Yargıtay 18. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 18. Ceza Dairesi E.2017/3237 K.2019/10540
Özet: Uyuşmazlık, sanığın “görevi yaptırmamak için direnme” suçunu işlediği iddiası üzerinden ilerledi; mahkeme, sanığın mağdurlara yönelik ifadesinin yeterli korku yaratmadığını ve delillerin eksik değerlendirildiğini belirleyerek kararın bozulmasına karar verdi. Sonuç olarak, 13/06/2019 tarihli kararla mahkumiyet kararı iptal edildi ve dosya esas/hüküm mahkemesine gönderildi.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Görevi yaptırmamak için direnme
HÜKÜM: Mahkumiyet
KARAR
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede, başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
TCK'nın 265. maddesinde "görevi yaptırmamak için direnme" başlığıyla "seçenekli hareketli" ve "amaçlı bir fiil" olarak düzenlenen ve görevin yapılmasını önleme maksadıyla kamu görevlisine karşı gelinmesi eylemleri cezalandırılan suç tipinde; hareketin "cebir veya tehdit" şeklindeki icrai davranışlarla işlenebileceği öngörülmüştür.
Tehdit eylemi, kişinin ruh dinginliğini bozan, iç huzurunu, bilinç ve irade özgürlüğünü ihlal eden bir olgudur. Fiilin mağdur üzerinde ciddi bir korku yaratabilmesi açısından sonuç almaya objektif olarak elverişli, yeterli ve uygun olması gerekir. Ayrıca tehdit içerdiği düşünülen sözlerin olay kapsamında hangi bağlamda kullanıldığının da değerlendirilmesi gerekir.
Mahkemece kabul edilen oluşa göre, sanığın mağdurlara hitaben "benim adamlarımı alamazsınız, ben kimseyi aldırmam” demek ve mağdur ...’yı ittirmek suretiyle direndiğinden bahisle sanık hakkında mahkûmiyet kararı verilmiş ise de, sanık tarafından söylendiği belirtilen sözlerin sonuç almaya elverişli, objektif olarak mağdurlar üzerinde ciddi bir korku veya endişe doğuracak nitelikte bulunmadığı gözetilmemiş ve sanığın mağduru ittirme eylemine ilişkin olay tutanağında anlatıma yer verilmediği dikkate alınarak olaya ilişkin görgüye dayalı bilgisi olduğu anlaşılan ... ve ...’ın tanık sıfatıyla dinlenmesi sonucunda tüm delillerin bir bütün halinde değerlendirilmesiyle hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden eksik incelemeyle hükümlülük kararı verilmesi,
Kanuna aykırı, sanık ...’in ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmüş olmakla, tebliğnameye uygun olarak, HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 13/06/2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
SUÇ: Görevi yaptırmamak için direnme
HÜKÜM: Mahkumiyet
KARAR
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede, başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
TCK'nın 265. maddesinde "görevi yaptırmamak için direnme" başlığıyla "seçenekli hareketli" ve "amaçlı bir fiil" olarak düzenlenen ve görevin yapılmasını önleme maksadıyla kamu görevlisine karşı gelinmesi eylemleri cezalandırılan suç tipinde; hareketin "cebir veya tehdit" şeklindeki icrai davranışlarla işlenebileceği öngörülmüştür.
Tehdit eylemi, kişinin ruh dinginliğini bozan, iç huzurunu, bilinç ve irade özgürlüğünü ihlal eden bir olgudur. Fiilin mağdur üzerinde ciddi bir korku yaratabilmesi açısından sonuç almaya objektif olarak elverişli, yeterli ve uygun olması gerekir. Ayrıca tehdit içerdiği düşünülen sözlerin olay kapsamında hangi bağlamda kullanıldığının da değerlendirilmesi gerekir.
Mahkemece kabul edilen oluşa göre, sanığın mağdurlara hitaben "benim adamlarımı alamazsınız, ben kimseyi aldırmam” demek ve mağdur ...’yı ittirmek suretiyle direndiğinden bahisle sanık hakkında mahkûmiyet kararı verilmiş ise de, sanık tarafından söylendiği belirtilen sözlerin sonuç almaya elverişli, objektif olarak mağdurlar üzerinde ciddi bir korku veya endişe doğuracak nitelikte bulunmadığı gözetilmemiş ve sanığın mağduru ittirme eylemine ilişkin olay tutanağında anlatıma yer verilmediği dikkate alınarak olaya ilişkin görgüye dayalı bilgisi olduğu anlaşılan ... ve ...’ın tanık sıfatıyla dinlenmesi sonucunda tüm delillerin bir bütün halinde değerlendirilmesiyle hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden eksik incelemeyle hükümlülük kararı verilmesi,
Kanuna aykırı, sanık ...’in ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmüş olmakla, tebliğnameye uygun olarak, HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 13/06/2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.