Yargıtay 19. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 19. Ceza Dairesi E.2016/15059 K.2017/2250
Özet: İstanbul 2. Fikrî ve Sınaî Haklar Ceza Mahkemesi, 5846 sayılı kanuna aykırılıkla ilgili nokta çelişkisini ve cezanın yeniden belirlenmesinde mahsup edilmemiş adli para cezalarının etkisini tespit ederek, kararını 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereği 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca bozma kararıyla dosyayı başkaca mahkemeye gönderme kararı almıştır.
MAHKEMESİ: İstanbul 2. Fikrî ve Sınaî Haklar Ceza Mahkemesi
SUÇ: 5846 Sayılı Kanuna Aykırılık
HÜKÜM: Mahkumiyet
Yerel Mahkemece bozma üzerine verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede, başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Sanığın TCK'nın 43. maddesi kapsamında değerlendirilen İstanbul 3. Fikrî ve Sınaî Haklar Ceza Mahkemesinin 06.10.2009 tarih, 2008/650 Esas ve 2009/1390 Karar sayılı ilamı ile verilip kesinleşen önceki cezasının 1 yıl hapis ve 100 TL adli para cezası olduğu, bozmadan sonra, kesinleşmiş davadan bağımsız olarak temel ceza belirlenip bu ceza üzerinden TCK’nın 43. maddesi uyarınca artırım yapılmak suretiyle belirlenen cezadan evvelce kesinleşen cezanın mahsubu ile infazın tespit edilen ceza üzerinden yapılmasına karar verilmesi gerekirken bozma öncesinde hükmolunan 6.000 TL ve 80 TL adli para cezasının sanık lehine kazanılmış hak oluşturduğu gerekçesi ile kesinleşen cezanın mahsup edilmesi gerektiği gözetilmeksizin, sanığın 6.000 TL ve 80 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmesi,
Kanuna aykırı ve sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 15/03/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: 5846 Sayılı Kanuna Aykırılık
HÜKÜM: Mahkumiyet
Yerel Mahkemece bozma üzerine verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede, başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Sanığın TCK'nın 43. maddesi kapsamında değerlendirilen İstanbul 3. Fikrî ve Sınaî Haklar Ceza Mahkemesinin 06.10.2009 tarih, 2008/650 Esas ve 2009/1390 Karar sayılı ilamı ile verilip kesinleşen önceki cezasının 1 yıl hapis ve 100 TL adli para cezası olduğu, bozmadan sonra, kesinleşmiş davadan bağımsız olarak temel ceza belirlenip bu ceza üzerinden TCK’nın 43. maddesi uyarınca artırım yapılmak suretiyle belirlenen cezadan evvelce kesinleşen cezanın mahsubu ile infazın tespit edilen ceza üzerinden yapılmasına karar verilmesi gerekirken bozma öncesinde hükmolunan 6.000 TL ve 80 TL adli para cezasının sanık lehine kazanılmış hak oluşturduğu gerekçesi ile kesinleşen cezanın mahsup edilmesi gerektiği gözetilmeksizin, sanığın 6.000 TL ve 80 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmesi,
Kanuna aykırı ve sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 15/03/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.