Yargıtay18. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 18. Ceza Dairesi E.2015/6434 K.2015/3122
Özet: Uyuşmazlık, yerel mahkemece hakaret suçundan verilen mahkumiyet kararı ve temyiz süresi ile ilgili prosedürel eksiklikler üzerine kurulmuştur; sanık, savunmasında mağdur tarafından söylenen hakaret sözlerini kabul etmesine rağmen yasal gerekçelerle mahkumiyetin haksız olduğunu iddia etmektedir. Mahkeme, temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığını belirterek kararın bozulmasına ve 1412 sayılı CMUK’nın ilgili maddeleri uyarınca yeniden hüküm kurulması için dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine karar vermiştir.
MAHKEMESİ: Sulh Ceza Mahkemesi
SUÇ: Hakaret
HÜKÜM: Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
A- Temyiz süresi yönünden halen yürürlükte olan 1412 sayılı CMUK'nın 310. maddesi gereğince Cumhuriyet Savcısı tarafından dilekçenin karar tarihinden itibaren bir aylık süresi içinde verilmediği anlaşıldığından, 5320 sayılı Kanunun 8/1 ve 1412 sayılı CMUK’nın 317. maddeleri uyarınca O Yer Cumhuriyet Savcısının tebliğnameye uygun olarak, TEMYİZ İSTEĞİNİN REDDİNE,
B- Sanığın temyizine gelince;
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- Sanığın savunmasında, mağdur sanığın kendisine söylediği hakaret içerikli sözler üzerine “terbiyesizlik yapmayın” dediğini kabul etmesi, tanıklar ... ve ...'ın ilk olarak mağdur sanık ...'ün sanığa " şerefsiz karı, sen şerefsizin önde gidenisin" diyerek hakaret ettiğini doğrulamaları karşısında, "tarafların daha önce birden fazla kez tartışmalarının olduğu, tartışmalarının sebebinin tam olarak bilinmediği, tarafların birbirine karşı husumet beslediğinden" şeklinde yasal olmayan gerekçe ile mahkumiyet kararı verilmesi,
2-Kabule göre de; sanık hakkında TCK'nın 61. maddesi uyarınca sırasıyla TCK'nın 125/3-a 125/4, 62 maddelerine göre uygulama yapılması gerektiğinin gözetilmeyerek fazla ceza tayini.
Kanuna aykırı ve sanık ...'in temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden, HÜKMÜN BOZULMASINA, yeniden hüküm kurulurken 1412 sayılı CMUK'nın 326/son maddesinin gözetilmesine, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 22/06/2015 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
SUÇ: Hakaret
HÜKÜM: Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
A- Temyiz süresi yönünden halen yürürlükte olan 1412 sayılı CMUK'nın 310. maddesi gereğince Cumhuriyet Savcısı tarafından dilekçenin karar tarihinden itibaren bir aylık süresi içinde verilmediği anlaşıldığından, 5320 sayılı Kanunun 8/1 ve 1412 sayılı CMUK’nın 317. maddeleri uyarınca O Yer Cumhuriyet Savcısının tebliğnameye uygun olarak, TEMYİZ İSTEĞİNİN REDDİNE,
B- Sanığın temyizine gelince;
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- Sanığın savunmasında, mağdur sanığın kendisine söylediği hakaret içerikli sözler üzerine “terbiyesizlik yapmayın” dediğini kabul etmesi, tanıklar ... ve ...'ın ilk olarak mağdur sanık ...'ün sanığa " şerefsiz karı, sen şerefsizin önde gidenisin" diyerek hakaret ettiğini doğrulamaları karşısında, "tarafların daha önce birden fazla kez tartışmalarının olduğu, tartışmalarının sebebinin tam olarak bilinmediği, tarafların birbirine karşı husumet beslediğinden" şeklinde yasal olmayan gerekçe ile mahkumiyet kararı verilmesi,
2-Kabule göre de; sanık hakkında TCK'nın 61. maddesi uyarınca sırasıyla TCK'nın 125/3-a 125/4, 62 maddelerine göre uygulama yapılması gerektiğinin gözetilmeyerek fazla ceza tayini.
Kanuna aykırı ve sanık ...'in temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden, HÜKMÜN BOZULMASINA, yeniden hüküm kurulurken 1412 sayılı CMUK'nın 326/son maddesinin gözetilmesine, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 22/06/2015 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.