'lik alanda yapılan ikamet emri ve tapu kayıtlarını dikkate alarak, suçun kastının açıkça belirlendikten sonra sanığı mahkum etti.
MAHKEMESİ: Sulh Ceza Mahkemesi
SUÇ: 6831 Sayılı Kanuna Aykırılık
HÜKÜM: Mahkumiyet
Yerel Mahkemece bozma üzerine verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Mahallinde yapılan keşif sonrası düzenlenen orman mühendisi ve fen bilirkişi raporlarından suça konu edilen sanığa ait evin bulunduğu yerin bir kısmının, Tuzla İçmeler mahallesinde ada bazında yapılan kadastral çalışmalarda 6000 ada ... nolu parselin ... m2lik kısmının Devlet ormanı sınırları içinde kaldığı, ... m2lik kısmının ise Hazine adına orman sınırları dışına çıkartıldığının tespitine rağmen, suça konu taşınmazların parsellenip vatandaşlara satıldığı, sanığın elinde suça konu yere ilişkin 400 m2 sahasında Tuzla Belediyesi imar uygulaması ile ilgili olarak verilen ve Maliye Hazinesi ile hisseli olarak düzenlenmiş 01/04/1997 tarihli tapu kaydı olduğunun anlaşılması sebebi ile suç tarihi itibariyle suç kastının ne şekilde oluştuğu açıklanmadan sanık hakkında mahkumiyet hükmü kurulması,
Kabule göre de;
1-Suç tarihinde yürürlükte olan Kanun hükümleri ile sonradan yürürlüğe giren 5728 sayılı Kanun hükümleri açısından denetime elverecek şekilde, değişiklik öncesi ve sonrası hükümlerin bir bütün halinde olaya uygulanıp karşılaştırılarak, lehe-aleyhe karşılaştırması yapılmadan karar verilmesi,
2-Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinde vekalet ücreti, maktu ve nisbi olmak üzere belirlenmiştir.
Maktu vekalet ücreti, davanın konusunun para olmadığı veya para ile ölçülemediği hallerde belirlenen ücret, nisbi vekalet ücret ise davanın konusunun para olması veya para ile ölçülebilir olması halinde bu değer üzerinden belirlenen ücrettir.
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununda 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 365/2. maddesinin aksine ceza davalarında şahsi hak talebi halinde mahkemece bu hususta da karar verilmesi gerektiği yolunda bir düzenleme bulunmaması ve 6831 sayılı Orman Kanunu'nun 112, 113 ve 114. maddeleri hükümleri karşısında; davada kendisini vekille temsil ettiren katılan idare lehine hüküm tarihinde yürürlükte olan avukatlık asgari ücret tarifesine göre maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken ayrıca müsaderesine karar verilen değer üzerinden nisbi vekalet ücretine de hükmedilmesi,
Kanuna aykırı ve sanık müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden tebliğnameye uygun olarak HÜKMÜN 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 13/03/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: 6831 Sayılı Kanuna Aykırılık
HÜKÜM: Mahkumiyet
Yerel Mahkemece bozma üzerine verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Mahallinde yapılan keşif sonrası düzenlenen orman mühendisi ve fen bilirkişi raporlarından suça konu edilen sanığa ait evin bulunduğu yerin bir kısmının, Tuzla İçmeler mahallesinde ada bazında yapılan kadastral çalışmalarda 6000 ada ... nolu parselin ... m2lik kısmının Devlet ormanı sınırları içinde kaldığı, ... m2lik kısmının ise Hazine adına orman sınırları dışına çıkartıldığının tespitine rağmen, suça konu taşınmazların parsellenip vatandaşlara satıldığı, sanığın elinde suça konu yere ilişkin 400 m2 sahasında Tuzla Belediyesi imar uygulaması ile ilgili olarak verilen ve Maliye Hazinesi ile hisseli olarak düzenlenmiş 01/04/1997 tarihli tapu kaydı olduğunun anlaşılması sebebi ile suç tarihi itibariyle suç kastının ne şekilde oluştuğu açıklanmadan sanık hakkında mahkumiyet hükmü kurulması,
Kabule göre de;
1-Suç tarihinde yürürlükte olan Kanun hükümleri ile sonradan yürürlüğe giren 5728 sayılı Kanun hükümleri açısından denetime elverecek şekilde, değişiklik öncesi ve sonrası hükümlerin bir bütün halinde olaya uygulanıp karşılaştırılarak, lehe-aleyhe karşılaştırması yapılmadan karar verilmesi,
2-Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinde vekalet ücreti, maktu ve nisbi olmak üzere belirlenmiştir.
Maktu vekalet ücreti, davanın konusunun para olmadığı veya para ile ölçülemediği hallerde belirlenen ücret, nisbi vekalet ücret ise davanın konusunun para olması veya para ile ölçülebilir olması halinde bu değer üzerinden belirlenen ücrettir.
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununda 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 365/2. maddesinin aksine ceza davalarında şahsi hak talebi halinde mahkemece bu hususta da karar verilmesi gerektiği yolunda bir düzenleme bulunmaması ve 6831 sayılı Orman Kanunu'nun 112, 113 ve 114. maddeleri hükümleri karşısında; davada kendisini vekille temsil ettiren katılan idare lehine hüküm tarihinde yürürlükte olan avukatlık asgari ücret tarifesine göre maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken ayrıca müsaderesine karar verilen değer üzerinden nisbi vekalet ücretine de hükmedilmesi,
Kanuna aykırı ve sanık müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden tebliğnameye uygun olarak HÜKMÜN 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 13/03/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.