Yargıtay19. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 19. Ceza Dairesi E.2015/36083 K.2016/17159
1 kez atıf aldı1 bozma bağlamıSonraki kararlarda bu karara yapılan atıflar
Özet: (1) Uyuşmazlık, sanığın orman kadastrosu kesinleşmiş alanda maden ocağı işletme izni sona ermesinden sonra izin sahasını çevreyle uyumlu hâle getirip geri teslim etmesine rağmen izinsiz toprak dökümüne devam ettiği ve bu faaliyetlerin çevresel zararlar oluşturduğu iddialarıdır. (2) Mahkeme, sanığın noter taahhüt senedi ve ihtiyati tedbir kararında belirtilen koşullara uymadığını kabul ederek yazılı beraat kararı vermiş ve dosyayı yargılamanın bozulması için ilgili mahkemeye göndermiştir.
MAHKEMESİ: Sulh Ceza Mahkemesi
SUÇ: 6831 Sayılı Kanuna Aykırılık
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Mahallinde yapılan keşif sonrası iki orman yüksek mühendisi ve harita mühendisi tarafından düzenlenen 19.04.2010 tarihli raporda, sanığın orman kadastrosu kesinleşmiş alanda maden ocağı işletme izin süresinin 06.10.2003 tarihinde sona ermesinden sonra izin sahasının 52.383 m² sini noter onaylı taahhüt senedinin 16. maddesi gereğince çevreyle ve uyumlu ve ağaçlandırma yapılacak hale getirerek idareye geri teslim ettiği ancak bu sahanın 89.639 m² sinde ise izinsiz toprak dökmeye devam ettiği ve yükümlülüğünü yerine getirmediğinin belirtilmesine, aynı bilirkişilere ait 07.06.2010 tarihli ek raporda ise, sanığın madencilik faaliyeti ve orman izin süresi sona erdikten sonra Sulh Hukuk Mahkemesinin .... Esas sayılı dosyasında verilen 13.04.2004 tarihli ihtiyatı tedbir kararıyla sanık tarafından dava konusu yerin çevreyle ve ağaçlandırmaya uyumlu hale getirilmesine karar verilmesine karşılık sanığın inşaat artıkları, harfiyat toprağı ve çok çeşitli malzemelerle ocak çukurlarını doldurduğunun, fazla miktarda döküm yapılarak su akışının engellendiğinin, bölgenin topografik yapısının bozulduğunun, kuru dere ve göletlerin oluşmasına ve insan sağladığı açısından tehlike teşkil edecek kot farklarının oluştuğunun belirtilmesine göre; sanığın noter taahhüt senedinin 16. maddesinde ve ihtiyati tedbir kararında belirtilen koşul ve amaç kapsamında hareket ettiğinin kabulü mümkün bulunmadığından, sanığın üzerine atılı suçun subut bulduğu gözetilmeksizin yazılı şekilde beraat kararı verilmesi,
Kanuna aykırı ve katılan vekilinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden tebliğnameye uygun olarak HÜKMÜN 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 03.05.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: 6831 Sayılı Kanuna Aykırılık
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Mahallinde yapılan keşif sonrası iki orman yüksek mühendisi ve harita mühendisi tarafından düzenlenen 19.04.2010 tarihli raporda, sanığın orman kadastrosu kesinleşmiş alanda maden ocağı işletme izin süresinin 06.10.2003 tarihinde sona ermesinden sonra izin sahasının 52.383 m² sini noter onaylı taahhüt senedinin 16. maddesi gereğince çevreyle ve uyumlu ve ağaçlandırma yapılacak hale getirerek idareye geri teslim ettiği ancak bu sahanın 89.639 m² sinde ise izinsiz toprak dökmeye devam ettiği ve yükümlülüğünü yerine getirmediğinin belirtilmesine, aynı bilirkişilere ait 07.06.2010 tarihli ek raporda ise, sanığın madencilik faaliyeti ve orman izin süresi sona erdikten sonra Sulh Hukuk Mahkemesinin .... Esas sayılı dosyasında verilen 13.04.2004 tarihli ihtiyatı tedbir kararıyla sanık tarafından dava konusu yerin çevreyle ve ağaçlandırmaya uyumlu hale getirilmesine karar verilmesine karşılık sanığın inşaat artıkları, harfiyat toprağı ve çok çeşitli malzemelerle ocak çukurlarını doldurduğunun, fazla miktarda döküm yapılarak su akışının engellendiğinin, bölgenin topografik yapısının bozulduğunun, kuru dere ve göletlerin oluşmasına ve insan sağladığı açısından tehlike teşkil edecek kot farklarının oluştuğunun belirtilmesine göre; sanığın noter taahhüt senedinin 16. maddesinde ve ihtiyati tedbir kararında belirtilen koşul ve amaç kapsamında hareket ettiğinin kabulü mümkün bulunmadığından, sanığın üzerine atılı suçun subut bulduğu gözetilmeksizin yazılı şekilde beraat kararı verilmesi,
Kanuna aykırı ve katılan vekilinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden tebliğnameye uygun olarak HÜKMÜN 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 03.05.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.