Yargıtay 19. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 19. Ceza Dairesi E.2015/765 K.2015/845
Özet: Uyuşmazlık, 6831 sayılı Kanuna aykırılık suçlamasıyla ilgili olarak idari ve adli davaların takip yetkisinin kim tarafından yürütüleceği ve temyiz hakkının varlığı konusundaki hukuki yorumları içeriyor. Mahkeme, temyiz istemini reddederek sanıkların cezalarını onayladı ve idare temsilcisine vekalet ücretine hükmetti.
MAHKEMESİ: Sulh Ceza Mahkemesi
SUÇ: 6831 Sayılı Kanuna Aykırılık
HÜKÜM: Beraat, İdari para cezası
1-) Katılan idare temsilcisinin temyiz istemi yönünden yapılan incelemede;
02.11.2011 tarihinde yürürlüğe giren 659 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin (KHK) 6/3 maddesi uyarınca, KHK'nin 5. maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında belirtilen usullere göre muhakemat hizmeti temin edilemeyen hallerde adli ve idari davalar ile icra takiplerini yürütmek üzere merkez ve taşra birim amirlerine, KHK'nin 2/1-e maddesinde tanımlanan üst yönetici tarafından temsil yetkisi verilebileceğinin hüküm altına alınmasına göre, dava takip yetkisinin üst yönetici tarafından müdürlük teşkilatı bulunan yerlerde Orman İşletme Müdürüne, şeflik teşkilatı bulunan yerlerde ise Orman İşletme Şefine devredilebileceği, taşra birim amirlerinin bu yetkilerinin devredilmesinin ise anılan KHK tarafından öngörülmediği gözetildiğinde dava takip yetkisi bulunmayan dava takip memurunun temyiz yetkisi de bulunmamakla temyiz isteminin 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesi uyarınca REDDİNE,
2-) O yer Cumhuriyet Savcısının temyiz istemi yönünden yapılan incelemede;
A) Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre sanıklar ..., ..., ... ve ... hakkında kurulan hükümler yönünden yapılan incelemede;
Eyleme ve yükletilen suça yönelik O yer Cumhuriyet savcısının temyiz iddiaları yerinde görülmediğinden, TEMYİZ DAVASININ ESASTAN REDDİYLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,
B) Sanıklar ... ve ... hakkında kurulan hükümler yönünden yapılan incelemede;
I-) Sanık ... yönünden;
a) Mahallinde yapılan keşif, suça konu orman emvalinin dikiliden motorlu testere ile usulsüz kesildiğine dair düzenlenen bilirkişi raporu, sanık ...'nın ağacı kendisinin, dikiliden motorlu testere ile kestiğine dair ikrarını içeren suç tutanağı kapsamından, sanık ...'nın eyleminin 6831 sayılı Kanun'un 91/1-4. maddesinde düzenlenen suçu oluşturduğu gözetilmeksizin yazılı şekilde hüküm kurulması,
b) Suçta kullanılan motorlu testerenin müsaderesi yerine yazılı şekilde sahibine iadesine karar verilmesi,
c) Kendisini vekil ile temsil ettirmeyen katılan idare lehine vekalet ücretine hükmedilmesi,
II-) Sanık ... yönünüden;
UYAP aracılığıyla elektronik ortamda MERNİS sisteminden alınan nüfus kayıt örneğine göre, sanık ...'ın hükümden sonra 29.03.2014 tarihinde öldüğü anlaşıldığından, sanığın hukuki durumunun mahkemesince yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş ve O yer Cumhuriyet savcısının temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünce bu itibarla yerinde görüldüğünden HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 28.04.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: 6831 Sayılı Kanuna Aykırılık
HÜKÜM: Beraat, İdari para cezası
1-) Katılan idare temsilcisinin temyiz istemi yönünden yapılan incelemede;
02.11.2011 tarihinde yürürlüğe giren 659 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin (KHK) 6/3 maddesi uyarınca, KHK'nin 5. maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında belirtilen usullere göre muhakemat hizmeti temin edilemeyen hallerde adli ve idari davalar ile icra takiplerini yürütmek üzere merkez ve taşra birim amirlerine, KHK'nin 2/1-e maddesinde tanımlanan üst yönetici tarafından temsil yetkisi verilebileceğinin hüküm altına alınmasına göre, dava takip yetkisinin üst yönetici tarafından müdürlük teşkilatı bulunan yerlerde Orman İşletme Müdürüne, şeflik teşkilatı bulunan yerlerde ise Orman İşletme Şefine devredilebileceği, taşra birim amirlerinin bu yetkilerinin devredilmesinin ise anılan KHK tarafından öngörülmediği gözetildiğinde dava takip yetkisi bulunmayan dava takip memurunun temyiz yetkisi de bulunmamakla temyiz isteminin 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesi uyarınca REDDİNE,
2-) O yer Cumhuriyet Savcısının temyiz istemi yönünden yapılan incelemede;
A) Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre sanıklar ..., ..., ... ve ... hakkında kurulan hükümler yönünden yapılan incelemede;
Eyleme ve yükletilen suça yönelik O yer Cumhuriyet savcısının temyiz iddiaları yerinde görülmediğinden, TEMYİZ DAVASININ ESASTAN REDDİYLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,
B) Sanıklar ... ve ... hakkında kurulan hükümler yönünden yapılan incelemede;
I-) Sanık ... yönünden;
a) Mahallinde yapılan keşif, suça konu orman emvalinin dikiliden motorlu testere ile usulsüz kesildiğine dair düzenlenen bilirkişi raporu, sanık ...'nın ağacı kendisinin, dikiliden motorlu testere ile kestiğine dair ikrarını içeren suç tutanağı kapsamından, sanık ...'nın eyleminin 6831 sayılı Kanun'un 91/1-4. maddesinde düzenlenen suçu oluşturduğu gözetilmeksizin yazılı şekilde hüküm kurulması,
b) Suçta kullanılan motorlu testerenin müsaderesi yerine yazılı şekilde sahibine iadesine karar verilmesi,
c) Kendisini vekil ile temsil ettirmeyen katılan idare lehine vekalet ücretine hükmedilmesi,
II-) Sanık ... yönünüden;
UYAP aracılığıyla elektronik ortamda MERNİS sisteminden alınan nüfus kayıt örneğine göre, sanık ...'ın hükümden sonra 29.03.2014 tarihinde öldüğü anlaşıldığından, sanığın hukuki durumunun mahkemesince yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş ve O yer Cumhuriyet savcısının temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünce bu itibarla yerinde görüldüğünden HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 28.04.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.