Yargıtay 19. Ceza Dairesi Ceza Hukuku · ön sınıflandırma
Yargıtay 19. Ceza Dairesi E.2015/33787 K.2017/9430
ÖzetHer cümle kararın kendi metninden doğrulandı.
Karar yönü: Bozma
Uyuşmazlık
Sanık hakkında marka hakkına tecavüz suçundan verilen mahkumiyet hükmünün, uzlaştırma hükümlerinin uygulanması zorunluluğu ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığı kararı yönünden hukuka uygun olup olmadığı tartışılmaktadır.
Kaynak pasajlar (4)
- Ancak;
- Uzlaşma teklifinde bulunulduğu tarihte uzlaşma hükümlerinin uygulanmasına yasal olanak bulunmadığı halde, katılan vekili talimatla alınan ifadesinde uzlaşmayı kabul etmediğini beyan etmişse de, bir hakkın doğmadan önce kullanılması söz konusu olamayacağından, uzlaşma teklifinin hukuken geçerli olmadığı anlaşılmakla, 02.12.2016 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun'un 34. maddesiyle Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 253. maddesinde değişiklik yapılarak madde içeriğinden “etkin pişmanlık hükümlerine yer verilen suçlar ile” ibaresinin çıkarılması nedeniyle özel bir etkin pişmanlık hükmü olan (suç ve karar tarihinde yürürlükte bulunan) 556 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 61/7 maddesinin aynı Kanun Hükmünde Kararnamenin 61/A maddesinde düzenlenen satışa arz etme veya satma suçu yönünden de uzlaştırma kurumunun uygulanmasına engel teşkil etmemesi, uzlaştırmanın soruşturma ve kovuşturmalarda mutlaka öncelikle uygulanması zorunlu bir maddi ceza hukuku ve ceza muhakemesi hukuku kurumu olması karşısında, sanık hakkında 6763 sayılı Kanun'un 34. maddesiyle değişik CMK’nın 253 ve 254 maddelerinin uygulanması zorunluluğu,
- Sanığın adli sicil kaydının incelenmesinde 5941 sayılı Kanun'un 7/9. maddesi uyarınca verilmiş Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılmasına ilişkin ilamlarının bulunduğu, söz konusu eylemin yaptırımının 31.01.2012 tarih ve 6273 sayılı Kanun'un 5. maddesi ile idarî para cezasına dönüşmesi karşısında; sanığın sabıkasına esas ilamlar gerekçe gösterilerek, yazılı şekilde Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
- Bozmayı gerektirmiş ve sanık müdafiinin, temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden HÜKMÜN 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 09.11.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Gerekçe
Yargıtay 19. Ceza Dairesi, suç ve karar tarihinde yürürlükte bulunan 556 sayılı KHK'nın 61/7 maddesi kapsamındaki suçun uzlaştırma kurumuna tabi olması gerektiğine ve sanığın adli sicilindeki kayıtların idari para cezasına dönüşmesi nedeniyle Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılmasına yer olmadığı kararı verilirken bu durumun hatalı değerlendirildiğine hükmetmiştir.
