Yargıtay17. Hukuk DairesiTicaret Hukuku
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi E.2011/11684 K.2012/5352
**MAHKEMESİ:**Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki rücuen tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı Akan-Sel Nakliyat Petrol San. ve Tic. AŞ. vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, müvekkilinin dava dışı şirkete ait 15 PA 801 plakalı aracın kasko sigortacısı olduğunu, davalıların maliki ve sürücüsü olduğu aracın çarpması sonucu sigortalı aracın hasarlandığını ve müvekkilinin 29.08.2008 tarihinde sigortalısına 4.554,98 TL'lik ödeme yaptığını ileri sürerek ıslahla birlikte ödenen 4.554 TL'nin TTK 1301. maddesi gereğince ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı Akansel Nak.Petrol ...ve Tic.A.Ş. vekili cevap dilekçesinde, müvekkilinin kazaya karışan aracı kaza tarihini de kapsayacak şekilde dava dışı Setrans İthalat ve İhracat Hizmetleri Ltd.Şti.'ne kiraladığını, bu nedenle müvekkilinin işleten sıfatının bulunmadığını, ayrıca dava dilekçesinde belirtilen kusur oranı ve hasar miktarını kabul etmediklerini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Davalı ... Baruk, usulüne uygun dava dilekçesi tebliğine rağmen, davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve toplanan delillere göre; davanın kabulü ile 4.554 TL tazminatın, dava dilekçesiyle talep edilen 2.200 TL'sinin ödeme tarihinden, ıslahla arttırılan 2.354 TL'sinin ise ıslah tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı Akan-Sel Nakliyat Petrol ...ve Tic.A.Ş. vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dava, kasko şirketinin sigortalısına ödediği tazminatın karşı araç işleteninden rücuen tahsili istemine ilişkindir.
Davalı Akan-Sel Nakliyat Petrol San. ve Tic.A.Ş. vekili cevap dilekçesinde ve tüm aşamalardaki beyanlarında, kazaya karışan iş makinesinin müvekkili tarafından dava dışı Setrans İthalat ve İhracat Hizmetleri Ltd.Şti.'ne kiralandığını, kaza tarihinde aracın işletenin anılan şirket olduğunu, bu nedenle müvekkilinin işleten sıfatı bulunmadığını ileri sürmüştür.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davalı şirketin, işleten sıfatının bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır.
2918 sayılı KTK'nun ilgili hükümlerine göre, trafik kaydı "işletenin" kesin olarak gösteren bir karine değilse de, onun kim olduğunu belirleyen güçlü bir kanıt niteliğindedir. Ancak, trafik kaydına rağmen işletenliğin 3. kişi üzerinde bulunmasını engelleyen bir yasa hükmü yoktur. Aynı yasanın 3. maddesinde, "İşleten: Araç sahibi olan veya mülkiyeti muhafaza kaydıyla satışta alacı sıfatıyla sicilde kayıtlı görülen veya aracın uzun süreli kiralama, ariyet veya rehin gibi hallerde kiracı, ariyet veya rehin alan kişidir. Ancak, ilgili tarafından başka bir kişinin aracı kendi hesabına ve tehlikesi kendisine ait olmak üzere işlettiği ve araç üzerinde fiili tasarrufu bulunduğu ispat edilirse, bu kimse işleten sayılır." şeklinde tanımlanmıştır. Aynı kanunun 85. maddesinde ise, "Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün ünvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen bilet ile işletilmesi halinde, moturlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar." hükmüne yer verilmiştir.
Bu yasal düzenlemeler karşısında, kazaya karışan araçların meydana getirdikleri zararlardan araç sahiplerinin hukuken sorumlu olacağı ilkesi benimsenmiş ise de; araçların malikleri tarafından herhangi bir sebeple yararlanılması için bir başka kimseye devir edilmesi halinde (kısa bir süre için kiralanmaması kaydıyla), artık üzerindeki fiili hakimiyeti kalmaması ve bu sebeple ekonomik yönden de bir yararlanma olanağının kalktığı durumlarda, o aracı kaza sırasında fiili hakimiyeti altında bulunduran ve ondan iktisaden yararlanan kimsenin işleten sıfatıyla meydana gelen zarardan sorumlu tutulması gerekir. Bunun sonucu olarak da; araç maliki sorumlu tutulmamalıdır. Gerek doktirinde,
gerekse Yargıtay'ın uygulamalarında, kiracının işleten sıfatının belirlenmesinde, kira sözleşmesinin uzun süreli olması, araç üzerinde fiili hakimiyet ve ekonomik yararlanma unsurlarının birlikte bulunması gerekmektedir.
