Yargıtay 19. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 19. Ceza Dairesi E.2016/4069 K.2016/23905
Özet: Kazanışlı bir 2016/23905 temyiz başvurusu, 6831 Sayılı Kanuna Aykırılık davasında mahkeme, savunmanın yeterince incelemeye tabi tutulmadığını ve kanuna aykırı karar olduğunu tespit ederek, 1412 sayılı CMUK mukayeseye göre kararın BOZULMASINA ve dosyanın mahkemece yeniden incelenmesine karar verdi.
MAHKEMESİ: Sulh Ceza Mahkemesi
SUÇ: 6831 Sayılı Kanuna Aykırılık
Yerel Mahkemece bozma üzerine verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede, başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Sanık müdafiinin 28.04.2014 tarihinde duruşmaya katılamayacağını bildirir mazeret dilekçesi verdiği ve mahkemece kabulüne karar verildiği halde, yokluğunda savunma hakkı kısıtlanarak sanık hakkında mahkumiyet hükmü verilmesi,
Kabule göre de;
... Kadastro Mahkemesinin 2008/62 E, 13.06.2013 tarihli kesinleşen kararı ile suça konu olduğu iddia edilen yerin yaylak vasfıyla tesciline karar verildiği görülmekle, bu dosya getirtilip bilirkişilerden yaylak olarak tescil edilen yer ile suça konu yerin aynı yer olup olmadığı konusunda dosya üzerinden ek rapor alınarak, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerektiği gözetilmeden eksik inceleme ve yetersiz gerekçeyle mahkumiyet hükmü kurulması,
Kanuna aykırı ve sanık müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, tebliğnameye uygun olarak HÜKMÜN 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 26/12/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: 6831 Sayılı Kanuna Aykırılık
Yerel Mahkemece bozma üzerine verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede, başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Sanık müdafiinin 28.04.2014 tarihinde duruşmaya katılamayacağını bildirir mazeret dilekçesi verdiği ve mahkemece kabulüne karar verildiği halde, yokluğunda savunma hakkı kısıtlanarak sanık hakkında mahkumiyet hükmü verilmesi,
Kabule göre de;
... Kadastro Mahkemesinin 2008/62 E, 13.06.2013 tarihli kesinleşen kararı ile suça konu olduğu iddia edilen yerin yaylak vasfıyla tesciline karar verildiği görülmekle, bu dosya getirtilip bilirkişilerden yaylak olarak tescil edilen yer ile suça konu yerin aynı yer olup olmadığı konusunda dosya üzerinden ek rapor alınarak, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerektiği gözetilmeden eksik inceleme ve yetersiz gerekçeyle mahkumiyet hükmü kurulması,
Kanuna aykırı ve sanık müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, tebliğnameye uygun olarak HÜKMÜN 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 26/12/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.