Yargıtay 17. Hukuk Dairesi İcra ve İflas Hukuku
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi E.2012/920 K.2012/3912
Özet: İşbu uyuşmazlık, bir üçüncü kişi şirketin tasfiye memurunun, Kartal 4. İcra Müdürlüğü’nün talimatına dayanarak haczeyi kaldırmak ve tazminat istemek üzere açtığı istihkak davasıdır; Mahkeme, haczin davacının ticaret sicilindeki merkez adresinde yapıldığını ancak icra emrinin şube adresine tebliğ edildiğini, borçluya ait belgelerin ele geçtiğini ve alacaklı tarafından mal kaçırmak amacıyla istihkak iddiasında bulunulduğunu belirterek davayı reddetti ve tazminata karar vermedi.
MAHKEMESİ: İcra Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı 3. kişi ve davalı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-KARAR-
Davacı (üçüncü kişi şirket) adına tasfiye memuru, Kadıköy 5. İcra Müdürlüğü'nün 2010/14831 sayılı takip dosyasında yazılan talimat uyarınca, Kartal 4. İcra Müdürlüğü'nün 2010/3610 sayılı talimat dosyasında yapılan 1.10.2010 günlü hacze konu menkullerin kendisi tarafından işletilen üçüncü kişi şirkete ait olduğunu, borçlu ünvanı adı altında kayıtlı bir şirketin bulunmadığını, haciz adresinde de hiçbir zaman faaliyet göstermediğini belirterek istihkak iddiasının kabulü ile haczin kaldırılmasına ve tazminata karar verilmesini istemiştir.
Davalı (alacaklı) vekili, takip borçlusu şirketin yetkilisi ... ve eşinin hacizde hazır bulunduğunu, borçluya ait belgelerin ele geçtiğini, borçlunun davacı şirket ünvanı altında faaliyetini sürdürdüğünü belirterek davanın reddine ve tazminata karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Davalı (borçlu), usulüne uygun davetiye tebliğine rağmen duruşmalara katılmadığı gibi cevap da vermemiştir.
Mahkemece toplanan delillere göre: "dava konusu haczin, davacının ticaret sicilde kayıtlı merkez adresinde yapıldığı, ancak icra emrinin davacının şube adresinde tebliğ edildiği ve burada borçluya ait belgelerin ele geçtiği, alacaklıdan mal kaçırmak için danışıklı olarak istihkak iddiasında bulunulduğu, mahcuzların borçluya ait olmadığının kanıtlanamadığı" gerekçesi ile davanın reddine ve alacaklı taraf yararına tazminata hükmedilmesine yer olmadığına karar verilmiş; hüküm, davacı üçüncü kişi şirket yetkilisi ve tazminat ile ilgili kısmı yönünden de davalı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı 3. kişi vekili ve davalı alacaklı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun bulunan hükmün ONANMASINA ve aşağıda dökümü yazılı 2,75.TL kalan onama harcının temyiz eden davacı 3. kişiden alınmasına, aşağıda dökümü yazılı 2,75.TL kalan onama harcının temyiz eden davalı alacaklıdan alınmasına 2.4.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı 3. kişi ve davalı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-KARAR-
Davacı (üçüncü kişi şirket) adına tasfiye memuru, Kadıköy 5. İcra Müdürlüğü'nün 2010/14831 sayılı takip dosyasında yazılan talimat uyarınca, Kartal 4. İcra Müdürlüğü'nün 2010/3610 sayılı talimat dosyasında yapılan 1.10.2010 günlü hacze konu menkullerin kendisi tarafından işletilen üçüncü kişi şirkete ait olduğunu, borçlu ünvanı adı altında kayıtlı bir şirketin bulunmadığını, haciz adresinde de hiçbir zaman faaliyet göstermediğini belirterek istihkak iddiasının kabulü ile haczin kaldırılmasına ve tazminata karar verilmesini istemiştir.
Davalı (alacaklı) vekili, takip borçlusu şirketin yetkilisi ... ve eşinin hacizde hazır bulunduğunu, borçluya ait belgelerin ele geçtiğini, borçlunun davacı şirket ünvanı altında faaliyetini sürdürdüğünü belirterek davanın reddine ve tazminata karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Davalı (borçlu), usulüne uygun davetiye tebliğine rağmen duruşmalara katılmadığı gibi cevap da vermemiştir.
Mahkemece toplanan delillere göre: "dava konusu haczin, davacının ticaret sicilde kayıtlı merkez adresinde yapıldığı, ancak icra emrinin davacının şube adresinde tebliğ edildiği ve burada borçluya ait belgelerin ele geçtiği, alacaklıdan mal kaçırmak için danışıklı olarak istihkak iddiasında bulunulduğu, mahcuzların borçluya ait olmadığının kanıtlanamadığı" gerekçesi ile davanın reddine ve alacaklı taraf yararına tazminata hükmedilmesine yer olmadığına karar verilmiş; hüküm, davacı üçüncü kişi şirket yetkilisi ve tazminat ile ilgili kısmı yönünden de davalı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı 3. kişi vekili ve davalı alacaklı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun bulunan hükmün ONANMASINA ve aşağıda dökümü yazılı 2,75.TL kalan onama harcının temyiz eden davacı 3. kişiden alınmasına, aşağıda dökümü yazılı 2,75.TL kalan onama harcının temyiz eden davalı alacaklıdan alınmasına 2.4.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.