‹ Ana sayfa
Yargıtay18. Ceza DairesiCeza Hukuku

Yargıtay 18. Ceza Dairesi E.2017/717 K.2017/12871

Esas No: 2017/717 · Karar No: 2017/12871 · Karar Tarihi: 14.11.2017
Özet: Uyuşmazlık, bir inşaat sahasında söylendiği iddia edilen hakaret sözleriyle ilgili olarak, eylemin aleni yerinde olup olmadığına ilişkin yapılmış bir suçlamadır. Mahkeme, eylemin kamuya açık bir ortamda gerçekleşmediğini belirterek bozulma kararını lehine vererek, kararın dönüştürülmeyi ve yeniden görülen bir mahkemeye gönderilmesini talep etmiştir.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Hakaret

HÜKÜM: Mahkumiyet
KARAR Yerel Mahkemece bozma üzerine verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi, kararın niteliği ile suç tarihine göre ve Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun, 2011/161 esas ve 2011/175 karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere, bozma öncesi ilk hükümde yer almayan yeni ve değişik gerekçeyle, suçun işlendiği yerin aleni ortam olduğu kabul edilerek hüküm kurulduğundan, Yerel Mahkeme kararının direnme niteliğinde bulunmadığı ve bu nedenle hükmün özel Dairece incelenmesi gerektiği belirlenerek dosya görüşüldü: Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi. Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede, başkaca nedenler yerinde görülmemiştir. Ancak; Suçun, aleni yerde işlendiğinin kabulü için, suça konu yerin, herhangi bir izne gereksinim duyulmadan ve sınırlamaya tabi olmadan girilebilen, herkese açık yerlerden olması gerekmektedir. Bir başkası tarafından hakaret sözlerinin işitilmesi, başlı başına o yerin aleni olduğu anlamına gelmemektedir. Somut olay incelendiğinde; şikayetçilerin özellikle kolluk ifadelerine göre, inşaat içerisinde kendilerine hakaret içeren sözler söyleyen sanığın, inşaattan aşağı inildiğinde de bu eylemine devam ettiği, inşaat dışında eylemin devam etmesi hususunun, Mahkeme'nin beyanına itibar ettiği tanık Şükrü'nün anlatımı ile de desteklendiği anlaşılmaktadır. Ancak, eylemin inşaat dışında gerçekleşen kısmının, inşaatın neresinde geliştiği, bu yerin, etrafı dış dünyaya kapalı, özgülenmiş bir alan olup olmadığı Mahkemece araştırılmamıştır. Zira, Yapı İşlerinde İş Sağlığı ve Güvenliği Yönetmeliği'nin 68. maddesi, “Yapı alanının çevresi ve çalışma alanının etrafı kolayca görülebilecek, fark edilebilecek ve yetkisiz kişilerin girişine engel olacak şekilde çevrilerek işaretlenir” şeklinde, yine anılan Yönetmeliğin 45. maddesi de, “Yapı alanlarındaki girilmesi yasak bölgelere yetkisiz kişilerin girişi, uygun araç ve gereç kullanılarak engellenir...” biçiminde hükümleri amirdir. Mahkeme ise, tanık Şükrü'nün, inşaat dışındaki eyleme şahit olması nedeniyle, suça konu yerin aleni olduğu kabul etmiştir. Oysa, adı geçen tanığın sarfedilen sözleri işitmesinin, o yerin aleni yerlerden olması anlamına gelmeyeceği düşünülmemiş, tanığın da o sırada özgülenmiş, dış dünyadan ayrılmış alanda bulunması ihtimali göz ardı edilmiştir. Açıklanan gerekçelerle; suça konu yerin özgülenmiş bir alan olup olmadığı, herkesin herhangi bir sınırlama olmaksızın girip çıkabileceği yerlerden olup olmadığı belirlenerek, sonucuna göre, sanık hakkında TCK'nın 125/4. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılmaması, Kanuna aykırı ve sanık ... müdafiinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, tebliğnameye uygun olarak, HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 14/11/2017 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?