Yargıtay18. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 18. Ceza Dairesi E.2016/1368 K.2018/1079
Özet: (1) Uyuşmazlık, sanığın konut dokunulmazlığını ihlal, hırsızlık ve mala zarar verme suçlarından yargılandığı, bazı suçlarda beraat, bazı suçlarda ise mahkumiyet kararıyla ilgili temyizden kaynaklanıyor; (2) Mahkeme, konut dokunulmazlığını ihlal suçundan verilen mahkumiyet kararını onaylayarak, hâkimlik hak yoksunluğu uygulamasının iptali nedeniyle ilgili sınavı düzeltti ve kararın tam olarak onaylanmasına karar verdi.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR: Konut dokunulmazlığını ihlal, hırsızlık, mala zarar verme
HÜKÜMLER: Mahkumiyet, beraat
KARAR
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede:
1) Sanık hakkında hırsızlık ve mala zarar verme suçlarından vekalet ücretine yönelik temyiz incelemesinde; aynı davada yargılandığı hırsızlık ve mala zarar verme suçlarından beraat eden, konut dokunulmazlığını ihlal suçundan ise hakkında mahkumiyet kararı verilen sanık hakkında, müdafii tarafından sunulan avukatlık hizmetinin bölünmesi mümkün olmadığından beraat ettiği suçlar açısından Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince vekalet ücretine hükmedilmemesinde bir isabetsizlik bulunmadığı, eylemlere ve yükletilen suçlara yönelik sanık müdafii’nin temyiz iddiaları yerinde görülmediğinden tebliğnameye uygun olarak HÜKMÜN ONANMASINA,
2) Sanığa yükletilen konut dokunulmazlığının ihlali eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tipine uyduğu,
Ancak;
TCK'nın 53/1-b maddesinde yer alan hak yoksunluğunun uygulanmasına ilişkin hükmün, Anayasa Mahkemesi'nin, 08.10.2015 tarih ve 2014/140 esas, 2015/85 karar sayılı kararıyla, iptal edilmiş olması nedeniyle, uygulanma olanağının ortadan kalkmış olması,
Kanuna aykırı ve sanık ... müdafii’nin iddiaları bu nedenle yerinde ise de, bu aykırılık, yeniden duruşma yapılmasına gerek olmaksızın düzeltilebilir nitelikte olduğundan, 5320 sayılı Yasanın 8/1. madde ve fıkrası aracılığıyla 1412 sayılı CMUK'nın 322. maddesi uyarınca, tebliğnameye uygun olarak, hüküm fıkrasından, TCK'nın 53/1-b maddesinin uygulanmasına ilişkin kısmın çıkarılması biçiminde HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 05.02.2018 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
SUÇLAR: Konut dokunulmazlığını ihlal, hırsızlık, mala zarar verme
HÜKÜMLER: Mahkumiyet, beraat
KARAR
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede:
1) Sanık hakkında hırsızlık ve mala zarar verme suçlarından vekalet ücretine yönelik temyiz incelemesinde; aynı davada yargılandığı hırsızlık ve mala zarar verme suçlarından beraat eden, konut dokunulmazlığını ihlal suçundan ise hakkında mahkumiyet kararı verilen sanık hakkında, müdafii tarafından sunulan avukatlık hizmetinin bölünmesi mümkün olmadığından beraat ettiği suçlar açısından Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince vekalet ücretine hükmedilmemesinde bir isabetsizlik bulunmadığı, eylemlere ve yükletilen suçlara yönelik sanık müdafii’nin temyiz iddiaları yerinde görülmediğinden tebliğnameye uygun olarak HÜKMÜN ONANMASINA,
2) Sanığa yükletilen konut dokunulmazlığının ihlali eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tipine uyduğu,
Ancak;
TCK'nın 53/1-b maddesinde yer alan hak yoksunluğunun uygulanmasına ilişkin hükmün, Anayasa Mahkemesi'nin, 08.10.2015 tarih ve 2014/140 esas, 2015/85 karar sayılı kararıyla, iptal edilmiş olması nedeniyle, uygulanma olanağının ortadan kalkmış olması,
Kanuna aykırı ve sanık ... müdafii’nin iddiaları bu nedenle yerinde ise de, bu aykırılık, yeniden duruşma yapılmasına gerek olmaksızın düzeltilebilir nitelikte olduğundan, 5320 sayılı Yasanın 8/1. madde ve fıkrası aracılığıyla 1412 sayılı CMUK'nın 322. maddesi uyarınca, tebliğnameye uygun olarak, hüküm fıkrasından, TCK'nın 53/1-b maddesinin uygulanmasına ilişkin kısmın çıkarılması biçiminde HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 05.02.2018 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.