‹ Ana sayfa
Yargıtay 18. Ceza Dairesi Ceza Hukuku

Yargıtay 18. Ceza Dairesi E.2016/4046 K.2018/2513

Esas No: 2016/4046 · Karar No: 2018/2513 · Karar Tarihi: 26.02.2018
Özet: (1) Mahkeme, davacının hakaret suçlaması ile sanığın iletişimini incelerken, sözlerin onur, şeref veya saygınlığı rencide edici bir nitelikte olmadığını, sadece rahatsız edici ve kaba bir hitap tarzı olduğunu belirterek hakaret unsurlarının oluşmadığını değerlendirir. (2) Buna karşın, sanığa mahkumiyet kararı verilir, fakat temyiz isteğinin reddi kapsamında, kararın bozulması ve yeniden dosyanın esas mahkemeye gönderilmesi kararına da uyulur.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Hakaret

HÜKÜM: Mahkumiyet

KARAR
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.

Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede, başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.

Ancak;
1- Hakaret fiillerinin cezalandırılmasıyla korunan hukuki değer, kişilerin onur, şeref ve saygınlığı olup, bu suçun oluşabilmesi için, davranışın kişiyi küçük düşürmeye matuf olarak gerçekleşmesi gerekmektedir. Bir hareketin tahkir edici olup olmadığı bazı durumlarda nispi olup, zamana, yere ve duruma göre değişebilmektedir. Kamu görevlileri veya sivil vatandaşa yönelik her türlü ağır eleştiri veya rahatsız edici sözlerin hakaret suçu bağlamında değerlendirilmemesi, sözlerin açıkça, onur, şeref, ve saygınlığı rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnadını veya sövme fiilini oluşturması gerekmektedir.

Somut olayda sanığın, müştekiye söylediği kabul edilen sözlerin, muhatabın onur, şeref ve saygınlığını rencide edici boyutta olmayıp, rahatsız edici, kaba ve nezaket dışı hitap tarzı niteliğinde olduğu, dolayısıyla hakaret suçunun unsurları itibariyle oluşmadığı gözetilmeden, sanığın beraatı yerine mahkûmiyetine karar verilmesi,
2- Kabule göre de;
a) Sanığın adli sicil kaydında yer alan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının suç tarihi itibariyle CMK'nın 231/6. maddelerinin uygulanmasına engel teşkil etmemesi karşısında, sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları gözönünde bulundurularak, yeniden suç işleyip işlemeyeceği konusunda bir değerlendirme yapılıp, sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, “ Sanık hakkında daha önceden kasıtlı bir suçtan dolayı hakkında HAGB kararı verilmiş olduğu adli sicil kaydından yapılan incelemede anlaşılmakla, 6545 sayılı yasa ile değişik CMK'nın 231/8. maddesi uyarınca” biçimindeki kanuni ve yeterli olmayan gerekçeyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
b) Sanığın “Facebook” isimli sosyal paylaşım sitesinde bulunan hesabında müştekiye hakaret etmesi biçiminde kabul edilen eyleminde, aleniyet unsurunun ne şekilde oluştuğu, sanığın paylaşımlarının herkes tarafından görülüp görülemeyeceği açıklanıp tartışılmadan, yetersiz gerekçeyle TCK'nın 125/4. maddesinin uygulanması,
Kanuna aykırı ve sanık ...’ın temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden tebliğnameye uygun olarak, HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 26/02/2018 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?