Yargıtay 17. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 17. Ceza Dairesi E.2016/3693 K.2016/8807
Özet: Mahkeme, 5237 sayılı Yasa’nın 61. maddesi uyarınca hırsızlık eylemini 142/1‑b, 168/1, 62 ve 53. maddeleri açısından incelerken, 765 sayılı TCK’nın 493/1, 522, 523 ve 59. maddelerinin yargılamaya uygun olmadığını değerlendirerek, 13.06.2016 tarihinde oybirliğiyle kararını kabul etti.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Hırsızlık
HÜKÜM: Uyarlama talebinin reddine
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle incelenerek, gereği görüşülüp düşünüldü:
1-5252 sayılı Yasa'nın 9/3. maddesi uyarınca hükümlü yararına olan hükmün, önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümlerinin olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle bulunacağı gözetilerek, 5237 sayılı Yasa'ya göre hırsızlık, konut dokunulmazlığını ihlal ve mala zarar verme suçlarını oluşturan eylemleri nedeniyle 5237 sayılı Yasa'nın 61. maddesi uyarınca, temel cezanın ne şekilde saptanacağının belirlenmesi ve bireyselleştirmenin yapılması için duruşma açılmasının zorunlu olduğunun gözetilmemesi,
2-5237 sayılı Yasa'nın 141 ve 142. maddelerinde tanımlanan hırsızlık suçu ile 765 sayılı TCK'nın 493/1, 522, 523 ve 59. maddelerinde yer alan suçun öğelerinin farklı olduğu; hükümlünün eyleminin, 5237 sayılı TCK'nın 142/1-b, 168/1, 62 ve 53. maddesine uyan hırsızlık suçunu oluşturduğu, 765 sayılı TCK ile 5237 sayılı TCK’nın ilgili maddeleri uyarınca denetime olanak verecek şekilde ayrı ayrı uygulamalar yapılıp, cezalar belirlenip, sonuç cezaların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle lehe olan Yasa'nın belirlenmesi zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş, hükümlü ...'nin temyiz nedenleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, ilk hükümdeki ceza süresini aşmamak koşuluyla infaz aşamasında verilen uyarlama kararlarının kazanılmış hak oluşturmayacağının gözetilmesine, 13.06.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Hırsızlık
HÜKÜM: Uyarlama talebinin reddine
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle incelenerek, gereği görüşülüp düşünüldü:
1-5252 sayılı Yasa'nın 9/3. maddesi uyarınca hükümlü yararına olan hükmün, önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümlerinin olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle bulunacağı gözetilerek, 5237 sayılı Yasa'ya göre hırsızlık, konut dokunulmazlığını ihlal ve mala zarar verme suçlarını oluşturan eylemleri nedeniyle 5237 sayılı Yasa'nın 61. maddesi uyarınca, temel cezanın ne şekilde saptanacağının belirlenmesi ve bireyselleştirmenin yapılması için duruşma açılmasının zorunlu olduğunun gözetilmemesi,
2-5237 sayılı Yasa'nın 141 ve 142. maddelerinde tanımlanan hırsızlık suçu ile 765 sayılı TCK'nın 493/1, 522, 523 ve 59. maddelerinde yer alan suçun öğelerinin farklı olduğu; hükümlünün eyleminin, 5237 sayılı TCK'nın 142/1-b, 168/1, 62 ve 53. maddesine uyan hırsızlık suçunu oluşturduğu, 765 sayılı TCK ile 5237 sayılı TCK’nın ilgili maddeleri uyarınca denetime olanak verecek şekilde ayrı ayrı uygulamalar yapılıp, cezalar belirlenip, sonuç cezaların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle lehe olan Yasa'nın belirlenmesi zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş, hükümlü ...'nin temyiz nedenleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, ilk hükümdeki ceza süresini aşmamak koşuluyla infaz aşamasında verilen uyarlama kararlarının kazanılmış hak oluşturmayacağının gözetilmesine, 13.06.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.