Yargıtay 18. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 18. Ceza Dairesi E.2015/38600 K.2017/10053
2 kez atıf aldı 2 bozma bağlamı Sonraki kararlarda bu karara yapılan atıflar
Özet: Uyuşmazlık, sanığın aracı bağlamak isteyen polis memuruna yönelik hakaret ve görevi yaptırmamak için direnme suçlamaları ile ilgili bir tespit ve tebliğ iadesi konusunu içeriyor. Mahkeme, yapılan tebliğin usulsüzlüğünü kabul ederek sanığın hakaret ve görevi yaptırmamak için direnme suçlarından ayrı ayrı mahkumiyet kararına karar verdi.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR: Hakaret, görevi yaptırmamak için direnme
HÜKÜMLER: Mahkumiyet
KARAR
Sanığa mernis adresi üzerinden yapılan tebliğde kullanılan adresin sanığın mahkemeye bildirdiği adres olması nedeniyle Tebligat Yönetmeliğinin 30. maddesindeki usullere göre kararın tebliği yoluna gidilmesi ve mümkün olmaması halinde de öncelikle Tebligat Kanunu'nun 21/1. maddesinde belirtilen şekilde kararın tebliği yoluna gidilmesi gerektiği gözetilmeden doğrudan aynı kanun maddesinin ikinci fıkrası uyarınca tebliğde bulunulmasının usulsüz olduğu ve bu itibarla sanığın 09/04/2014 tarihli temyizinin süresinde olduğunun kabülüyle yapılan incelemede;
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak:
1. Sanığın, aracını bağlamak isteyen katılan polis memuruna hitaben "sen kim oluyorsun da benim aracımı bağlıyorsun bu arabayı bağlayacak adamın am..na korum” şeklindeki tehdit içeren sözlerini, görevli polis memurunun işlem yapmasına engel olmak için söylediği, sözlerde katılana yöneltilmiş bir hakaret bulunmadığı, eylemin bütün halinde görevi yaptırmamak için direnme suçunu oluşturduğu gözetilmeden, suç vasfında yanılgıyla hakaret ve görevi yaptırmamak için direnme suçlarından ayrı ayrı mahkûmiyet kararı verilmesi,
2. 28/06/2014 tarihinde Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun’un 81. maddesi ile 5275 sayılı Kanun’un 106/1. maddesinde; “Hükümlü, tebliğ olunan ödeme emri üzerine belli süre içinde adli para cezasını ödemezse, Cumhuriyet Savcısının kararı ile ödenmeyen kısma karşılık gelen gün miktarı hapis cezasına çevrilerek, hükümlünün iki saat çalışması karşılığı bir gün olmak üzere kamuya yararlı bir işte çalıştırılmasına karar verilir. Günlük çalışma süresi, en az iki saat ve en fazla sekiz saat olacak şekilde denetimli serbestlik müdürlüğünce belirlenir. Hükümlünün hakkında hazırlanan programa ve denetimli serbestlik görevlilerinin bu kapsamdaki uyarı ve önerilerine uymaması hâlinde, çalıştığı günler hapis cezasından mahsup edilerek kalan kısmın tamamı açık ceza infaz kurumunda yerine getirilir.” şeklindeki düzenlemeye aykırı olarak, hükümde infaz yetkisini kısıtlayacak şekilde, verilen adli para cezasının ödenmemesi durumunda hapse çevrileceğine karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... Çiftçi'nin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, tebliğnamedeki isteme aykırı olarak, HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, yeniden hüküm kurulurken 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi gereğince yürürlükte olan 1412 sayılı CMUK'nın 326/son maddesi uyarınca kazanılmış hakkın saklı tutulmasına, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 02/10/2017 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
SUÇLAR: Hakaret, görevi yaptırmamak için direnme
HÜKÜMLER: Mahkumiyet
KARAR
Sanığa mernis adresi üzerinden yapılan tebliğde kullanılan adresin sanığın mahkemeye bildirdiği adres olması nedeniyle Tebligat Yönetmeliğinin 30. maddesindeki usullere göre kararın tebliği yoluna gidilmesi ve mümkün olmaması halinde de öncelikle Tebligat Kanunu'nun 21/1. maddesinde belirtilen şekilde kararın tebliği yoluna gidilmesi gerektiği gözetilmeden doğrudan aynı kanun maddesinin ikinci fıkrası uyarınca tebliğde bulunulmasının usulsüz olduğu ve bu itibarla sanığın 09/04/2014 tarihli temyizinin süresinde olduğunun kabülüyle yapılan incelemede;
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak:
1. Sanığın, aracını bağlamak isteyen katılan polis memuruna hitaben "sen kim oluyorsun da benim aracımı bağlıyorsun bu arabayı bağlayacak adamın am..na korum” şeklindeki tehdit içeren sözlerini, görevli polis memurunun işlem yapmasına engel olmak için söylediği, sözlerde katılana yöneltilmiş bir hakaret bulunmadığı, eylemin bütün halinde görevi yaptırmamak için direnme suçunu oluşturduğu gözetilmeden, suç vasfında yanılgıyla hakaret ve görevi yaptırmamak için direnme suçlarından ayrı ayrı mahkûmiyet kararı verilmesi,
2. 28/06/2014 tarihinde Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun’un 81. maddesi ile 5275 sayılı Kanun’un 106/1. maddesinde; “Hükümlü, tebliğ olunan ödeme emri üzerine belli süre içinde adli para cezasını ödemezse, Cumhuriyet Savcısının kararı ile ödenmeyen kısma karşılık gelen gün miktarı hapis cezasına çevrilerek, hükümlünün iki saat çalışması karşılığı bir gün olmak üzere kamuya yararlı bir işte çalıştırılmasına karar verilir. Günlük çalışma süresi, en az iki saat ve en fazla sekiz saat olacak şekilde denetimli serbestlik müdürlüğünce belirlenir. Hükümlünün hakkında hazırlanan programa ve denetimli serbestlik görevlilerinin bu kapsamdaki uyarı ve önerilerine uymaması hâlinde, çalıştığı günler hapis cezasından mahsup edilerek kalan kısmın tamamı açık ceza infaz kurumunda yerine getirilir.” şeklindeki düzenlemeye aykırı olarak, hükümde infaz yetkisini kısıtlayacak şekilde, verilen adli para cezasının ödenmemesi durumunda hapse çevrileceğine karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... Çiftçi'nin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, tebliğnamedeki isteme aykırı olarak, HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, yeniden hüküm kurulurken 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi gereğince yürürlükte olan 1412 sayılı CMUK'nın 326/son maddesi uyarınca kazanılmış hakkın saklı tutulmasına, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 02/10/2017 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.