Yargıtay17. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 17. Ceza Dairesi E.2016/8474 K.2016/9970
Özet: (1) Sanıkların hırsızlık ve işyeri dokunulmazlığını ihlal suçlarından mahkumiyet kararı, mala zarar verme suçundan ise hükümün geçerliliği konusundaki temyiz başvurusu; (2) Mahkeme, hırsızlık kararını onaylayıp sanığın tutuklu bulunmasını sürdürürken, mala zarar verme kararını kısmen bozarak ilgili hükümlerin iptalini ve sanıkların salıverilmesini emredmiştir.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Hırsızlık, işyeri dokunulmazlığını ihlal, mala zarar verme
HÜKÜM: Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle incelenerek, gereği görüşülüp düşünüldü:
Adli sicil kaydına göre, 3 aydan fazla hapis cezasını gerektirir mahkumiyeti bulunan sanık ... hakkında, 5237 sayılı TCK'nın 51. maddesinin uygulama olanağının bulunmadığı anlaşılmakla yapılan incelemede:
I-Sanıklar hakkında hırsızlık, sanık ... hakkında işyeri dokunulmazlığını ihlal suçlarından kurulan hükümlerin incelenmesinde:
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre, sanık ... ve müdafii ile sanık ... müdafiinin temyiz nedenleri yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle, usul ve kanuna uygun bulunan hükümlerin tebliğnameye uygun olarak ONANMASINA, 671 sayılı Kanun Hükmündeki Kararnamenin 32. maddesi dikkate alınarak, sanık ...’ın tutuklu bulunduğu hırsızlık suçundan TAHLİYESİNE, başka suçtan tutuklu veya hükümlü değil ise derhal salıverilmesi için Keskin Cumhuriyet Başsavcılığına yazı yazılmasına,
II-Sanıklar hakkında mala zarar verme, sanık ... hakkında işyeri dokunulmazlığını ihlal suçlarından kurulan hükümlerin incelenmesinde:
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçların sanıklar tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz nedenleri de yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Mağdurun zararının kovuşturma aşamasında giderilmesi karşısında, sanıklar hakkında mala zarar verme suçundan kurulan hükümde, 5237 sayılı TCK'nın 168/2. maddesinde düzenlenen etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanma koşullarının gerçekleştiğinin gözetilmemesi,
2-Sanıklar müdafiilerinin, 20.01.2016 tarihli oturumdaki lehe hükümlerin uygulanması isteğinin; mevcut koşul ve uygulanabilirlik sınırları dairesinde, sanık ... hakkında 5237 sayılı TCK'nın 50 ve 51; sanık ... hakkında anılan Yasa'nın 50. maddesini de kapsadığı gözetilmeden, bu konuda olumlu ya da olumsuz bir karar verilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... ve müdafii ile sanık ... müdafiinin temyiz nedenleri ve tebliğnamedeki düşünce bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenlerle tebliğnameye kısmen uygun olarak BOZULMASINA, 21.09.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Hırsızlık, işyeri dokunulmazlığını ihlal, mala zarar verme
HÜKÜM: Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle incelenerek, gereği görüşülüp düşünüldü:
Adli sicil kaydına göre, 3 aydan fazla hapis cezasını gerektirir mahkumiyeti bulunan sanık ... hakkında, 5237 sayılı TCK'nın 51. maddesinin uygulama olanağının bulunmadığı anlaşılmakla yapılan incelemede:
I-Sanıklar hakkında hırsızlık, sanık ... hakkında işyeri dokunulmazlığını ihlal suçlarından kurulan hükümlerin incelenmesinde:
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre, sanık ... ve müdafii ile sanık ... müdafiinin temyiz nedenleri yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle, usul ve kanuna uygun bulunan hükümlerin tebliğnameye uygun olarak ONANMASINA, 671 sayılı Kanun Hükmündeki Kararnamenin 32. maddesi dikkate alınarak, sanık ...’ın tutuklu bulunduğu hırsızlık suçundan TAHLİYESİNE, başka suçtan tutuklu veya hükümlü değil ise derhal salıverilmesi için Keskin Cumhuriyet Başsavcılığına yazı yazılmasına,
II-Sanıklar hakkında mala zarar verme, sanık ... hakkında işyeri dokunulmazlığını ihlal suçlarından kurulan hükümlerin incelenmesinde:
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçların sanıklar tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz nedenleri de yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Mağdurun zararının kovuşturma aşamasında giderilmesi karşısında, sanıklar hakkında mala zarar verme suçundan kurulan hükümde, 5237 sayılı TCK'nın 168/2. maddesinde düzenlenen etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanma koşullarının gerçekleştiğinin gözetilmemesi,
2-Sanıklar müdafiilerinin, 20.01.2016 tarihli oturumdaki lehe hükümlerin uygulanması isteğinin; mevcut koşul ve uygulanabilirlik sınırları dairesinde, sanık ... hakkında 5237 sayılı TCK'nın 50 ve 51; sanık ... hakkında anılan Yasa'nın 50. maddesini de kapsadığı gözetilmeden, bu konuda olumlu ya da olumsuz bir karar verilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... ve müdafii ile sanık ... müdafiinin temyiz nedenleri ve tebliğnamedeki düşünce bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenlerle tebliğnameye kısmen uygun olarak BOZULMASINA, 21.09.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.