Yargıtay 17. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 17. Ceza Dairesi E.2016/9644 K.2017/15943
Özet: Uyuşturma: Sanığın, pazarda satış yapan müşteki İsmail Gözel'in tezgahından bir portakalı alarak hırsızlık yaptığını iddia etmesiyle ilgili uyuşmazlık; mahkeme, söz konusu eylemin hırsızlık unsurlarını içermediğini değerlendirerek sanığı mahkum etmiştir. Karar sonucunda, mahkeme, 6763 sayılı Kanun ve 5237 TCK hükümleri ışığında, sanığın temyizini kabul ederek, hükmün açıklanıp açıklanmayacağı hususunda, 14 Aralık 2017 gününde oybirliğiyle hükmün bozulmasına karar vermiştir.
MAHKEMESİ: Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ: Hırsızlık
HÜKÜM: Mahkumiyet
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
1-Her ne kadar sanık ...'un, pazarda satış yapan önceden tanıdığı müşteki İsmail Gözel'in tezgahından bir poşet içerisine portakal koyarak almak istediği, satıcının parasını istemesi üzerine sonra veririm diyerek itirazda bulunduğu, bunu da müştekinin kabul etmemesi üzerine tartışma sonucunda portakal poşetini almadan uzaklaşmasından ibaret eyleminde hırsızlık suçunun unsurları bulunmadığı gözetilmeden sanığın mahkumiyetine karar verilmesi,
Kabule göre de;
2-Hükümden sonra 02/12/2016 tarihinde 29906 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK'nın 253. maddesinin 1. fıkrasına eklenen (c) bendi uyarınca ''Mağdurun veya suçtan zarar görenin gerçek veya özel hukuk tüzel kişisi olması koşuluyla, sanık bakımından ayrıca, üst sınırı üç yılı geçmeyen hapis veya adli para cezasını gerektiren suçlar'' ile 5271 sayılı CMK'nın 253. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendine eklenen alt bendler arasında yer alan ve 5237 sayılı TCK'nın 141/1. maddesinde tanımı yapılan hırsızlık suçunun da uzlaşma kapsamına alındığının anlaşılması karşısında; 5237 sayılı TCK'nın 7/2. maddesi uyarınca; ''Suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur.'' hükmü de gözetilerek 6763 sayılı Kanun'un 35. maddesi ile değişik CMK'nın 254. maddesi uyarınca aynı Kanun'un 253. maddesinde belirtilen esas ve usûle göre uzlaştırma işlemleri yerine getirildikten sonra ve sonucuna göre, sanık hakkında hükmün açıklanıp açıklanmayacağının değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ...'un temyiz nedenleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 14.12.2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Hırsızlık
HÜKÜM: Mahkumiyet
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
1-Her ne kadar sanık ...'un, pazarda satış yapan önceden tanıdığı müşteki İsmail Gözel'in tezgahından bir poşet içerisine portakal koyarak almak istediği, satıcının parasını istemesi üzerine sonra veririm diyerek itirazda bulunduğu, bunu da müştekinin kabul etmemesi üzerine tartışma sonucunda portakal poşetini almadan uzaklaşmasından ibaret eyleminde hırsızlık suçunun unsurları bulunmadığı gözetilmeden sanığın mahkumiyetine karar verilmesi,
Kabule göre de;
2-Hükümden sonra 02/12/2016 tarihinde 29906 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK'nın 253. maddesinin 1. fıkrasına eklenen (c) bendi uyarınca ''Mağdurun veya suçtan zarar görenin gerçek veya özel hukuk tüzel kişisi olması koşuluyla, sanık bakımından ayrıca, üst sınırı üç yılı geçmeyen hapis veya adli para cezasını gerektiren suçlar'' ile 5271 sayılı CMK'nın 253. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendine eklenen alt bendler arasında yer alan ve 5237 sayılı TCK'nın 141/1. maddesinde tanımı yapılan hırsızlık suçunun da uzlaşma kapsamına alındığının anlaşılması karşısında; 5237 sayılı TCK'nın 7/2. maddesi uyarınca; ''Suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur.'' hükmü de gözetilerek 6763 sayılı Kanun'un 35. maddesi ile değişik CMK'nın 254. maddesi uyarınca aynı Kanun'un 253. maddesinde belirtilen esas ve usûle göre uzlaştırma işlemleri yerine getirildikten sonra ve sonucuna göre, sanık hakkında hükmün açıklanıp açıklanmayacağının değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ...'un temyiz nedenleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 14.12.2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.