Yargıtay18. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 18. Ceza Dairesi E.2016/628 K.2017/14697
Özet: 1) Başlangıçta, polis Murat’ın tuttuğu sanığın elini havaya atıp görevli memurlara ateş ederek kınanma ve kasten yaralamaya teşebbüs suçlarıyla mahkum edilmesi; 2) Mahkeme, temyiz gerekçelerini reddederek, TCK 265/1 ve 4. maddelerinin bir bütün olarak uygulanmadığını, 43/2. ve 53/1-b maddelerinin uygulanabileceğini belirterek, sanığın hapis cezasının tekrar parafa konulmasıyla beraber aynı kararını onayladı.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR: Görevli memura direnme, kasten yaralamaya teşebbüs
HÜKÜMLER: Mahkumiyet
KARAR
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1) Yerel Mahkemece kabul ve oluşa göre; müşteki polis Murat'ın, sanığın elini tutması üzerine, sanığın havaya ateş ettiği, sanığın kargaşada ellerinden kurtularak kaçmaya başladığı ve aynı esnada görevli memurlara dönerek müştekilere doğru ateş ettiği şeklinde kabul edilen olayda, sanığın, müştekilere yönelik hareketlerinin aynı yer ve zamanda, birbirini takip eden davranışlarla gerçekleşmesi nazara alındığında, hukuken bir bütün halinde TCK’nın 265/1 ve 4. maddelerinde tanımlanan tek bir görevi yaptırmamak için direnme suçunu oluşturduğu gözetilmeden, müştekilere yönelik ayrıca kasten yaralamaya teşebbüs ve görevi yaptırmamak için direnme suçlarından ayrı hükümler kurulması,
2) Kabule göre de;
a) Sanığın, görevi yaptırmamak için direnme eylemini, birden fazla görevliye karşı işlemesine karşın, TCK'nın 43/2. maddesi uygulanmaması,
b) TCK’nın 53/1-b maddesinde yer alan hak yoksunluğunun uygulanmasına ilişkin hükmün Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı kararıyla iptal edilmesi nedeniyle uygulanma olanağının ortadan kalkması,
c) TCK'nın 53/l-(c) maddesindeki hak yoksunluğunun sanığın kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri yönünden koşullu salıverme tarihine kadar, diğer kişilere karşı belirtilen yetkiler yönünden mahkûm olunan hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar geçerli olacağının gözetilmemesi,
Kanuna aykırı ve sanık ...’in temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, tebliğnameye aykırı olarak, HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, yeniden hüküm kurulurken 1412 sayılı CMUK'nın 326/son maddesinin gözetilmesine, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 12/12/2017 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
SUÇLAR: Görevli memura direnme, kasten yaralamaya teşebbüs
HÜKÜMLER: Mahkumiyet
KARAR
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1) Yerel Mahkemece kabul ve oluşa göre; müşteki polis Murat'ın, sanığın elini tutması üzerine, sanığın havaya ateş ettiği, sanığın kargaşada ellerinden kurtularak kaçmaya başladığı ve aynı esnada görevli memurlara dönerek müştekilere doğru ateş ettiği şeklinde kabul edilen olayda, sanığın, müştekilere yönelik hareketlerinin aynı yer ve zamanda, birbirini takip eden davranışlarla gerçekleşmesi nazara alındığında, hukuken bir bütün halinde TCK’nın 265/1 ve 4. maddelerinde tanımlanan tek bir görevi yaptırmamak için direnme suçunu oluşturduğu gözetilmeden, müştekilere yönelik ayrıca kasten yaralamaya teşebbüs ve görevi yaptırmamak için direnme suçlarından ayrı hükümler kurulması,
2) Kabule göre de;
a) Sanığın, görevi yaptırmamak için direnme eylemini, birden fazla görevliye karşı işlemesine karşın, TCK'nın 43/2. maddesi uygulanmaması,
b) TCK’nın 53/1-b maddesinde yer alan hak yoksunluğunun uygulanmasına ilişkin hükmün Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı kararıyla iptal edilmesi nedeniyle uygulanma olanağının ortadan kalkması,
c) TCK'nın 53/l-(c) maddesindeki hak yoksunluğunun sanığın kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri yönünden koşullu salıverme tarihine kadar, diğer kişilere karşı belirtilen yetkiler yönünden mahkûm olunan hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar geçerli olacağının gözetilmemesi,
Kanuna aykırı ve sanık ...’in temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, tebliğnameye aykırı olarak, HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, yeniden hüküm kurulurken 1412 sayılı CMUK'nın 326/son maddesinin gözetilmesine, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 12/12/2017 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.