Yargıtay 17. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 17. Ceza Dairesi E.2015/939 K.2015/548
Özet: Uyuşmazlık konusu, sanıkların konut dokunulmazlığını ihlal ederek hırsızlık ve mala zarar verme suçlarını işlediği iddiasıydı; mahkeme, bu suçun işlendiğini kabul edip 5237 sayılı TCK’nın ilgili maddelerine göre hüküm verdi. Mahkeme, temyiz gerekçelerini değerlendirerek kararını bozulmasına karar verip yeni bir mahkumiyet kararı çıkarmayı reddetti.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Hırsızlık, konut dokunulmazlığını ihlal, mala zarar verme
HÜKÜM: Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle incelenerek, gereği görüşülüp düşünüldü:
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Hüküm kurulurken çalınan araç ve eşyaların değeri dikkate alınmadan ve alt sınırdan uzaklaşılmadan karar verilmesi,
2-Suç tarihinde güneşin saat:20.29'da battığı, tanık ...'nın müştekinin aracının saat:20.30-21.00 sıralarında çalındığını beyan ettiği ve sanık ..'ın da suç saati konusunda benzer beyanda bulunduğunun anlaşılması karşısında; eylemin gündüz vakti işlendiği gözetilmeden, gece işlendiğinden bahisle yazılı şekilde karar verilmesi,
3-Sanıkların yakalandıktan sonra çalınan eşyalardan bir kısmının bulundukları yeri polislere gösterdikleri ve müştekiye iadesini sağladıkları ancak, teslim edilmeyen eşya ve para olması nedeniyle iadenin kısmi olduğunun anlaşılması karşısında, 5237 sayılı TCK'nın 168/4. maddesi gereğince müştekinin kısmi iadeye rıza gösterip göstermeyeceği tespit edildikten sonra sanıklar hakkında uygulama yapılması gerektiğinin gözetilmemesi,
4-Sanık ...'ın önceki mahkumiyet hükmünde iki ayrı suçtan aldığı cezalardan, ağır olan yerine her iki cezanın tekerrüre esas alınması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ... ve ... müdafiilerinin temyiz nedenleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenlerle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığı ile 1412 sayılı CMUK'nın 326/son maddesi uyarınca kazanılmış hakkın korunmasına, 09.04.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Hırsızlık, konut dokunulmazlığını ihlal, mala zarar verme
HÜKÜM: Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle incelenerek, gereği görüşülüp düşünüldü:
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Hüküm kurulurken çalınan araç ve eşyaların değeri dikkate alınmadan ve alt sınırdan uzaklaşılmadan karar verilmesi,
2-Suç tarihinde güneşin saat:20.29'da battığı, tanık ...'nın müştekinin aracının saat:20.30-21.00 sıralarında çalındığını beyan ettiği ve sanık ..'ın da suç saati konusunda benzer beyanda bulunduğunun anlaşılması karşısında; eylemin gündüz vakti işlendiği gözetilmeden, gece işlendiğinden bahisle yazılı şekilde karar verilmesi,
3-Sanıkların yakalandıktan sonra çalınan eşyalardan bir kısmının bulundukları yeri polislere gösterdikleri ve müştekiye iadesini sağladıkları ancak, teslim edilmeyen eşya ve para olması nedeniyle iadenin kısmi olduğunun anlaşılması karşısında, 5237 sayılı TCK'nın 168/4. maddesi gereğince müştekinin kısmi iadeye rıza gösterip göstermeyeceği tespit edildikten sonra sanıklar hakkında uygulama yapılması gerektiğinin gözetilmemesi,
4-Sanık ...'ın önceki mahkumiyet hükmünde iki ayrı suçtan aldığı cezalardan, ağır olan yerine her iki cezanın tekerrüre esas alınması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ... ve ... müdafiilerinin temyiz nedenleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenlerle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığı ile 1412 sayılı CMUK'nın 326/son maddesi uyarınca kazanılmış hakkın korunmasına, 09.04.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.