Yargıtay18. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 18. Ceza Dairesi E.2015/16611 K.2016/785
Özet: (1) Uyuşmazlık konusu, 05/05/2011 ve 11/05/2011 tarihlerinde işlenen hakaret ve tehdit suçlarından dolayı sanığın mahkumiyetine yönelik temyiz başvurusu; (2) Mahkeme, ilk temyizi reddederek hakaret suçundaki kararını onaylarken, ikinci temyizde kanıt çelişkileri nedeniyle hükmü bozarak dosyanın esas mahkemeye gönderilmesini kararlaştırdı.
MAHKEMESİ: Sulh Ceza Mahkemesi
SUÇLAR: Hakaret, tehdit
HÜKÜMLER: Mahkumiyet
KARAR
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede,
1-) Suç tarihi 05/05/2011 olan hakaret ve tehdit eylemleriyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemlerin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tiplerine uyduğu,
Cezanın kanuni bağlamda uygulandığı,
TCK'nın 53/1-b maddesinde yer alan hak yoksunluğunun uygulanmasına ilişkin hükmün, Anayasa Mahkemesinin 08/10/2015 tarih ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı kararıyla iptal edilmesi nedeniyle uygulanma olanağı ortadan kalkmış ise de, bu husus infazda gözetilebileceğinden bozmayı gerektirmediği,
Anlaşıldığından, sanık ...'nin ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmemiş olmakla, tebliğnameye uygun olarak, TEMYİZ DAVASININ ESASTAN REDDİYLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,
2-) Suç tarihi 11/05/2011 olan tehdit eyleminden kurulan hükme yönelik temyize gelince,
Başkaca nedenler yerinde görülmemiştir. Ancak;
Katılanlar ..., ... ve ...'in sanığın sadece katılan ... ... tehdit ettiğini açıklaması, katılan ... ve M. C.'nın ise sanığın önce genel olarak kendilerini, daha sonra da özel olarak M. C.'yı öldürtmekle tehdit ettiğini beyan etmeleri, tanıkların bu konuda ayırıcı bilgiye sahip olmadıklarının anlaşılması karşısında, katılanların olayları anlatımları arasındaki çelişki giderilmeden, bu anlatımlar arasında hangisine neden üstünlük tanındığı CMK'nın 230/-b maddesine uygun bir şekilde gerekçelendirilmeden, yazılı biçimde sanığın birden çok görevliyi tehdit etmekten mahkûmiyetine karar verilmesi,
Kanuna aykırı ve sanık ...'nin temyiz nedenleri yerinde olduğundan, tebliğnameye uygun olarak HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 18/01/2016 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
SUÇLAR: Hakaret, tehdit
HÜKÜMLER: Mahkumiyet
KARAR
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede,
1-) Suç tarihi 05/05/2011 olan hakaret ve tehdit eylemleriyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemlerin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tiplerine uyduğu,
Cezanın kanuni bağlamda uygulandığı,
TCK'nın 53/1-b maddesinde yer alan hak yoksunluğunun uygulanmasına ilişkin hükmün, Anayasa Mahkemesinin 08/10/2015 tarih ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı kararıyla iptal edilmesi nedeniyle uygulanma olanağı ortadan kalkmış ise de, bu husus infazda gözetilebileceğinden bozmayı gerektirmediği,
Anlaşıldığından, sanık ...'nin ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmemiş olmakla, tebliğnameye uygun olarak, TEMYİZ DAVASININ ESASTAN REDDİYLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,
2-) Suç tarihi 11/05/2011 olan tehdit eyleminden kurulan hükme yönelik temyize gelince,
Başkaca nedenler yerinde görülmemiştir. Ancak;
Katılanlar ..., ... ve ...'in sanığın sadece katılan ... ... tehdit ettiğini açıklaması, katılan ... ve M. C.'nın ise sanığın önce genel olarak kendilerini, daha sonra da özel olarak M. C.'yı öldürtmekle tehdit ettiğini beyan etmeleri, tanıkların bu konuda ayırıcı bilgiye sahip olmadıklarının anlaşılması karşısında, katılanların olayları anlatımları arasındaki çelişki giderilmeden, bu anlatımlar arasında hangisine neden üstünlük tanındığı CMK'nın 230/-b maddesine uygun bir şekilde gerekçelendirilmeden, yazılı biçimde sanığın birden çok görevliyi tehdit etmekten mahkûmiyetine karar verilmesi,
Kanuna aykırı ve sanık ...'nin temyiz nedenleri yerinde olduğundan, tebliğnameye uygun olarak HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 18/01/2016 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.