Yargıtay17. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 17. Ceza Dairesi E.2015/6357 K.2015/8581
Özet: Uyuşmazlık konusu: Sanığın hırsızlık suçundan mahkum edilmesinde, yakalama tutanağına göre yapılan itiraf ve ek mağduriyetlerin dikkate alınmaması nedeniyle TCK 168/1 ve 53/1 maddelerinin uygulanmadığı iddiası. Mahkeme sonucu: Temyiz kararında, sanığın hırsızlık suçundan mahkumiyetine ilişkin hüküm bozuldu; yeni kararla hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar velayet, vesayet ve kayyımlık haklarından yoksun bırakılması gerektiği kabul edildi.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Hırsızlık
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle incelenerek, gereği görüşülüp düşünüldü:
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; atılı suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Yakalama tutanağına göre, sanığın aynı gün işlediği başka bir olay nedeniyle yakalandığında samimi itirafta bulunarak, yanında arkadaşları.... ve .... ile birlikte yakalandıkları market dışında 4 ayrı markete daha girdikleri, bu işyerlerinden çaldıkları malzemeleri yakınlarda park halinde bulunan ... plakalı araca yüklediklerini söyleyip, müştekinin sorumlusu olduğu marketin yerini göstererek, suça konu çocuk mamalarının, soruşturma aşamasında müştekiye iadesini sağladığının anlaşılması karşısında sanık hakkında atılı suçtan kurulan hükümde TCK'nın 168/1. maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
2-Kasten işlemiş olduğu suç dolayısıyla hapis cezasıyla mahkûmiyetinin yasal sonucu olarak sanığın, 5237 sayılı TCK’nın 53/1. maddesinin (a), (b), (c), (d), (e) bentlerinde yazılı haklardan aynı maddenin 2. fıkrası uyarınca cezasının infazı tamamlanıncaya kadar, kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise anılan maddenin 3. fıkrası uyarınca mahkûm olduğu hapis cezasından koşullu salıverilinceye kadar yoksun bırakılmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... müdafiinin temyiz nedeni bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 03.11.2015 gününde oy birliğiyle karar verildi.
SUÇ: Hırsızlık
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle incelenerek, gereği görüşülüp düşünüldü:
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; atılı suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Yakalama tutanağına göre, sanığın aynı gün işlediği başka bir olay nedeniyle yakalandığında samimi itirafta bulunarak, yanında arkadaşları.... ve .... ile birlikte yakalandıkları market dışında 4 ayrı markete daha girdikleri, bu işyerlerinden çaldıkları malzemeleri yakınlarda park halinde bulunan ... plakalı araca yüklediklerini söyleyip, müştekinin sorumlusu olduğu marketin yerini göstererek, suça konu çocuk mamalarının, soruşturma aşamasında müştekiye iadesini sağladığının anlaşılması karşısında sanık hakkında atılı suçtan kurulan hükümde TCK'nın 168/1. maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
2-Kasten işlemiş olduğu suç dolayısıyla hapis cezasıyla mahkûmiyetinin yasal sonucu olarak sanığın, 5237 sayılı TCK’nın 53/1. maddesinin (a), (b), (c), (d), (e) bentlerinde yazılı haklardan aynı maddenin 2. fıkrası uyarınca cezasının infazı tamamlanıncaya kadar, kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise anılan maddenin 3. fıkrası uyarınca mahkûm olduğu hapis cezasından koşullu salıverilinceye kadar yoksun bırakılmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... müdafiinin temyiz nedeni bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 03.11.2015 gününde oy birliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.