Yargıtay18. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 18. Ceza Dairesi E.2015/856 K.2015/164
**MAHKEMESİ:**Sulh Ceza Mahkemesi
SUÇ TARİHLERİ : 15/12/2009, 17/02/2009
**HÜKÜM:** Mahkumiyet
KARAR
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Sanığın aşamalarda “Müştekiye yardımcı olmak amacıyla bir esnaf arkadaşından aldığı hatır çeklerini verdiğini, sanığın ise bu çekleri kullanıp araba aldığını, borcu ödemediğini, bu nedenle arkadaşları ile arası açıldığı” şeklindeki savunması karşısında, olayın çıkış nedeni ve gelişmesi değerlendirilerek sonucuna göre TCK’nın 29. maddesinde düzenlenen haksız tahrik hükmünün uygulanıp uygulanmayacağının tartışılmaması,
2- 20.12.2009 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 5491 sayılı Çek Kanunu ile 3167 sayılı Çekle Ödemelerin Düzenlenmesi ve Çek Hamillerinin Korunması Hakkında Kanun yürürlükten kaldırılması nedeniyle karşılıksız çek keşide etme suçundan mahkumiyete dair hükmün tekerrüre esas olmadığı halde sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 58/3. maddesi uyarınca, TCK'nın 106/1.2 cümle ve TCK'nın 125/1. maddesinde belirlenen seçimlik cezalardan hapis cezası tercih edilmiş olması,
3- 20.12.2009 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 5491 sayılı Çek Kanunu ile 3167 sayılı Çekle Ödemelerin Düzenlenmesi ve Çek Hamillerinin Korunması Hakkında Kanun yürürlükten kaldırıldığı halde, karşılıksız çek keşide etme suçundan mahkumiyete dair hükmün tekerrüre esas alınması,
4-TCK'nın 53/1-c maddesindeki hak yoksunluğunun sanığın kendi altsoyu bakımından koşullu salıverme tarihine kadar devam edeceğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı ve sanığın temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden tebliğnamedeki düzeltilerek onama düşüncesinin reddiyle HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 14/04/2015 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
SUÇ TARİHLERİ : 15/12/2009, 17/02/2009
**HÜKÜM:** Mahkumiyet
KARAR
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Sanığın aşamalarda “Müştekiye yardımcı olmak amacıyla bir esnaf arkadaşından aldığı hatır çeklerini verdiğini, sanığın ise bu çekleri kullanıp araba aldığını, borcu ödemediğini, bu nedenle arkadaşları ile arası açıldığı” şeklindeki savunması karşısında, olayın çıkış nedeni ve gelişmesi değerlendirilerek sonucuna göre TCK’nın 29. maddesinde düzenlenen haksız tahrik hükmünün uygulanıp uygulanmayacağının tartışılmaması,
2- 20.12.2009 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 5491 sayılı Çek Kanunu ile 3167 sayılı Çekle Ödemelerin Düzenlenmesi ve Çek Hamillerinin Korunması Hakkında Kanun yürürlükten kaldırılması nedeniyle karşılıksız çek keşide etme suçundan mahkumiyete dair hükmün tekerrüre esas olmadığı halde sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 58/3. maddesi uyarınca, TCK'nın 106/1.2 cümle ve TCK'nın 125/1. maddesinde belirlenen seçimlik cezalardan hapis cezası tercih edilmiş olması,
3- 20.12.2009 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 5491 sayılı Çek Kanunu ile 3167 sayılı Çekle Ödemelerin Düzenlenmesi ve Çek Hamillerinin Korunması Hakkında Kanun yürürlükten kaldırıldığı halde, karşılıksız çek keşide etme suçundan mahkumiyete dair hükmün tekerrüre esas alınması,
4-TCK'nın 53/1-c maddesindeki hak yoksunluğunun sanığın kendi altsoyu bakımından koşullu salıverme tarihine kadar devam edeceğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı ve sanığın temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden tebliğnamedeki düzeltilerek onama düşüncesinin reddiyle HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 14/04/2015 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.