Kaynak pasajlar (3)
- Uzlaşma teklifinde bulunulduğu tarihte uzlaşma hükümlerinin uygulanmasına yasal olanak bulunmadığı halde, katılan vekili talimatla alınan ifadesinde uzlaşmayı kabul etmediğini beyan etmişse de, bir hakkın doğmadan önce kullanılması söz konusu olamayacağından, uzlaşma teklifinin hukuken geçerli olmadığı anlaşılmakla, 02.12.2016 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun'un 34. maddesiyle Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 253. maddesinde değişiklik yapılarak madde içeriğinden “etkin pişmanlık hükümlerine yer verilen suçlar ile” ibaresinin çıkarılması nedeniyle özel bir etkin pişmanlık hükmü olan (suç ve karar tarihinde yürürlükte bulunan) 556 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 61/7 maddesinin aynı Kanun Hükmünde Kararnamenin 61/A maddesinde düzenlenen satışa arz etme veya satma suçu yönünden de uzlaştırma kurumunun uygulanmasına engel teşkil etmemesi, uzlaştırmanın soruşturma ve kovuşturmalarda mutlaka öncelikle uygulanması zorunlu bir maddi ceza hukuku ve ceza muhakemesi hukuku kurumu olması karşısında, sanık hakkında 6763 sayılı Kanun'un 34. maddesiyle değişik CMK’nın 253 ve 254 maddelerinin uygulanması zorunluluğu,
- Sanığın adli sicil kaydının incelenmesinde 5941 sayılı Kanun'un 7/9. maddesi uyarınca verilmiş Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılmasına ilişkin ilamlarının bulunduğu, söz konusu eylemin yaptırımının 31.01.2012 tarih ve 6273 sayılı Kanun'un 5. maddesi ile idarî para cezasına dönüşmesi karşısında; sanığın sabıkasına esas ilamlar gerekçe gösterilerek, yazılı şekilde Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
- Bozmayı gerektirmiş ve sanık müdafiinin, temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden HÜKMÜN 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 09.11.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Sonuç
Marka hakkına tecavüz suçundan mahkum edilen sanık hakkında uzlaştırma hükümlerinin uygulanmaması ve Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılmasına yer olmadığı kararı verilmesi üzerine temyiz başvurusu yapılmıştır. Yargıtay 19. Ceza Dairesi, uzlaştırma zorunluluğu ve sanığın sabıka kaydının niteliği nedeniyle yerel mahkeme kararını bozmuştur.
Kaynak pasajlar (3)
- Uzlaşma teklifinde bulunulduğu tarihte uzlaşma hükümlerinin uygulanmasına yasal olanak bulunmadığı halde, katılan vekili talimatla alınan ifadesinde uzlaşmayı kabul etmediğini beyan etmişse de, bir hakkın doğmadan önce kullanılması söz konusu olamayacağından, uzlaşma teklifinin hukuken geçerli olmadığı anlaşılmakla, 02.12.2016 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun'un 34. maddesiyle Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 253. maddesinde değişiklik yapılarak madde içeriğinden “etkin pişmanlık hükümlerine yer verilen suçlar ile” ibaresinin çıkarılması nedeniyle özel bir etkin pişmanlık hükmü olan (suç ve karar tarihinde yürürlükte bulunan) 556 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 61/7 maddesinin aynı Kanun Hükmünde Kararnamenin 61/A maddesinde düzenlenen satışa arz etme veya satma suçu yönünden de uzlaştırma kurumunun uygulanmasına engel teşkil etmemesi, uzlaştırmanın soruşturma ve kovuşturmalarda mutlaka öncelikle uygulanması zorunlu bir maddi ceza hukuku ve ceza muhakemesi hukuku kurumu olması karşısında, sanık hakkında 6763 sayılı Kanun'un 34. maddesiyle değişik CMK’nın 253 ve 254 maddelerinin uygulanması zorunluluğu,
- Sanığın adli sicil kaydının incelenmesinde 5941 sayılı Kanun'un 7/9. maddesi uyarınca verilmiş Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılmasına ilişkin ilamlarının bulunduğu, söz konusu eylemin yaptırımının 31.01.2012 tarih ve 6273 sayılı Kanun'un 5. maddesi ile idarî para cezasına dönüşmesi karşısında; sanığın sabıkasına esas ilamlar gerekçe gösterilerek, yazılı şekilde Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
- Bozmayı gerektirmiş ve sanık müdafiinin, temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden HÜKMÜN 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 09.11.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Dayanak
