‹ Ana sayfa
Yargıtay 17. Ceza Dairesi Ceza Hukuku

Yargıtay 17. Ceza Dairesi E.2016/8749 K.2016/9797

Esas No: 2016/8749 · Karar No: 2016/9797 · Karar Tarihi: 10.08.2016
Özet: (1) Uyuşmazlık, sanığın hırsızlık suçundan mahkum edilmesinin geçerliliği ve tebliğin usulüne uygunluğu ile ilgiliydi; (2) Mahkeme, tebligatın geçersiz olduğunu ve eksik kovuşturma nedeniyle mahkumiyetin bozulması gerektiğini belirleyerek kararını bozdu.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Hırsızlık

HÜKÜM: Mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle incelenerek, gereği görüşülüp düşünüldü:
7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 35/2. maddesine göre yapılan tebliğin geçerli kabul edilebilmesi için, daha önce aynı adrese, anılan Kanun'un gösterdiği usullere göre bir tebliğ yapılmış ve muhatabın adres kayıt sisteminde yerleşim yeri adresinin de tespit edilememiş olması gerektiği, aksi halde aynı Kanun'un 35. maddesine göre tebliğ yapılmasının mümkün olmadığı, somut olayda, sanığın yokluğunda verilen kararın, sanığın mahkemeye bildirdiği ancak daha önce anılan Kanun'un gösterdiği usullere göre bir tebliğ yapılmamış adresine aynı Kanun'un 35. maddesine göre 18/06/2015 tarihinde tebliğ edildiği, açıklanan nedenlerle bu tebliğ işleminin geçersiz olduğu anlaşılmakla, sanığın kararı öğrenip 25/03/2016 tarihinde yaptığı temyiz başvurusunun süresinde olduğu belirlenerek ve 31/03/2016 tarihli temyiz isteminin reddine dair ek karar kaldırılarak yapılan incelemede;
Sanığın, suça konu cep telefonunu beraat eden sanık ......'e sattığını kabul etmekle birlikte söz konusu telefonu çalmadığını, .... isimli kişiden aldığını ileri sürmesi, hüküm tarihinden sonraki dilekçelerinde bu savunmasını tekrarlaması, buna karşılık sanığın babası ve vasisi olan ...... 23/05/2016 tarihli dilekçesinin ekinde suça konu cep telefonunun sanığa suç tarihinde..... tarafından satıldığına ilişkin belge ibraz etmesi karşısında, ...... isimli kişilerin tanık olarak ifadelerine başvurulduktan sonra sanığın yüklenen hırsızlık suçunu işleyip işlemediğinin irdelenmesi, hırsızlık suçunu işlemediği sonucuna ulaşıldığı takdirde, sanığın 14/03/2014 tarihli dilekçesi de nazara alınarak eyleminin, 5237 sayılı TCK'nın 165/1. maddesindeki suçu oluşturup oluşturmadığının değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden eksik kovuşturmayla yazılı şekilde sanığın mahkumiyetine karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... ve müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan bu sebeplerden dolayı hükmün istem gibi BOZULMASINA, bozmanın niteliğine göre İNFAZIN DURDURULMASINA, başka bir suçtan hükümlü veya tutuklu bulunmadığı takdirde bu suçlardan TAHLİYESİNE, adli tatilde nöbetçi heyet tarafından 10/08/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?