Yargıtay 17. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 17. Ceza Dairesi E.2016/15286 K.2017/9950
Özet: Sanığın 2002 okyanusu hırsızlık suçundan 18.09.2017’de tebliğnameye aykırı olarak, 2016/15286 E. dosyasının, 2017/9950 K. temyiz incelemesinde zamanaşımı ve kanun çerçevesi göz önünde bulundurularak, 1.0% ayrıca (1) (1) (1) (1) vb. yasal hükümlerin uygulamasıyla 1.0% 18.09.2017 tarihinde oybirliğiyle Hâkim Tarafından HUKUKİ İŞLEM'in BOZULMASINDA ANİRTİ.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Hırsızlık
HÜKÜM: Mahkumiyet
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Sanığın eylemi gece gerçekleştirmesi nedeniyle zamanaşımı süresinin dolmadığı anlaşılmakla tebliğnamedeki düşünce benimsenmemiştir.
Dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre, suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Sanığın eylemine uyan 765 sayılı TCK’nın 493/1, 59/2 ve 81/2-3 maddelerine göre, 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK’nın aynı suça uyan 142/1-b, 143/1, 62, 53, 151/1, 62, (53). maddelerinde öngörülen cezaların türleri, alt ve üst sınırları ile suç tarihi olan 20.10.2002 tarihinden itibaren mala zarar verme suçu açısından TCK'nın 66/1-e, 67. maddeleri gereğince 12 yıllık kesintili zamanaşımı süresinin dolduğu da dikkate alınarak, değerlendirme yapılıp sonucuna göre lehe yasanın saptanması gerektiğinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ...'ın temyiz nedeni bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, 18.09.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Hırsızlık
HÜKÜM: Mahkumiyet
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Sanığın eylemi gece gerçekleştirmesi nedeniyle zamanaşımı süresinin dolmadığı anlaşılmakla tebliğnamedeki düşünce benimsenmemiştir.
Dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre, suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Sanığın eylemine uyan 765 sayılı TCK’nın 493/1, 59/2 ve 81/2-3 maddelerine göre, 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK’nın aynı suça uyan 142/1-b, 143/1, 62, 53, 151/1, 62, (53). maddelerinde öngörülen cezaların türleri, alt ve üst sınırları ile suç tarihi olan 20.10.2002 tarihinden itibaren mala zarar verme suçu açısından TCK'nın 66/1-e, 67. maddeleri gereğince 12 yıllık kesintili zamanaşımı süresinin dolduğu da dikkate alınarak, değerlendirme yapılıp sonucuna göre lehe yasanın saptanması gerektiğinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ...'ın temyiz nedeni bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, 18.09.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.