Yargıtay17. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 17. Ceza Dairesi E.2016/5752 K.2017/16646
Özet: Uyuşmazlık, 18 yaşından küçük bir çocuğun hırsızlık suçundan dolayı mahkumiyet kararının, mandatory temsilci atanmadan avukatlık ücreti alınması nedeniyle Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi 6/3‑c hükümlerine aykırı olduğu gerekçesiyle temyiz edilmesiydi; mahkeme, 5271 sayılı yasaya ve 1412 sayılı CMUK’a göre yargılama giderinin yerine hazineye bırakılmasını sağlayarak kararın bozulması ve yeniden düzenlenmesi yönünde karar vererek temyiz hakkını sonlandırdı.
MAHKEMESİ: Çocuk Mahkemesi SUÇ: Hırsızlık
HÜKÜM: Mahkumiyet Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü: Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 18.03.2008 gün, 2007/9-7 Esas ve 2008/56 Karar sayılı kararında açıklandığı üzere, kendisine zorunlu müdafii atandığından haberi olmayan suça sürüklenen çocuğun öğrenme üzerine yaptığı temyiz talebi süresinde kabul edilerek yapılan inceleme neticesinde; Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun suça sürüklenen çocuk tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir. Ancak; Mahkemece 5271 sayılı Yasa'nın 150/2. maddesi uyarınca, 18 yaşından küçük suça sürüklenen çocuğun savunmasını yapmak üzere zorunlu müdafinin görevlendirilmesi nedeniyle, müdafiye ödenen avukatlık ücretinin dosyadaki bilgilerden yeterli mali geliri bulunmadığı anlaşılan sanığa yargılama gideri olarak yükletilmesine karar verilmesi suretiyle Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 6/3-c maddesindeki düzenlemeye aykırılık meydana getirilmesi; kalan 11 TL'nin CMK'nın 324/4. maddesine 6352 sayılı Kanun'un 100. maddesiyle eklenen değişiklik gözetilerek, terkin edilecek miktar olan 20,00 TL'nin altında kaldığının anlaşılması karşısında, hazineye yükletilmesine karar verilmesi gerektiğinin düşünülmemesi, Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk ...'ın temyiz nedeni bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedenleri yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasa'nın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK'nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından yargılama giderlerinin suça sürüklenen çocuktan alınmasına ilişkin bölüm çıkarılarak, yerine ''hazine üzerinde bırakılmasına'' cümlesinin eklenmesi suretiyle diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 26.12.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
HÜKÜM: Mahkumiyet Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü: Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 18.03.2008 gün, 2007/9-7 Esas ve 2008/56 Karar sayılı kararında açıklandığı üzere, kendisine zorunlu müdafii atandığından haberi olmayan suça sürüklenen çocuğun öğrenme üzerine yaptığı temyiz talebi süresinde kabul edilerek yapılan inceleme neticesinde; Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun suça sürüklenen çocuk tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir. Ancak; Mahkemece 5271 sayılı Yasa'nın 150/2. maddesi uyarınca, 18 yaşından küçük suça sürüklenen çocuğun savunmasını yapmak üzere zorunlu müdafinin görevlendirilmesi nedeniyle, müdafiye ödenen avukatlık ücretinin dosyadaki bilgilerden yeterli mali geliri bulunmadığı anlaşılan sanığa yargılama gideri olarak yükletilmesine karar verilmesi suretiyle Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 6/3-c maddesindeki düzenlemeye aykırılık meydana getirilmesi; kalan 11 TL'nin CMK'nın 324/4. maddesine 6352 sayılı Kanun'un 100. maddesiyle eklenen değişiklik gözetilerek, terkin edilecek miktar olan 20,00 TL'nin altında kaldığının anlaşılması karşısında, hazineye yükletilmesine karar verilmesi gerektiğinin düşünülmemesi, Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk ...'ın temyiz nedeni bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedenleri yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasa'nın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK'nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından yargılama giderlerinin suça sürüklenen çocuktan alınmasına ilişkin bölüm çıkarılarak, yerine ''hazine üzerinde bırakılmasına'' cümlesinin eklenmesi suretiyle diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 26.12.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.