Yargıtay18. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 18. Ceza Dairesi E.2019/1237 K.2020/1332
Özet: Uyuşmazlık, sanığın hakaret ve kasten yaralama suçlarından mahkumiyetine ilişkin temyiz başvurusuyla alakalıdır; mahkeme, deferin mezuniyet tarihleri ve tazminat maddelerinin yeniden değerlendirilmesi gerektiğini kabul etmiştir. Çevik kararla, mahkeme temyiz talebini kabul ederek yargılamanın öncesi aşamayı yeniden başlatma ve kararın hükümlerinin bozulması hususunu yönetime iletmiştir.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR: Hakaret, kasten yaralama
HÜKÜMLER: Mahkumiyet, beraat, düşme
KARAR
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
1- Mağdur ... (...)’nun 10/09/2015 tarihli duruşmada şikayetçi olmadığını beyan etmesi karşısında, sanık ... ve suça sürüklenen çocuk ... hakkında kurulan hükümleri temyiz etmeye hak ve yetkisi bulunmadığı,
Anlaşıldığından, 5320 sayılı Kanunun 8/1 ve 1412 sayılı CMUK’nın 317. maddeleri uyarınca mağdur ... (...) vekilinin tebliğnameye uygun olarak, sanık ... ve suça sürüklenen çocuk ... hakkında kurulan hükümlere yönelik TEMYİZ İSTEĞİNİN REDDİNE,
2- Sanık ...’ın temyiz talebine gelince;
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
a) Sanığın aşamalardaki savunmaları ve dinlenen tanık ...'ın beyanları dikkate alınarak, olayın çıkış nedeni ve gelişmesi değerlendirilerek sonucuna göre TCK’nın 29. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılması gerektiğinin gözetilmemesi,
b) Sanık hakkında tekerrüre esas alınan Ayvalık 1. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 12/02/2013 gün ve 2011/298 esas, 2013/53 sayılı kararının hüküm fıkrasında “miktar itibariye kesin olmak üzere” şeklinde ibare yazılmak suretiyle temyize tabi olan bu mahkûmiyete ilişkin sanıkta yanılgı oluşturulduğu, bu suretle yasa yolu bildiriminin sanığa usulüne uygun olarak yapılmaması nedeniyle hükmün henüz kesinleşmediği anlaşılmakla, kesinleşmemiş mahkûmiyetin tekerrüre esas alınamayacağı gözetilmeyerek, sanık hakkında TCK’nın 58. maddesinin uygulanması,
c) TCK’nın 53/1-b maddesinde yer alan hak yoksunluğunun uygulanmasına ilişkin hükmün Anayasa Mahkemesinin 08/10/2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı kararıyla iptal edilmesi nedeniyle uygulanma olanağının ortadan kalkması,
Kanuna aykırı ve sanık ...’ın temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden tebliğnameye uygun olarak, HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 16/01/2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
SUÇLAR: Hakaret, kasten yaralama
HÜKÜMLER: Mahkumiyet, beraat, düşme
KARAR
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
1- Mağdur ... (...)’nun 10/09/2015 tarihli duruşmada şikayetçi olmadığını beyan etmesi karşısında, sanık ... ve suça sürüklenen çocuk ... hakkında kurulan hükümleri temyiz etmeye hak ve yetkisi bulunmadığı,
Anlaşıldığından, 5320 sayılı Kanunun 8/1 ve 1412 sayılı CMUK’nın 317. maddeleri uyarınca mağdur ... (...) vekilinin tebliğnameye uygun olarak, sanık ... ve suça sürüklenen çocuk ... hakkında kurulan hükümlere yönelik TEMYİZ İSTEĞİNİN REDDİNE,
2- Sanık ...’ın temyiz talebine gelince;
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
a) Sanığın aşamalardaki savunmaları ve dinlenen tanık ...'ın beyanları dikkate alınarak, olayın çıkış nedeni ve gelişmesi değerlendirilerek sonucuna göre TCK’nın 29. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılması gerektiğinin gözetilmemesi,
b) Sanık hakkında tekerrüre esas alınan Ayvalık 1. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 12/02/2013 gün ve 2011/298 esas, 2013/53 sayılı kararının hüküm fıkrasında “miktar itibariye kesin olmak üzere” şeklinde ibare yazılmak suretiyle temyize tabi olan bu mahkûmiyete ilişkin sanıkta yanılgı oluşturulduğu, bu suretle yasa yolu bildiriminin sanığa usulüne uygun olarak yapılmaması nedeniyle hükmün henüz kesinleşmediği anlaşılmakla, kesinleşmemiş mahkûmiyetin tekerrüre esas alınamayacağı gözetilmeyerek, sanık hakkında TCK’nın 58. maddesinin uygulanması,
c) TCK’nın 53/1-b maddesinde yer alan hak yoksunluğunun uygulanmasına ilişkin hükmün Anayasa Mahkemesinin 08/10/2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı kararıyla iptal edilmesi nedeniyle uygulanma olanağının ortadan kalkması,
Kanuna aykırı ve sanık ...’ın temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden tebliğnameye uygun olarak, HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 16/01/2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.