Yargıtay 19. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 19. Ceza Dairesi E.2016/16159 K.2019/1252
Özet: Uyuşmazlık, 6831 Sayılı Kanuna Aykırılık suçuyla ilgili olarak işgal edilen 19.500 m²'lik alana ilişkin bir davayı ilgilermektedir; sanık, yasal hadden ufak bir farkla da olsa, beyannamenin tutanağına nedir seküleceğini kabul etmiştir. Mahkeme, sanığın hukuki haklarının koruması kapsamında önceki Anayasa Mahkemesi kararının iptal edilmesine rağmen hükmü yeniden denetlenmesine karar vererek, mevcut mahkumiyeti iptal edip dosyanın çarşadını yenilemiş ve açıklamayı sonlandırmıştır.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: 6831 Sayılı Kanuna Aykırılık
HÜKÜM: Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Sanığın işgal ettiği alımın 19545 m2 olduğu gözönünde bulundurularak TCK'nun 3 ve TCK'nun 61. maddeleri gereğince asgari hadden uzaklaşılarak temel ceza belirlenmesi gerektiği halde asgari hadden ceza tayini aleyhe temyiz bulunmadığından bozma sebebi sayılmamıştır.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Dava konusu yerde Orman Kadastrosunun suç tarihinden sonra 18.03.2014 tarihinde kesinleştiğinin Yığılca Tapu Müdürlüğü'nün 16.12.2014 tarihli cevabi yazısından anlaşıldığından, 6831 sayılı Kanun'un 93/2. maddesinin uygulanamayacağının gözetilmemesi,
Kabule göre de;
Kasıtlı suçtan hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olarak sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nun 53. maddesi uyarınca hak yoksunluklarına hükmedilmiş ise de, 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarih ve 2014/140 E., 2015/85 K. sayılı kararı ile anılan maddenin bazı hükümlerinin iptal edilmiş olması nedeniyle yeniden değerlendirme yapılması zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş ve sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden tebliğnameye aykırı olarak, HÜKMÜN 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 31/01/2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
SUÇ: 6831 Sayılı Kanuna Aykırılık
HÜKÜM: Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Sanığın işgal ettiği alımın 19545 m2 olduğu gözönünde bulundurularak TCK'nun 3 ve TCK'nun 61. maddeleri gereğince asgari hadden uzaklaşılarak temel ceza belirlenmesi gerektiği halde asgari hadden ceza tayini aleyhe temyiz bulunmadığından bozma sebebi sayılmamıştır.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Dava konusu yerde Orman Kadastrosunun suç tarihinden sonra 18.03.2014 tarihinde kesinleştiğinin Yığılca Tapu Müdürlüğü'nün 16.12.2014 tarihli cevabi yazısından anlaşıldığından, 6831 sayılı Kanun'un 93/2. maddesinin uygulanamayacağının gözetilmemesi,
Kabule göre de;
Kasıtlı suçtan hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olarak sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nun 53. maddesi uyarınca hak yoksunluklarına hükmedilmiş ise de, 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarih ve 2014/140 E., 2015/85 K. sayılı kararı ile anılan maddenin bazı hükümlerinin iptal edilmiş olması nedeniyle yeniden değerlendirme yapılması zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş ve sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden tebliğnameye aykırı olarak, HÜKMÜN 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 31/01/2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.