Yargıtay19. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 19. Ceza Dairesi E.2015/480 K.2015/752
Özet: (1) Uyuşmazlık, sanığın ağaç kesme işlemiyle ilgili olarak tapulu arazi olup olmadığının belirlenmesi ve bu durumun suç kapsamında değerlendirilip değerlendirilmeyeceği konusundaki yargılamaya ilişkin; (2) Mahkeme, Yargıtay’ın bozma ilamına uygun olarak yeniden keşif yapılmasını ve sanığın hukuki durumunun tespit edilmesini talep ederek kararını bozdurmuş ve dosyayı esas mahkemeye göndermiştir.
MAHKEMESİ: Sulh Ceza Mahkemesi
SUÇ: 6831 Sayılı Kanuna Aykırılık
HÜKÜM: Katılan Vekili
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Yargıtay 3. Ceza Dairesinin, 01.11.2013 tarihli bozma ilamında, orman ve kadastro haritası uzman bilirkişiler ile keşif yapılarak suça konu yerin orman yada tapulu arazi olup olmadığının tespitinden sonra sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerektiğinden bahisle kararın bozulmasına karar verildiği halde, mahkemece tek kadastro bilirkişisi vasıtasıyla yapılan keşif sonucu düzenlenen raporun hükme esas alınması suretiyle yazılı şekilde hüküm kurulduğu anlaşılmakla, bozma ilamı doğrultusunda, mahallinde zabıt mümzilerinin yer gösterimi suretiyle kadastro mühendisi ve iki orman mühendisi iştiraki ile yeniden keşif yapılarak suça konu yerin orman ya da tapulu arazi olup olmadığının tespitinden sonra sanığın hukuki durumunun tayini gerektiğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı ve katılan vekilinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden tebliğnameye aykırı olarak HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 22.04.2015 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY
Sanık aşamalardaki savunmalarında ağaçları kestiği yerin ailesine ait tapulu tarlaları olduğunu belirtmiş, bozma öncesi yapılan keşifte dinlenen kadastro mühendisi..., bozma sonrası keşifte bilgisine başvurulan kadastro mühendisi bilirkişi ... raporlarında ağaçların kesildiği alanın sanığın dayandığı 107 ada 13 parsel sınırlarında kalmış olduğunu açıkça göstermiş olmaları nedeniyle, halen geçerli bir tapuya güvenerek ağaçları kesen sanığın suç kastından hiçbir şekilde bahsedilmeyeceği, kesinleşmiş kadastral sınırlar içinde orman niteliği araştırmasının yersiz olduğu gözetilerek, beraat hükmünün onanması gerekirken, eksik inceleme nedeniyle bozma kararı verilmesine ilişkin sayın çoğunluk görüşüne katılmıyorum.
SUÇ: 6831 Sayılı Kanuna Aykırılık
HÜKÜM: Katılan Vekili
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Yargıtay 3. Ceza Dairesinin, 01.11.2013 tarihli bozma ilamında, orman ve kadastro haritası uzman bilirkişiler ile keşif yapılarak suça konu yerin orman yada tapulu arazi olup olmadığının tespitinden sonra sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerektiğinden bahisle kararın bozulmasına karar verildiği halde, mahkemece tek kadastro bilirkişisi vasıtasıyla yapılan keşif sonucu düzenlenen raporun hükme esas alınması suretiyle yazılı şekilde hüküm kurulduğu anlaşılmakla, bozma ilamı doğrultusunda, mahallinde zabıt mümzilerinin yer gösterimi suretiyle kadastro mühendisi ve iki orman mühendisi iştiraki ile yeniden keşif yapılarak suça konu yerin orman ya da tapulu arazi olup olmadığının tespitinden sonra sanığın hukuki durumunun tayini gerektiğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı ve katılan vekilinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden tebliğnameye aykırı olarak HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 22.04.2015 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY
Sanık aşamalardaki savunmalarında ağaçları kestiği yerin ailesine ait tapulu tarlaları olduğunu belirtmiş, bozma öncesi yapılan keşifte dinlenen kadastro mühendisi..., bozma sonrası keşifte bilgisine başvurulan kadastro mühendisi bilirkişi ... raporlarında ağaçların kesildiği alanın sanığın dayandığı 107 ada 13 parsel sınırlarında kalmış olduğunu açıkça göstermiş olmaları nedeniyle, halen geçerli bir tapuya güvenerek ağaçları kesen sanığın suç kastından hiçbir şekilde bahsedilmeyeceği, kesinleşmiş kadastral sınırlar içinde orman niteliği araştırmasının yersiz olduğu gözetilerek, beraat hükmünün onanması gerekirken, eksik inceleme nedeniyle bozma kararı verilmesine ilişkin sayın çoğunluk görüşüne katılmıyorum.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.