Yargıtay17. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 17. Ceza Dairesi E.2017/3210 K.2017/11313
Özet: (1) 22.07.2002 tarihinde işlenen hırsızlık suçu için sanık başlatmış olan işleme hitap edilen ve 19.01.2017’de hükmün açıklanmasının üzerine belirli süre içinde temyiz edilmekte olan davada, mahkemenin 05.06.2009’de kesinleşen hükmün “hükmün açıklanmasının geri bırakılması” kararının ardından 2013’te ikinci hırsızlık suçunu işlediği ve 2016’da yeni mahkumiyet hükmüne konu olduğu görülmektedir. (2) Mahkeme, zamanaşımı süresinin dolduğu gerekçesiyle 09.10.2017’de oybirliğiyle kararla, sanığın ilgili işi (hırsızlık) nedeniyle açılan kamu davasını zamanaşımı nedeniyle düşürmüş ve kararın bozulma
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Hırsızlık
HÜKÜM: Mahkumiyet
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Sanığın suça konu eylemi için mahkemece verilen kararların Yargıtay Yüksek 6. ve 7. Ceza Daire'lerince bozulduğunun anlaşılması karşısında; suça konu eylemin temyiz incelemesine tabi olduğu anlaşılmakla yapılan incelemede;
Sanık için; mahkemenin 22.07.2002 tarihinde işlenen suç için 16.04.2009 tarihinde 5271 sayılı CMK'nın 231/6-son cümlesi hükmü uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verdiği ve bu kararın 05.06.2009 tarihinde kesinleştiği, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararın kesinleşmesinden itibaren ve denetim süresi içinde işlenen kasıtlı suçtan dolayı verilen ve 07.06.2016 tarihinde kesinleşen mahkumiyet hükmü nedeniyle 19.01.2017 tarihinde hükmün açıklandığı; böylelikle hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği 05.06.2009 ila deneme süresi içinde ikinci suçu işlediği 29.01.2013 tarihleri arasında dava zamanaşımının durduğu gözetilerek yapılan incelemede;
Suçun işlendiği tarih olan 22.07.2002 ile inceleme tarihi arasında sanık hakkında uygulanan ve zamanaşımı süresi bakımından lehe olan 765 sayılı TCK'nın 491/4 maddesinde öngörülen cezanın tür ve süresine göre aynı Yasanın 102/4, 104/2. maddelerinde yazılı 7 yıl 6 aylık sürenin geçmiş bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ...'nın temyiz nedeni bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasa'nın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK’nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanık hakkında açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, 09.10.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Hırsızlık
HÜKÜM: Mahkumiyet
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Sanığın suça konu eylemi için mahkemece verilen kararların Yargıtay Yüksek 6. ve 7. Ceza Daire'lerince bozulduğunun anlaşılması karşısında; suça konu eylemin temyiz incelemesine tabi olduğu anlaşılmakla yapılan incelemede;
Sanık için; mahkemenin 22.07.2002 tarihinde işlenen suç için 16.04.2009 tarihinde 5271 sayılı CMK'nın 231/6-son cümlesi hükmü uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verdiği ve bu kararın 05.06.2009 tarihinde kesinleştiği, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararın kesinleşmesinden itibaren ve denetim süresi içinde işlenen kasıtlı suçtan dolayı verilen ve 07.06.2016 tarihinde kesinleşen mahkumiyet hükmü nedeniyle 19.01.2017 tarihinde hükmün açıklandığı; böylelikle hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği 05.06.2009 ila deneme süresi içinde ikinci suçu işlediği 29.01.2013 tarihleri arasında dava zamanaşımının durduğu gözetilerek yapılan incelemede;
Suçun işlendiği tarih olan 22.07.2002 ile inceleme tarihi arasında sanık hakkında uygulanan ve zamanaşımı süresi bakımından lehe olan 765 sayılı TCK'nın 491/4 maddesinde öngörülen cezanın tür ve süresine göre aynı Yasanın 102/4, 104/2. maddelerinde yazılı 7 yıl 6 aylık sürenin geçmiş bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ...'nın temyiz nedeni bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasa'nın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK’nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanık hakkında açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, 09.10.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.