Yargıtay18. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 18. Ceza Dairesi E.2015/554 K.2015/818
Özet: Uyuşmazlık, sanıkların hakaret, yaralama ve tehdit suçlarından verilen hükümlere ilişkin temyiz taleplerine dayanıyor; mahkeme, temyiz süresinin yanlış gösterilmesi ve hukuki hataların düzeltilmesini talep ediyor. Mahkeme, temyiz taleplerini reddederek kararları onaylıyor ve hakaret eylemlerinden kurulan hükümlerde adli para cezalarını 6000 TL ve 1500 TL'ye indirgeyerek kararın düzeltilmesine karar veriyor.
MAHKEMESİ: Sulh Ceza Mahkemesi
SUÇLAR: Hakaret, yaralama, tehdit
HÜKÜMLER: Mahkumiyet, ceza vermekten vazgeçilmesi
KARAR
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü.
Sanıklar ... ve ...'in temyiz dilekçeleri içeriğinden, temyiz taleplerinin yalnızca kendileri hakkında verilen hükümlere ilişkin olduğu kabul edilerek yapılan incelemede;
1- Sanık ... hakkında hakaret, yaralama ve tehdit suçlarından verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararların niteliğine göre, yalnızca itiraz yolu açık ve dolayısıyla yapılan başvurunun bu doğrultuda değerlendirilmesinin gerekli bulunduğu,
Anlaşıldığından, sanık ...’ın tebliğnameye uygun olarak, temyiz davası isteği hakkında bir KARAR VERMEYE YER OLMADIĞINA,
2- Sanık ... hakkında kurulan hükümlere yönelik temyize gelince;
... hakkında CMK'nın 231/5 maddesi uygulanmadığı halde temyiz talebinin itiraz olarak kabul edilip reddine dair verilen ... Asliye Ceza Mahkemesinin 2010/52 D. İş. ve 13.12.2010 tarihli kararı yok hükmünde ve Anayasanın 40/2, CMK’nın 232/6 ve 34/2 ile 1412 sayılı CMUK’nın 310. maddeleri gereğince, kararda başvurulacak kanun yolu, süresi, mercii ve şeklinin kuşkuya yer vermeyecek şekilde açıkça gösterilmesi gerektiği halde, diğer sanıklar ile birlikte sanık ...'in yüzüne karşı verilen hükümde, temyiz süresinin başlangıcının “tebliğ tarihinden itibaren” şeklinde yanıltıcı gösterilmesi nedeniyle, sanık ...'in temyiz talebinin süresinde olduğu kabul edilerek, temyiz isteminin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Sanık ...'e yükletilen tehdit ve hakaret eylemleriyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemlerin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tiplerine uyduğu,
Adli para cezasının taksitlendirilmesine ilişkin uygulama maddesi gösterilmemiş ise de; bu eksikliğin mahallinde tamamlanabileceği,
Sanığın, müşteki Hilal'e karşı hakaret eylemi nedeniyle kurulan hükümde, seçimlik ceza olarak tercih edilen hapis cezası TCK'nın 50/2. maddesine aykırı olarak para cezasına çevrilmişse de, karşı temyiz olmadığından bozma yapılamayacağı,
Anlaşıldığından;
a) Tehdit eylemlerinden kurulan hükümlere ilişkin olarak, sanık ...'in ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmemiş olmakla, tebliğnameye uygun olarak TEMYİZ DAVASININ REDDİYLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,
b) Hakaret eylemlerinden kurulan hükümlerde ise,
Suçun işlendiği hastane acil servisindeki muayene odasının, aleni yer olmadığı gözetilmeden, TCK'nın 125/4. maddesinin uygulanması,
Kanuna aykırı, sanık ...'in temyiz iddiaları bu nedenle yerinde ise de, bu aykırılık, yeniden duruşma yapılmasına gerek olmaksızın düzeltilebilir nitelikte bir yanılgı olduğundan, temyiz edilen kararın açıklanan noktaları tebliğnameye aykırı olarak, karardan TCK'nın 125/4. maddesinin uygulanmasına dair kısımların çıkarılması ve uygulamaya göre sonuç adli para cezalarının, müşteki ...'e yönelik hükümde 6000 TL'ye, katılan ...'a yönelik hükümde ise 1500 TL'ye indirilmesi biçiminde DÜZELTİLMESİNE ve başkaca yönleri Kanuna uygun bulunan hükümlerin bu bağlamda ONANMASINA, 30.04.2015 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
SUÇLAR: Hakaret, yaralama, tehdit
HÜKÜMLER: Mahkumiyet, ceza vermekten vazgeçilmesi
KARAR
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü.
