Yargıtay18. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 18. Ceza Dairesi E.2015/16111 K.2016/214
Özet: (1) Uyuşmazlık konusu, konut dokunulmazlığını ihlal iddiasıyla sanığın duruşmasına ilişkin yargılamanın geçerliliği ve mahkemenin beraat kararıdır; (2) Mahkeme, CMK 193/2 maddesinin yanlış yorumlanarak beraat kararına yol açtığını belirterek, kararın bozulmasını ve dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesini hükmeder.
MAHKEMESİ: Sulh Ceza Mahkemesi
SUÇ: Konut dokunulmazlığını ihlal
HÜKÜM: Beraat
KARAR
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre, 5235 sayılı Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanunun, mahkemelerin görevine dair ilgili maddelerinde 6545 sayılı Kanun ile yapılan değişiklikler neticesinde Sulh Ceza ve Asliye Ceza Mahkemeleri ayrımına son verilerek genel yetkili mahkeme olarak Asliye Ceza Mahkemesinin belirlenmesi, bu değişkliklerden önce her iki mahkeme tarafından, diğerinin görevli olduğuna dair verilen kararlarda, bozma yapılarak görevsizlik kararının verilmesinin uygulamada pratik bir faydasının olmayacağı ve yargılamanın hızlandırılması ilkesiyle de bağdaşmayacağı anlaşılmakla tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak edilmeyerek dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede:
Mahkemeye gelmeyen sanık hakkında duruşma yapılamayacağına ilişkin temel kuralın istisnalarından biri olarak düzenlenen CMK'nın 193/2. maddesinin, dosyada mevcut deliller kapsamında yapılacak incelemede, sanıklara yüklenen fiilin suç oluşturmayacağının açıkça anlaşılması durumunda uygulanabilmesi ve somut olay bakımından ise böyle bir durumun söz konusu olmaması karşısında, sanıkların yöntemince sorgusu yapıldıktan ve deliller toplandıktan sonra hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden, anılan maddeye yanlış anlam yüklenerek beraat kararı verilmesi,
Kanuna aykırı ve O yer Cumhuriyet Savcısının temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden, başkaca yönleri incelenmeksizin HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 12.01.2016 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
SUÇ: Konut dokunulmazlığını ihlal
HÜKÜM: Beraat
KARAR
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre, 5235 sayılı Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanunun, mahkemelerin görevine dair ilgili maddelerinde 6545 sayılı Kanun ile yapılan değişiklikler neticesinde Sulh Ceza ve Asliye Ceza Mahkemeleri ayrımına son verilerek genel yetkili mahkeme olarak Asliye Ceza Mahkemesinin belirlenmesi, bu değişkliklerden önce her iki mahkeme tarafından, diğerinin görevli olduğuna dair verilen kararlarda, bozma yapılarak görevsizlik kararının verilmesinin uygulamada pratik bir faydasının olmayacağı ve yargılamanın hızlandırılması ilkesiyle de bağdaşmayacağı anlaşılmakla tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak edilmeyerek dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede:
Mahkemeye gelmeyen sanık hakkında duruşma yapılamayacağına ilişkin temel kuralın istisnalarından biri olarak düzenlenen CMK'nın 193/2. maddesinin, dosyada mevcut deliller kapsamında yapılacak incelemede, sanıklara yüklenen fiilin suç oluşturmayacağının açıkça anlaşılması durumunda uygulanabilmesi ve somut olay bakımından ise böyle bir durumun söz konusu olmaması karşısında, sanıkların yöntemince sorgusu yapıldıktan ve deliller toplandıktan sonra hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden, anılan maddeye yanlış anlam yüklenerek beraat kararı verilmesi,
Kanuna aykırı ve O yer Cumhuriyet Savcısının temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden, başkaca yönleri incelenmeksizin HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 12.01.2016 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.