Yargıtay 19. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 19. Ceza Dairesi E.2016/11997 K.2018/6902
Özet: (1) Şikayetçi, 2004 Sayılı Kanunun 89/4. maddesine göre tazminat talebinde bulunmadan ve miktar belirtmeden, ayrıca Gerçeğe Aykırı Beyanda Bulunma suçu ile ilgili İcra Ceza Mahkemesine şikayet dilekçesi sunarak uyuşmazlık yürütmüştür. (2) Mahkeme, şikayetçi vekilinin temyiz gerekçelerinin yerinde olmadığını belirterek, tazminat talebini ve özetin iddialarını reddederek, davayı esasen bozma kararını vermiştir.
MAHKEMESİ: İcra Ceza Mahkemesi
ŞİKAYETÇİ: ...
SUÇ: 2004 Sayılı Kanuna Aykırılık
HÜKÜMLER: Davanın Reddi, Tazminat Talebinin Reddi
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede,
1) Tazminat istemine ilişkin kurulan hükme yönelik yapılan incelemede;
Şikayet dilekçesinde İİK'nın 89/4. maddesine uygun bir tazminat talebi olmadığı gibi, istenen tazminat miktarı da belirtilmediğinden, şikayetçi vekili tarafından İİK'nın 89/4. maddesine uygun olarak açılmış bir tazminat davasının bulunmadığı gerekçesiyle tazminat talebinin reddi gerekirken, şartları oluşmadığı gerekçesiyle tazminat talebinin reddi kararı verilmesi sonuç itibariyle doğru olduğundan, şikayetçi vekilinin temyiz nedenleri yerinde görülmediğinden tebliğnameye aykırı olarak, TEMYİZ DAVASININ ESASTAN REDDİYLE HÜKMÜN ONANMASINA,
2) Gerçeğe aykırı beyanda bulunma suçuna ilişkin kurulan hükme yönelik yapılan incelemede;
Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 2013/11-472 E. 2014/533 K. ve 2014/11-301 E. 2014/551 K. sayılı kararlarında da belirtildiği üzere, dava açan belge olması nedeniyle müşteki tarafından icra ceza mahkemesine verilecek olan şikâyet dilekçesinin, şüpheli veya şüphelilerin isimleri ve şikâyet konusu olaya ilişkin bilgileri taşıması gerekli olmakla birlikte, bu dava dilekçesinin 5271 sayılı CMK’nın 170. maddesinde belirtilen iddianamenin bütün şekil şartlarını içermesi zorunluluğu bulunmamasına göre, somut olayda, şikayet dilekçesi ekindeki icra dosyası içerisinde bulunan 12.12.2013 tarihli haciz ihbarnamesine itiraz dilekçesinden üçüncü şahıs banka yetkililerinin Cemal Şimşek ve Tahir Ergül olduğunun anlaşılması karşısında, yargılamaya devamla sanıkların hukuki durumlarının takdiri gerekirken, yazılı şekilde davanın reddi kararı verilmesi,
Kanuna aykırı ve şikayetçi vekilinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden tebliğnameye uygun olarak HÜKMÜN 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 06/06/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
ŞİKAYETÇİ: ...
SUÇ: 2004 Sayılı Kanuna Aykırılık
HÜKÜMLER: Davanın Reddi, Tazminat Talebinin Reddi
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede,
1) Tazminat istemine ilişkin kurulan hükme yönelik yapılan incelemede;
Şikayet dilekçesinde İİK'nın 89/4. maddesine uygun bir tazminat talebi olmadığı gibi, istenen tazminat miktarı da belirtilmediğinden, şikayetçi vekili tarafından İİK'nın 89/4. maddesine uygun olarak açılmış bir tazminat davasının bulunmadığı gerekçesiyle tazminat talebinin reddi gerekirken, şartları oluşmadığı gerekçesiyle tazminat talebinin reddi kararı verilmesi sonuç itibariyle doğru olduğundan, şikayetçi vekilinin temyiz nedenleri yerinde görülmediğinden tebliğnameye aykırı olarak, TEMYİZ DAVASININ ESASTAN REDDİYLE HÜKMÜN ONANMASINA,
2) Gerçeğe aykırı beyanda bulunma suçuna ilişkin kurulan hükme yönelik yapılan incelemede;
Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 2013/11-472 E. 2014/533 K. ve 2014/11-301 E. 2014/551 K. sayılı kararlarında da belirtildiği üzere, dava açan belge olması nedeniyle müşteki tarafından icra ceza mahkemesine verilecek olan şikâyet dilekçesinin, şüpheli veya şüphelilerin isimleri ve şikâyet konusu olaya ilişkin bilgileri taşıması gerekli olmakla birlikte, bu dava dilekçesinin 5271 sayılı CMK’nın 170. maddesinde belirtilen iddianamenin bütün şekil şartlarını içermesi zorunluluğu bulunmamasına göre, somut olayda, şikayet dilekçesi ekindeki icra dosyası içerisinde bulunan 12.12.2013 tarihli haciz ihbarnamesine itiraz dilekçesinden üçüncü şahıs banka yetkililerinin Cemal Şimşek ve Tahir Ergül olduğunun anlaşılması karşısında, yargılamaya devamla sanıkların hukuki durumlarının takdiri gerekirken, yazılı şekilde davanın reddi kararı verilmesi,
Kanuna aykırı ve şikayetçi vekilinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden tebliğnameye uygun olarak HÜKMÜN 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 06/06/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.