Yargıtay 18. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 18. Ceza Dairesi E.2015/31771 K.2017/4963
Özet: Uyuşmazlık, sanık tarafından bölünen kişilere yönelik hakaret, tehdit ve yaralama eylemleri ve bunların mahkeme kararının tebliğnameyle bağdaşıp bağdaşmadığı konusudur. Mahkeme, sanığın suç işlemiş olduğunu kabul ederek, TCK 53/1‑b maddesinin iptali nedeniyle hukuka uygun olan kısmı düzelterek kararını “hükümlerden TCK’nın 53/1‑b maddesinde yer alan hak yoksunlukların uygulanmasına ilişkin kısmın çıkartılması” suretiyle kısmen tebliğnameye uygun olarak onaylamıştır.
MAHKEMESİ: Sulh Ceza Mahkemesi
SUÇLAR: Hakaret, tehdit, yaralama
HÜKÜMLER: Mahkumiyet
KARAR
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre, sanığın adli sicil kaydında daha önce hapis cezasına mahkum edilmiş olduğunun anlaşılması karşısında tebliğnamedeki tehdit suçundan kurulan hükmün bozulmasını isteyen 3 numaralı düşünceye katılınmayarak yapılan incelemede;
Sanığa yükletilen katılanlar ...,... ve ...'e yönelik yaralama, katılan ...'e yönelik hakaret, katılanlar Semra Çetin ve ...'e yönelik tehdit eylemleriyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemlerin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tiplerine uyduğu,
Adli sicil kaydında tekerrüre esas hükümlülüğü bulunan sanık hakkında, TCK’nın 58. maddesi uygulanmamış, sanığın “hayatını mahvedeceğim” şeklindeki sözünün, TCK 'nın 106/1. maddesinin 1. cümlesinde düzenlenen tehdit suçunu oluşturduğu gözetilmeden aynı Kanun maddesinin 2. cümlesi uyarınca hüküm kurulmuş ise de, karşı temyiz olmadığından bozma yapılamayacağı,
Anlaşılmış ve ileri sürülen başkaca temyiz nedenleri yerinde görülmediği gibi hükmü etkileyecek oranda hukuka aykırılığa da rastlanmamıştır.
Ancak;
TCK'nın 53/1-b maddesinde yer alan hak yoksunluğunun uygulanmasına ilişkin hükmün, Anayasa Mahkemesinin 08/10/2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı kararıyla iptal edilmesi nedeniyle uygulanma olanağının ortadan kalkmış olması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ...'ın temyiz iddiaları bu nedenle yerinde ise de, bu husus, yeniden duruşma yapılmasına gerek olmaksızın düzeltilebilir nitelikte olduğundan, temyiz edilen kararın açıklanan noktası “hükümlerden TCK'nın 53/1-b maddesinde yer alan hak yoksunluklarının uygulanmasına ilişkin kısmın çıkartılması” suretiyle tebliğnameye kısmen uygun olarak HÜKÜMLERİN DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 03/05/2017 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
SUÇLAR: Hakaret, tehdit, yaralama
HÜKÜMLER: Mahkumiyet
KARAR
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre, sanığın adli sicil kaydında daha önce hapis cezasına mahkum edilmiş olduğunun anlaşılması karşısında tebliğnamedeki tehdit suçundan kurulan hükmün bozulmasını isteyen 3 numaralı düşünceye katılınmayarak yapılan incelemede;
Sanığa yükletilen katılanlar ...,... ve ...'e yönelik yaralama, katılan ...'e yönelik hakaret, katılanlar Semra Çetin ve ...'e yönelik tehdit eylemleriyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemlerin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tiplerine uyduğu,
Adli sicil kaydında tekerrüre esas hükümlülüğü bulunan sanık hakkında, TCK’nın 58. maddesi uygulanmamış, sanığın “hayatını mahvedeceğim” şeklindeki sözünün, TCK 'nın 106/1. maddesinin 1. cümlesinde düzenlenen tehdit suçunu oluşturduğu gözetilmeden aynı Kanun maddesinin 2. cümlesi uyarınca hüküm kurulmuş ise de, karşı temyiz olmadığından bozma yapılamayacağı,
Anlaşılmış ve ileri sürülen başkaca temyiz nedenleri yerinde görülmediği gibi hükmü etkileyecek oranda hukuka aykırılığa da rastlanmamıştır.
Ancak;
TCK'nın 53/1-b maddesinde yer alan hak yoksunluğunun uygulanmasına ilişkin hükmün, Anayasa Mahkemesinin 08/10/2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı kararıyla iptal edilmesi nedeniyle uygulanma olanağının ortadan kalkmış olması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ...'ın temyiz iddiaları bu nedenle yerinde ise de, bu husus, yeniden duruşma yapılmasına gerek olmaksızın düzeltilebilir nitelikte olduğundan, temyiz edilen kararın açıklanan noktası “hükümlerden TCK'nın 53/1-b maddesinde yer alan hak yoksunluklarının uygulanmasına ilişkin kısmın çıkartılması” suretiyle tebliğnameye kısmen uygun olarak HÜKÜMLERİN DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 03/05/2017 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.