Somut olayda, davalı taraf, yukarıda anılan kiralama iddialarıyla ilgili olarak dosyaya, dava dışı Setrans ..Ltd.Şti. yetkilisi tarafından imzalanmış 14.04.2009 ve 14.10.2007 tarihli iki adet belge ile Aralık 2007-Aralık 2008 dönemine ilişkin makine kira bedeli faturalarını ibraz etmiştir.
O halde mahkemece, davalı ile dava dışı Setrans İthalat ve İhracat Hizmetleri Ltd.Şti. arasında akdedilmiş uzun süreli kira sözleşmesi varsa sözleşmenin celbedilmesi, aracı kullanan ve kaza tarihinde Setrans..Ltd.Şti.'nde çalıştığı iddia olunan dava dışı ...'a ait dönem bordrolarının varsa getirtilerek anılan iddianın araştırılması, aracın dava dışı şirkete teslim edilip edilmediği, araç üzerinde fiili hakimiyet ve ekonomik yararlanma olup olmadığı, kira sözleşmesinin ve kira bedelinin maliye ve vergi Dairelerine bildirilip bildirilmediği, davalı işleten ve kiracının ticari defter ve kayıtları üzerinde bilirkişi marifetiyle inceleme yaptırılmak suretiyle kira sözleşmesinin, fatura, ruhsat ve cari hesap hareketleri gibi yan delillerle desteklenip desteklenmediği, davalının işletenlik sıfatının devam edip etmediği hususları tartışılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde eksik inceleme sonucu davanın kabulüne karar verilmiş olması doğru olmayıp, bozma sebebidir.
**SONUÇ:** Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA
, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı Akan-Sel Nak. Pet. San. Tic. AŞ'ye geri verilmesine 27.4.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Taraflar arasındaki rücuen tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı Akan-Sel Nakliyat Petrol San. ve Tic. AŞ. vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, müvekkilinin dava dışı şirkete ait 15 PA 801 plakalı aracın kasko sigortacısı olduğunu, davalıların maliki ve sürücüsü olduğu aracın çarpması sonucu sigortalı aracın hasarlandığını ve müvekkilinin 29.08.2008 tarihinde sigortalısına 4.554,98 TL'lik ödeme yaptığını ileri sürerek ıslahla birlikte ödenen 4.554 TL'nin TTK 1301. maddesi gereğince ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı Akansel Nak.Petrol ...ve Tic.A.Ş. vekili cevap dilekçesinde, müvekkilinin kazaya karışan aracı kaza tarihini de kapsayacak şekilde dava dışı Setrans İthalat ve İhracat Hizmetleri Ltd.Şti.'ne kiraladığını, bu nedenle müvekkilinin işleten sıfatının bulunmadığını, ayrıca dava dilekçesinde belirtilen kusur oranı ve hasar miktarını kabul etmediklerini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Davalı ... Baruk, usulüne uygun dava dilekçesi tebliğine rağmen, davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve toplanan delillere göre; davanın kabulü ile 4.554 TL tazminatın, dava dilekçesiyle talep edilen 2.200 TL'sinin ödeme tarihinden, ıslahla arttırılan 2.354 TL'sinin ise ıslah tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı Akan-Sel Nakliyat Petrol ...ve Tic.A.Ş. vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dava, kasko şirketinin sigortalısına ödediği tazminatın karşı araç işleteninden rücuen tahsili istemine ilişkindir.
Davalı Akan-Sel Nakliyat Petrol San. ve Tic.A.Ş. vekili cevap dilekçesinde ve tüm aşamalardaki beyanlarında, kazaya karışan iş makinesinin müvekkili tarafından dava dışı Setrans İthalat ve İhracat Hizmetleri Ltd.Şti.'ne kiralandığını, kaza tarihinde aracın işletenin anılan şirket olduğunu, bu nedenle müvekkilinin işleten sıfatı bulunmadığını ileri sürmüştür.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davalı şirketin, işleten sıfatının bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır.