6763 sayılı Kanun m. 34Ceza Muhakemesi Kanunu m. 253Ceza Muhakemesi Kanunu m. 254556 sayılı Kanun Hükmünde Kararname m. 61/75941 sayılı Kanun m. 7/96273 sayılı Kanun m. 55320 sayılı Kanun m. 8/11412 sayılı CMUK m. 321
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Marka Hakkına Tecavüz
HÜKÜM: Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Uzlaşma teklifinde bulunulduğu tarihte uzlaşma hükümlerinin uygulanmasına yasal olanak bulunmadığı halde, katılan vekili talimatla alınan ifadesinde uzlaşmayı kabul etmediğini beyan etmişse de, bir hakkın doğmadan önce kullanılması söz konusu olamayacağından, uzlaşma teklifinin hukuken geçerli olmadığı anlaşılmakla, 02.12.2016 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun'un 34. maddesiyle Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 253. maddesinde değişiklik yapılarak madde içeriğinden “etkin pişmanlık hükümlerine yer verilen suçlar ile” ibaresinin çıkarılması nedeniyle özel bir etkin pişmanlık hükmü olan (suç ve karar tarihinde yürürlükte bulunan) 556 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 61/7 maddesinin aynı Kanun Hükmünde Kararnamenin 61/A maddesinde düzenlenen satışa arz etme veya satma suçu yönünden de uzlaştırma kurumunun uygulanmasına engel teşkil etmemesi, uzlaştırmanın soruşturma ve kovuşturmalarda mutlaka öncelikle uygulanması zorunlu bir maddi ceza hukuku ve ceza muhakemesi hukuku kurumu olması karşısında, sanık hakkında 6763 sayılı Kanun'un 34. maddesiyle değişik CMK’nın 253 ve 254 maddelerinin uygulanması zorunluluğu,
Kabule göre de;
Sanığın adli sicil kaydının incelenmesinde 5941 sayılı Kanun'un 7/9. maddesi uyarınca verilmiş Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılmasına ilişkin ilamlarının bulunduğu, söz konusu eylemin yaptırımının 31.01.2012 tarih ve 6273 sayılı Kanun'un 5. maddesi ile idarî para cezasına dönüşmesi karşısında; sanığın sabıkasına esas ilamlar gerekçe gösterilerek, yazılı şekilde Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş ve sanık müdafiinin, temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden HÜKMÜN 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 09.11.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Marka Hakkına Tecavüz
HÜKÜM: Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Uzlaşma teklifinde bulunulduğu tarihte uzlaşma hükümlerinin uygulanmasına yasal olanak bulunmadığı halde, katılan vekili talimatla alınan ifadesinde uzlaşmayı kabul etmediğini beyan etmişse de, bir hakkın doğmadan önce kullanılması söz konusu olamayacağından, uzlaşma teklifinin hukuken geçerli olmadığı anlaşılmakla, 02.12.2016 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun'un 34. maddesiyle Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 253. maddesinde değişiklik yapılarak madde içeriğinden “etkin pişmanlık hükümlerine yer verilen suçlar ile” ibaresinin çıkarılması nedeniyle özel bir etkin pişmanlık hükmü olan (suç ve karar tarihinde yürürlükte bulunan) 556 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 61/7 maddesinin aynı Kanun Hükmünde Kararnamenin 61/A maddesinde düzenlenen satışa arz etme veya satma suçu yönünden de uzlaştırma kurumunun uygulanmasına engel teşkil etmemesi, uzlaştırmanın soruşturma ve kovuşturmalarda mutlaka öncelikle uygulanması zorunlu bir maddi ceza hukuku ve ceza muhakemesi hukuku kurumu olması karşısında, sanık hakkında 6763 sayılı Kanun'un 34. maddesiyle değişik CMK’nın 253 ve 254 maddelerinin uygulanması zorunluluğu,
Kabule göre de;
Sanığın adli sicil kaydının incelenmesinde 5941 sayılı Kanun'un 7/9. maddesi uyarınca verilmiş Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılmasına ilişkin ilamlarının bulunduğu, söz konusu eylemin yaptırımının 31.01.2012 tarih ve 6273 sayılı Kanun'un 5. maddesi ile idarî para cezasına dönüşmesi karşısında; sanığın sabıkasına esas ilamlar gerekçe gösterilerek, yazılı şekilde Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş ve sanık müdafiinin, temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden HÜKMÜN 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 09.11.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.