Yargıtay 19. Ceza Dairesi Ceza Hukuku İcra ve İflas Hukuku
Yargıtay 19. Ceza Dairesi E.2015/25698 K.2017/7348
Özet: İcra Ceza Mahkemesi, 2004 sayılı Kanuna Aykırılık suçuyla ilgili 19. Ceza Dairesi kararının, 26.09.2017 tarihinde 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesinin uygulanmasıyla bozulduğunu ve şikayetçi vekilinin şikayet hakkının düşürülmesine gerek olmadığını, tek satırda beraat kararı vermesi nedeniyle Hükümlerin Bozulması’nı kabul etti.
MAHKEMESİ: İcra Ceza Mahkemesi
SUÇ: 2004 Sayılı Kanuna Aykırılık
HÜKÜMLER: Beraat
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Şikayetçi vekili şikayet dilekçesinde, takip borçlusu şirketin adresine 13/03/2012 tarihinde haciz için gidildiğini, adresin boş olduğunu, borçlu şirket yetkilisinin ticareti terk ettiğini belirttiği, bu nedenle alacaklı vekilinin bu tarih itibari ile fiili öğrendiği anlaşılmakla, şikayetçi vekilinin 27/02/2013 tarihli şikayetinin İİK’nın 347. maddesinde öngörülen fiilin öğrenildiği tarihten itibaren üç aylık süreden sonra olduğunun anlaşılması karşısında, şikayetçinin şikayet hakkının düşürülmesine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde beraat kararı verilmesi,
Kanuna aykırı ve şikayetçi vekilinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, bozma sebebi 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 322. maddesi uyarınca yeniden yargılama yapılmasına gerek olmaksızın düzeltilebilir nitelikte bulunduğundan, tebliğnameye aykırı olarak İİK'nın 347. maddesi uyarınca şikayet hakkının DÜŞÜRÜLMESİNE, 26.09.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: 2004 Sayılı Kanuna Aykırılık
HÜKÜMLER: Beraat
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Şikayetçi vekili şikayet dilekçesinde, takip borçlusu şirketin adresine 13/03/2012 tarihinde haciz için gidildiğini, adresin boş olduğunu, borçlu şirket yetkilisinin ticareti terk ettiğini belirttiği, bu nedenle alacaklı vekilinin bu tarih itibari ile fiili öğrendiği anlaşılmakla, şikayetçi vekilinin 27/02/2013 tarihli şikayetinin İİK’nın 347. maddesinde öngörülen fiilin öğrenildiği tarihten itibaren üç aylık süreden sonra olduğunun anlaşılması karşısında, şikayetçinin şikayet hakkının düşürülmesine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde beraat kararı verilmesi,
Kanuna aykırı ve şikayetçi vekilinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, bozma sebebi 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 322. maddesi uyarınca yeniden yargılama yapılmasına gerek olmaksızın düzeltilebilir nitelikte bulunduğundan, tebliğnameye aykırı olarak İİK'nın 347. maddesi uyarınca şikayet hakkının DÜŞÜRÜLMESİNE, 26.09.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.