Yargıtay 18. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 18. Ceza Dairesi E.2017/6304 K.2018/47
Özet: (1) Uyuşmazlık, sanığın “görevi yaptırmamak için direnme” suçuyla (KPV 265. madde) yargılandığı, temyizde ise hükümün ceza ve para cezası uygulaması ile ilgili prosedürel eksikliklerin ve tanıdılan özetin yetersiz açıklanmasının tartışıldığı karardır. (2) Mahkeme, temyiz gereğini gidererek hükmün bozulmasını, 1412 sayılı CMUK 326/son maddesinin uygulanmasını ve dosyanın esas mahkemeye gönderilmesini 15.01.2018 tarihinde oy birliğiyle kararla onayladı.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Görevi yaptırmamak için direnme
HÜKÜM: Mahkumiyet
KARAR
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede, başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1) TCK'nın 265. maddesinde "görevi yaptırmamak için direnme" başlığıyla "seçenekli hareketli" ve "amaçlı bir fiil" olarak düzenlenen ve görevin yapılmasını önleme maksadıyla kamu görevlisine karşı gelinmesi eylemleri cezalandırılan suç tipinde; hareketin icra vasıtalarının "cebir veya tehdit" şeklindeki icrai davranışlarla işlenebileceğinin öngörüldüğü ve belirtilen tipik hareketleri içermeyen pasif direnme fiillerinin bu suçu oluşturmayacağı göz önüne alındığında, sanığın “adam öldürülür, hırsızlık yapılır gelmezsiniz, biz içki içeriz gelirsiniz” dediği, polis aracına binmemek için direndiği, araca kafasını vurduğu ve kendini yere attığı iddia edilen yargılamaya konu olayda, görevi yaptırmamak için direnme suçunun cebir veya tehdit unsurunun ne şekilde gerçekleştiği açıklanıp gerekçelendirilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
2) Bozma kararı öncesinde 02.08.2007 tarihinde sanık hakkında verilen hapis cezasının TCK’nın 50. maddesi uyarınca adli para cezasına çevrilmesine karar verilmiş olmasına karşın, bozma sonrası sanık hakkında geri bırakılan hüküm açıklanırken 1412 sayılı CMUK’nın 326/son maddesi gözetilmeyerek verilen hapis cezasının paraya çevrilmemesi,
3) Sanığın, görevi yaptırmamak için direnme eylemini temyize gelmeyen diğer sanıkla birlikte, birden fazla görevliye karşı bir suç işleme kararı kapsamında tek bir fiil ile gerçekleştirmesi karşısında, TCK'nın 265/3 ve 43/2. maddelerinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı, sanık ...’un temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, tebliğnameye aykırı olarak HÜKMÜN BOZULMASINA, yeniden hüküm kurulurken 1412 sayılı CMUK'nın 326/son maddesinin gözetilmesine, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 15.01.2018 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
SUÇ: Görevi yaptırmamak için direnme
HÜKÜM: Mahkumiyet
KARAR
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede, başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1) TCK'nın 265. maddesinde "görevi yaptırmamak için direnme" başlığıyla "seçenekli hareketli" ve "amaçlı bir fiil" olarak düzenlenen ve görevin yapılmasını önleme maksadıyla kamu görevlisine karşı gelinmesi eylemleri cezalandırılan suç tipinde; hareketin icra vasıtalarının "cebir veya tehdit" şeklindeki icrai davranışlarla işlenebileceğinin öngörüldüğü ve belirtilen tipik hareketleri içermeyen pasif direnme fiillerinin bu suçu oluşturmayacağı göz önüne alındığında, sanığın “adam öldürülür, hırsızlık yapılır gelmezsiniz, biz içki içeriz gelirsiniz” dediği, polis aracına binmemek için direndiği, araca kafasını vurduğu ve kendini yere attığı iddia edilen yargılamaya konu olayda, görevi yaptırmamak için direnme suçunun cebir veya tehdit unsurunun ne şekilde gerçekleştiği açıklanıp gerekçelendirilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
2) Bozma kararı öncesinde 02.08.2007 tarihinde sanık hakkında verilen hapis cezasının TCK’nın 50. maddesi uyarınca adli para cezasına çevrilmesine karar verilmiş olmasına karşın, bozma sonrası sanık hakkında geri bırakılan hüküm açıklanırken 1412 sayılı CMUK’nın 326/son maddesi gözetilmeyerek verilen hapis cezasının paraya çevrilmemesi,
3) Sanığın, görevi yaptırmamak için direnme eylemini temyize gelmeyen diğer sanıkla birlikte, birden fazla görevliye karşı bir suç işleme kararı kapsamında tek bir fiil ile gerçekleştirmesi karşısında, TCK'nın 265/3 ve 43/2. maddelerinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı, sanık ...’un temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, tebliğnameye aykırı olarak HÜKMÜN BOZULMASINA, yeniden hüküm kurulurken 1412 sayılı CMUK'nın 326/son maddesinin gözetilmesine, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 15.01.2018 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.