Yargıtay19. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 19. Ceza Dairesi E.2016/13101 K.2017/856
**MAHKEMESİ:**Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : 5809 Sayılı Kanuna Aykırılık
**HÜKÜM:** Düşme (Önödeme nedeniyle)
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
5237 sayılı TCK'nın 7/(1) maddesi; "işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanuna göre suç sayılmayan bir fiilden dolayı kimseye ceza verilemez ve güvenlik tedbiri uygulanamaz" hükmünü amirdir. Suç tarihinden sonra 19.02.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6518 sayılı kanunla yapılan değişiklikle, 5809 sayılı kanunun 56. maddesine, 4. ve 5. fıkralar eklenmek suretiyle, sanıkların hangi suretle yurda getirdikleri belli olmayan cep telefonuna, fotokopi belgelerle kuruma başvurarak kayıt işlemi yaptırmak istemeleri yönünde gerçekleştirdikleri eylemleri, yine 19.02.2014 tarihinde yürürlüğe giren aynı Kanunla 5809 sayılı Kanun'un 63/10 maddesinde değişen hükümle suç olarak tanımlanmamıştır. Bu itibarla, sanıklar hakkında beraat kararı verilmesi gerekirken, eylemin işlendiği zaman yürürlükte olmayan 5809 sayılı Kanun'un 56/4. maddesi hükmüne göre suç kabul edilerek sanıklara önödeme ihtarında bulunulması, önödeme miktarını ödemeleri neticesinde CMK'nın 223/8. maddesi gereğince düşme kararı verilmesi,
Kanuna aykırı ve sanık ... vekilinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, tebliğnameye aykırı olarak, hükmün 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanacak 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 06.02.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ : 5809 Sayılı Kanuna Aykırılık
**HÜKÜM:** Düşme (Önödeme nedeniyle)
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
5237 sayılı TCK'nın 7/(1) maddesi; "işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanuna göre suç sayılmayan bir fiilden dolayı kimseye ceza verilemez ve güvenlik tedbiri uygulanamaz" hükmünü amirdir. Suç tarihinden sonra 19.02.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6518 sayılı kanunla yapılan değişiklikle, 5809 sayılı kanunun 56. maddesine, 4. ve 5. fıkralar eklenmek suretiyle, sanıkların hangi suretle yurda getirdikleri belli olmayan cep telefonuna, fotokopi belgelerle kuruma başvurarak kayıt işlemi yaptırmak istemeleri yönünde gerçekleştirdikleri eylemleri, yine 19.02.2014 tarihinde yürürlüğe giren aynı Kanunla 5809 sayılı Kanun'un 63/10 maddesinde değişen hükümle suç olarak tanımlanmamıştır. Bu itibarla, sanıklar hakkında beraat kararı verilmesi gerekirken, eylemin işlendiği zaman yürürlükte olmayan 5809 sayılı Kanun'un 56/4. maddesi hükmüne göre suç kabul edilerek sanıklara önödeme ihtarında bulunulması, önödeme miktarını ödemeleri neticesinde CMK'nın 223/8. maddesi gereğince düşme kararı verilmesi,
Kanuna aykırı ve sanık ... vekilinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, tebliğnameye aykırı olarak, hükmün 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanacak 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 06.02.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.