2918 sayılı KTK'nun ilgili hükümlerine göre, trafik kaydı "işletenin" kesin olarak gösteren bir karine değilse de, onun kim olduğunu belirleyen güçlü bir kanıt niteliğindedir. Ancak, trafik kaydına rağmen işletenliğin 3. kişi üzerinde bulunmasını engelleyen bir yasa hükmü yoktur. Aynı yasanın 3. maddesinde, "İşleten: Araç sahibi olan veya mülkiyeti muhafaza kaydıyla satışta alacı sıfatıyla sicilde kayıtlı görülen veya aracın uzun süreli kiralama, ariyet veya rehin gibi hallerde kiracı, ariyet veya rehin alan kişidir. Ancak, ilgili tarafından başka bir kişinin aracı kendi hesabına ve tehlikesi kendisine ait olmak üzere işlettiği ve araç üzerinde fiili tasarrufu bulunduğu ispat edilirse, bu kimse işleten sayılır." şeklinde tanımlanmıştır. Aynı kanunun 85. maddesinde ise, "Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün ünvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen bilet ile işletilmesi halinde, moturlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar." hükmüne yer verilmiştir.
Bu yasal düzenlemeler karşısında, kazaya karışan araçların meydana getirdikleri zararlardan araç sahiplerinin hukuken sorumlu olacağı ilkesi benimsenmiş ise de; araçların malikleri tarafından herhangi bir sebeple yararlanılması için bir başka kimseye devir edilmesi halinde (kısa bir süre için kiralanmaması kaydıyla), artık üzerindeki fiili hakimiyeti kalmaması ve bu sebeple ekonomik yönden de bir yararlanma olanağının kalktığı durumlarda, o aracı kaza sırasında fiili hakimiyeti altında bulunduran ve ondan iktisaden yararlanan kimsenin işleten sıfatıyla meydana gelen zarardan sorumlu tutulması gerekir. Bunun sonucu olarak da; araç maliki sorumlu tutulmamalıdır. Gerek doktirinde,
gerekse Yargıtay'ın uygulamalarında, kiracının işleten sıfatının belirlenmesinde, kira sözleşmesinin uzun süreli olması, araç üzerinde fiili hakimiyet ve ekonomik yararlanma unsurlarının birlikte bulunması gerekmektedir.
Somut olayda, davalı taraf, yukarıda anılan kiralama iddialarıyla ilgili olarak dosyaya, dava dışı Setrans ..Ltd.Şti. yetkilisi tarafından imzalanmış 14.04.2009 ve 14.10.2007 tarihli iki adet belge ile Aralık 2007-Aralık 2008 dönemine ilişkin makine kira bedeli faturalarını ibraz etmiştir.
O halde mahkemece, davalı ile dava dışı Setrans İthalat ve İhracat Hizmetleri Ltd.Şti. arasında akdedilmiş uzun süreli kira sözleşmesi varsa sözleşmenin celbedilmesi, aracı kullanan ve kaza tarihinde Setrans..Ltd.Şti.'nde çalıştığı iddia olunan dava dışı ...'a ait dönem bordrolarının varsa getirtilerek anılan iddianın araştırılması, aracın dava dışı şirkete teslim edilip edilmediği, araç üzerinde fiili hakimiyet ve ekonomik yararlanma olup olmadığı, kira sözleşmesinin ve kira bedelinin maliye ve vergi Dairelerine bildirilip bildirilmediği, davalı işleten ve kiracının ticari defter ve kayıtları üzerinde bilirkişi marifetiyle inceleme yaptırılmak suretiyle kira sözleşmesinin, fatura, ruhsat ve cari hesap hareketleri gibi yan delillerle desteklenip desteklenmediği, davalının işletenlik sıfatının devam edip etmediği hususları tartışılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde eksik inceleme sonucu davanın kabulüne karar verilmiş olması doğru olmayıp, bozma sebebidir.
**SONUÇ:** Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA
, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı Akan-Sel Nak. Pet. San. Tic. AŞ'ye geri verilmesine 27.4.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.