‹ Ana sayfa
Yargıtay 17. Ceza Dairesi Ceza Hukuku

Yargıtay 17. Ceza Dairesi E.2017/4248 K.2017/16550

Esas No: 2017/4248 · Karar No: 2017/16550 · Karar Tarihi: 25.12.2017
Özet: Uyuşmazlık, tarımsal sulama amaçlı su tüketiminin karşılıksız yararlanma olarak değerlendirilip değerlendirilmediğiyle ilgiliydi; mahkeme, sanığın su tüketimi engellemeli ya da zarara katılmış olmasını kanıtlayamadığını belirleyerek beraat kararına dosar sunmuştur. Sonuç olarak, Asliye Ceza Mahkemesi, başvuruyu bozmuş ve sanığın beraat edilmesine karar vermiştir.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Karşılıksız yararlanma

HÜKÜM: Mahkumiyet

Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Tarımsal sulama amaçlı kullanımda; arazinin büyüklüğü, ekilen mahsulün cinsi, yöresel-mevsimsel sulama ihtiyacı, süresi ve sıklığından hareketle suça konu dönem toplam tüketilebilecek su miktarı ve sulama saatinin ziraat bilirkişisi tarafından tesbiti veya Tarım Müdürlüğünden ürün bazında alınacak sulama sezonu ve saat bilgisi çerçevesinde veya tesbit tutanağında belirtilen devreden geçen anlık akım miktarına göre, ihtilafsız aynı dönemdeki tüketim miktarına göre, aynı yörede bulunan benzer kullanım yerlerine göre, projesinde belirtilen güce, ortalama çalışma saatlerine göre, elektrik bilirkişisinin raporu ile belirlenmesi gerektiğinden; ziraat bilirkişisinin katılımıyla usulünce keşif yapılıp elektrik bilirkişinden ek rapor alınarak sanığın tüketim miktarının belirlenmesini engelleyecek bir eyleminin olmadığı, karşılıksız yararlanma kastıyla hareket etmediği tesbiti halinde beraat kararı verilmesi gerekeceği, tüketim miktarının belirlenmesini engelleyerek karşılıksız yararlanma kastıyla hareket ettiğinin tesbiti halinde sanığın tüketim miktarının belirlenmesini engelleyecek bir eyleminin olmadığı, karşılıksız yararlanma kastıyla hareket etmediği tesbiti halinde beraat kararı verilmesi gerekeceği, tüketim miktarının belirlenmesini engelleyerek karşılıksız yararlanma kastıyla hareket ettiğinin tesbiti halinde; kurum zararının soruşturma aşamasında ödenmesi halinde TCK'nın 168/5. fıkrası gereğince kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmesi gerekli olduğu, bu konuda soruşturma aşamasında yapılması gerekip yapılmayan usuli işlemlerin kovuşturma aşamasında tamamlanması sebebiyle bilirkişi tarafından normal tarifeye göre hesaplanan vergili ve cezasız kurum zararının, varsa daha önce yapılan ödemeler kurumdan sorulup mahsup edildikten sonra kalan miktar belirlenip, verilecek makul sürede ödenmesi halinde etkin pişmanlıktan faydalanabileceği, TCK’nın 168/5 ve CMK'nın 223/8. fıkraları uyarınca kovuşturma şartı gerçekleşmediği için düşme kararı verileceği ödenmediği takdirde yargılamaya devamla dosyadaki delillere göre hüküm kurulacağı tebliğ ve ihtar edilip yüze karşı ise talep etmesi halinde, tebligat yapılıyorsa makul bir süre verilerek sonucuna göre hüküm kurulması gerektiği halde eksik kovuşturma ile mahkumiyet hükmü kurulması,
2-Kabule göre de;
Cezası ertelenen sanık hakkında belirlenen denetim süresinin hükmolunan ceza süresinden az olamayacağının gözetilmemesi suretiyle TCK'nın 51/3. maddesine aykırı davranılması,
Bozmayı gerektirmiş, katılan ... Ş. vekilinin temyiz nedenleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, 25/12/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?