Yargıtay 19. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 19. Ceza Dairesi E.2015/9657 K.2016/1930
Özet: (1) Uyuşmazlık, 6831 sayılı Kanuna Aykırılık kapsamında verilen 04.07.2013 tarihli hükmün temyiz edilmesi ve bu kararın süresi, niteliği ile suç tarihine göre açıklanmasının geri bırakılması kararıdır. (2) Mahkeme, sanığın temyiz isteğini yasal süreyi aşması nedeniyle reddetti; suça sürüklenen çocuğun haklarını gözeterek hükmün bozulmasına ve dosyanın yeniden yargılanması için mahkemeye gönderilmesine karar verdi.
MAHKEMESİ: Sulh Ceza Mahkemesi
SUÇ: 6831 Sayılı Kanuna Aykırılık
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre, 04.07.2013 tarihli hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına Cumhuriyet Savcısının itirazı sonucu yerel mahkemenin CMK’nın 268/2. maddesi uyarınca itirazın kabulüne karar verme yetkisi bulunduğu anlaşılmakla, dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
I) Sanık ... hakkında kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
Sanığın 16/11/2013 günü usulüne uygun olarak tebliğ edilen hükmü, yasal süresinden sonra 26/11/2013 tarihinde temyiz ettiği anlaşıldığından, sanığın vaki temyiz isteminin 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 317. maddesi uyarınca tebliğnameye uygun olarak REDDİNE,
II) Suça sürüklenen çocuk ... hakkında kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
1) Suça sürüklenen çocuğun suç konusu ağaçların kesilmesine, suçu birlikte işleyen, veya yardım eden sıfatlarından hangisiyle iştirak ettiğinin tartışılmaması,
2) Suç konusu emvalin yakacak vasfında olduğunun belirtilmesine göre, TCK’nın 61. maddesi uyarınca 6831 sayılı Kanun’un 91/1-1. cümle maddesi uyarınca temel cezanın belirlenmesinden sonra, emvalin yakacak vasfında olması nedeniyle anılan Kanun’un 91/1-2. cümle maddesi uyarınca cezadan indirim yapılması gerektiğinin gözetilmemesi,
3) Suç konusu emvalin motorlu testere ile kesildiğinin anlaşılmasına göre, 6831 sayılı Kanun’un 91/4. maddesinin uygulanmaması,
4) Suça sürüklenen çocuğun suç tarihinde 18 yaşından küçük olması sebebiyle ödenmeyen adli para cezasının 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 106/4. maddesi gereği hapse çevrilemeyeceğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı ve suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden tebliğnameye aykırı olarak HÜKMÜN BOZULMASINA, CMUK’nın 326/son maddesi uyarınca ceza yönünden suça sürüklenen çocuğun kazanılmış hakkının gözetilmesine, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 16.02.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: 6831 Sayılı Kanuna Aykırılık
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre, 04.07.2013 tarihli hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına Cumhuriyet Savcısının itirazı sonucu yerel mahkemenin CMK’nın 268/2. maddesi uyarınca itirazın kabulüne karar verme yetkisi bulunduğu anlaşılmakla, dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
I) Sanık ... hakkında kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
Sanığın 16/11/2013 günü usulüne uygun olarak tebliğ edilen hükmü, yasal süresinden sonra 26/11/2013 tarihinde temyiz ettiği anlaşıldığından, sanığın vaki temyiz isteminin 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 317. maddesi uyarınca tebliğnameye uygun olarak REDDİNE,
II) Suça sürüklenen çocuk ... hakkında kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
1) Suça sürüklenen çocuğun suç konusu ağaçların kesilmesine, suçu birlikte işleyen, veya yardım eden sıfatlarından hangisiyle iştirak ettiğinin tartışılmaması,
2) Suç konusu emvalin yakacak vasfında olduğunun belirtilmesine göre, TCK’nın 61. maddesi uyarınca 6831 sayılı Kanun’un 91/1-1. cümle maddesi uyarınca temel cezanın belirlenmesinden sonra, emvalin yakacak vasfında olması nedeniyle anılan Kanun’un 91/1-2. cümle maddesi uyarınca cezadan indirim yapılması gerektiğinin gözetilmemesi,
3) Suç konusu emvalin motorlu testere ile kesildiğinin anlaşılmasına göre, 6831 sayılı Kanun’un 91/4. maddesinin uygulanmaması,
4) Suça sürüklenen çocuğun suç tarihinde 18 yaşından küçük olması sebebiyle ödenmeyen adli para cezasının 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 106/4. maddesi gereği hapse çevrilemeyeceğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı ve suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden tebliğnameye aykırı olarak HÜKMÜN BOZULMASINA, CMUK’nın 326/son maddesi uyarınca ceza yönünden suça sürüklenen çocuğun kazanılmış hakkının gözetilmesine, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 16.02.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.