Sanıklar ... ve ...'in temyiz dilekçeleri içeriğinden, temyiz taleplerinin yalnızca kendileri hakkında verilen hükümlere ilişkin olduğu kabul edilerek yapılan incelemede;
1- Sanık ... hakkında hakaret, yaralama ve tehdit suçlarından verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararların niteliğine göre, yalnızca itiraz yolu açık ve dolayısıyla yapılan başvurunun bu doğrultuda değerlendirilmesinin gerekli bulunduğu,
Anlaşıldığından, sanık ...’ın tebliğnameye uygun olarak, temyiz davası isteği hakkında bir KARAR VERMEYE YER OLMADIĞINA,
2- Sanık ... hakkında kurulan hükümlere yönelik temyize gelince;
... hakkında CMK'nın 231/5 maddesi uygulanmadığı halde temyiz talebinin itiraz olarak kabul edilip reddine dair verilen ... Asliye Ceza Mahkemesinin 2010/52 D. İş. ve 13.12.2010 tarihli kararı yok hükmünde ve Anayasanın 40/2, CMK’nın 232/6 ve 34/2 ile 1412 sayılı CMUK’nın 310. maddeleri gereğince, kararda başvurulacak kanun yolu, süresi, mercii ve şeklinin kuşkuya yer vermeyecek şekilde açıkça gösterilmesi gerektiği halde, diğer sanıklar ile birlikte sanık ...'in yüzüne karşı verilen hükümde, temyiz süresinin başlangıcının “tebliğ tarihinden itibaren” şeklinde yanıltıcı gösterilmesi nedeniyle, sanık ...'in temyiz talebinin süresinde olduğu kabul edilerek, temyiz isteminin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Sanık ...'e yükletilen tehdit ve hakaret eylemleriyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemlerin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tiplerine uyduğu,
Adli para cezasının taksitlendirilmesine ilişkin uygulama maddesi gösterilmemiş ise de; bu eksikliğin mahallinde tamamlanabileceği,
Sanığın, müşteki Hilal'e karşı hakaret eylemi nedeniyle kurulan hükümde, seçimlik ceza olarak tercih edilen hapis cezası TCK'nın 50/2. maddesine aykırı olarak para cezasına çevrilmişse de, karşı temyiz olmadığından bozma yapılamayacağı,
Anlaşıldığından;
a) Tehdit eylemlerinden kurulan hükümlere ilişkin olarak, sanık ...'in ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmemiş olmakla, tebliğnameye uygun olarak TEMYİZ DAVASININ REDDİYLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,
b) Hakaret eylemlerinden kurulan hükümlerde ise,
Suçun işlendiği hastane acil servisindeki muayene odasının, aleni yer olmadığı gözetilmeden, TCK'nın 125/4. maddesinin uygulanması,
Kanuna aykırı, sanık ...'in temyiz iddiaları bu nedenle yerinde ise de, bu aykırılık, yeniden duruşma yapılmasına gerek olmaksızın düzeltilebilir nitelikte bir yanılgı olduğundan, temyiz edilen kararın açıklanan noktaları tebliğnameye aykırı olarak, karardan TCK'nın 125/4. maddesinin uygulanmasına dair kısımların çıkarılması ve uygulamaya göre sonuç adli para cezalarının, müşteki ...'e yönelik hükümde 6000 TL'ye, katılan ...'a yönelik hükümde ise 1500 TL'ye indirilmesi biçiminde DÜZELTİLMESİNE ve başkaca yönleri Kanuna uygun bulunan hükümlerin bu bağlamda ONANMASINA, 30.04.2015 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.