Yargıtay 18. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 18. Ceza Dairesi E.2015/28020 K.2016/6447
Özet: (1) Uyuşmazlık, akıl hastalığı nedeniyle cezai ehliyetinin bulunmadığını iddia eden sanığın hakaret suçundan yargılanması ve mahkemenin doğrudan ceza vermesine karar vermesidir. (2) Mahkeme, sanığın cezai ehliyetinin olmadığı gerekçesiyle 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 32/1 maddesi uyarınca ceza verilmesine yer olmadığını ve yerine yüksek güvenlikli bir sağlık kurumunda tedavi ve koruma uygulanmasına karar vererek hükmü bozmuştur.
MAHKEMESİ: Sulh Ceza Mahkemesi
SUÇ: Hakaret
HÜKÜM: Ceza verilmesine yer olmadığına
KARAR
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler, gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
1) Yargılama aşamasında akıl hastalığı nedeniyle cezai ehliyeti bulunmadığı anlaşılan sanığa, zorunlu müdafii atanmadan, hakkında karar verilmesi,
2) Kabule göre de;
a- Akıl hastalığı nedeniyle kusur yeteneği bulunmadığı saptanan sanığın, savunması tespit edilip, yükletilen suça ilişkin tüm kanıtlar gösterilip tartışıldıktan sonra, suçun kanıtlanması halinde TCK'nın 32/1 ve 57. maddeleri uyarınca akıl hastalarına özgü güvenlik tedbirlerine hükmolunması, kanıt bulunmaması halinde ise beraat kararı verilmesi gerektiği gözetilmeden, eksik inceleme ve yetersiz gerekçeyle doğrudan ceza verilmesine yer olmadığına ve güvenlik tedbiri uygulanmasına karar verilmesi,
b- Cezai ehliyetinin bulunmadığından bahisle hakkında 5237 sayılı TCK'nin 32/1 maddesi gereğince ceza verilmesine yer olmadığına karar verilen sanık hakkında aynı Yasanın 57/1. maddesi gereğince yüksek güvenlikli bir sağlık kurumunda koruma ve tedavi alınmasına karar verildiği halde aynı Yasanın 57/2. maddesi gereğince ''hakkında güvenlik tedbirine hükmedilmiş olan akıl hastası, yerleştirildiği kurumun sağlık kurulunca düzenlenen raporda toplum açısından tehlikeliliğinin ortadan kalktığının veya önemli ölçüde azaldığının belirlenmesi üzerine mahkemece serbest bırakılır" şeklinde bir karar tesis edilmemesi,
Kanuna aykırı ve sanık ...’nin temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden, başkaca yönleri incelenmeksizin, HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 30.03.2016 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
SUÇ: Hakaret
HÜKÜM: Ceza verilmesine yer olmadığına
KARAR
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler, gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
1) Yargılama aşamasında akıl hastalığı nedeniyle cezai ehliyeti bulunmadığı anlaşılan sanığa, zorunlu müdafii atanmadan, hakkında karar verilmesi,
2) Kabule göre de;
a- Akıl hastalığı nedeniyle kusur yeteneği bulunmadığı saptanan sanığın, savunması tespit edilip, yükletilen suça ilişkin tüm kanıtlar gösterilip tartışıldıktan sonra, suçun kanıtlanması halinde TCK'nın 32/1 ve 57. maddeleri uyarınca akıl hastalarına özgü güvenlik tedbirlerine hükmolunması, kanıt bulunmaması halinde ise beraat kararı verilmesi gerektiği gözetilmeden, eksik inceleme ve yetersiz gerekçeyle doğrudan ceza verilmesine yer olmadığına ve güvenlik tedbiri uygulanmasına karar verilmesi,
b- Cezai ehliyetinin bulunmadığından bahisle hakkında 5237 sayılı TCK'nin 32/1 maddesi gereğince ceza verilmesine yer olmadığına karar verilen sanık hakkında aynı Yasanın 57/1. maddesi gereğince yüksek güvenlikli bir sağlık kurumunda koruma ve tedavi alınmasına karar verildiği halde aynı Yasanın 57/2. maddesi gereğince ''hakkında güvenlik tedbirine hükmedilmiş olan akıl hastası, yerleştirildiği kurumun sağlık kurulunca düzenlenen raporda toplum açısından tehlikeliliğinin ortadan kalktığının veya önemli ölçüde azaldığının belirlenmesi üzerine mahkemece serbest bırakılır" şeklinde bir karar tesis edilmemesi,
Kanuna aykırı ve sanık ...’nin temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden, başkaca yönleri incelenmeksizin, HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 30.03.2016 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.