Yargıtay 19. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 19. Ceza Dairesi E.2016/2756 K.2017/5804
Özet: Fakir İstikamet, 2016/2756 E. ve 2017/5804 K. nedeniyle 19. Ceza Dairesi’nde Marka Hakkına Tecavüz suçuyla mahkum edilen sanığın, vekilinin 28.08.2014 tarihinde sanık haklılığında şikayetten vazgeçtiğini bildirmesiyle, 5/13. TCK m. 73/6 ve 1412 CMUK m. 321 uyarınca şikayetinin kabul edilip kabul edilmediği sorularak, mahkeme kararı 15.06.2017 tarihli oybirliğiyle bozularak dosyanın tekrar yargılamaya gönderilmesine karar vermişdir.
MAHKEMESİ: Fikrî ve Sınaî Haklar Ceza Mahkemesi
SUÇ: Marka Hakkına Tecavüz
HÜKÜM: Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Katılan adına vekaletnameye istinaden şikayetten feragate yetkili olduğu anlaşılan katılan vekilinin hükümden sonra gönderdiği 28.08.2014 havale tarihli dilekçesi ile sanık hakkındaki şikayetten vazgeçtiğini bildirmiş olmasına göre, sanığın üzerine atılı suçun soruşturmasının ve kovuşturmasının şikayete tabi olduğu gözetilerek, 5237 sayılı TCK'nın 73/6. maddesi uyarınca şikayetten vazgeçmeyi kabul edip etmediği hususu sanıktan sorularak sonucuna göre hukuki durumunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş ve sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, sair yönleri incelenmeyen HÜKMÜN 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca, tebliğnameye uygun olarak, BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 15.06.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Marka Hakkına Tecavüz
HÜKÜM: Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Katılan adına vekaletnameye istinaden şikayetten feragate yetkili olduğu anlaşılan katılan vekilinin hükümden sonra gönderdiği 28.08.2014 havale tarihli dilekçesi ile sanık hakkındaki şikayetten vazgeçtiğini bildirmiş olmasına göre, sanığın üzerine atılı suçun soruşturmasının ve kovuşturmasının şikayete tabi olduğu gözetilerek, 5237 sayılı TCK'nın 73/6. maddesi uyarınca şikayetten vazgeçmeyi kabul edip etmediği hususu sanıktan sorularak sonucuna göre hukuki durumunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş ve sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, sair yönleri incelenmeyen HÜKMÜN 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca, tebliğnameye uygun olarak, BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 15.06.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.