Yargıtay 17. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 17. Ceza Dairesi E.2015/2002 K.2015/1280
Özet: Uyuşmazlık konusu: Sanığın evin anahtarını nasıl ele geçirdiği ve hırsızlık malının üçüncü kişiye satılması durumunda TCK 168. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağıdır. Mahkeme, failin iyiniyetli satın alana ödeme iadesi yapması gerektiğini kabul ederek, 5237 sayılı TC Kanunu’nun ilgili maddelerini uygulamaya koyarak mahkumiyet kararı vermiştir.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Hırsızlık, konut dokunulmazlığını ihlal
HÜKÜM: Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle incelenerek, gereği görüşülüp düşünüldü:
Dairemizce de benimsenen ve Y.C.G.K.'nın 26.03.2013 günlü, 2012/6-1232 esas ve 2013/106 karar sayılı içtihadında belirtildiği üzere, çalınan malın 3. kişiye satılması halinde; 5237 sayılı TCK’nın 168. maddesinin uygulanabilmesi için hırsızlık suçunun failinin, sattığı yeri veya kişiyi söyleyerek çalınan malın, hırsızlık suçunun mağduruna iadesini sağlamasının tek başına yeterli olmadığı, failin bizzat pişmanlık göstererek, satın alan iyiniyetli ise; sattığı yeri veya kişiyi söyleyerek çalınan malın hırsızlık suçunun mağduruna iadesini sağlamasının yanında aynen geri verme veya tazmin suretiyle satın alanın zararını da gidermesi, kötü niyetliyse; satın alandan elde ettiği para veya sağladığı menfaati, kazanç müsaderesine konu edilmek üzere soruşturma makamlarına teslim etmesi gerekir. Esasen iyiniyetli olan satın alanda bulunan ve hırsızlık suçuna konu olan eşyaya elkonulamaz. Hırsızlık suçuna konu eşyaya elkonulmasına rağmen, failin satın alandan aldığı para veya sağladığı menfaatin satına alana iade edilmemesi halinde, satın alana Devlet eliyle haksızlık yapılmış olur.
Somut olayda, satın alan hakkında mahkemece 5237 sayılı TCK'nın 165. maddesinden beraat kararı verildiğine göre, iyiniyetli olarak kabul edilmesi gereken satın alana ödediği paranın da iade edilmesi halinde, etkin pişmanlık hükümleri uygulanabileceği için TCK'nın 168. maddesinin uygulanma koşulları bulunmaması nedeniyle tebliğnamede bozma isteyen (2) numaralı düşünce benimsenmemiştir.
1-Sanığın savunmasında anahtarı halasının oğlundan aldığını belirtmesi nedeniyle, müştekiden sanığın evin anahtarını nasıl ele geçirdiği sorulup, eğer haksız bir ele geçirme varsa 5237 sayılı TCK'nın 142/2-d, aksi takdirde aynı Yasanın 142/1-b maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
2-Sanığın daha önceden müştekinin evinde kaldığının anlaşılması ve tarafların akraba olması nedeniyle suç tarihinde sanığın müştekinin evine girmesine rızasının olup-olmadığı sorularak, sonucuna göre hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... müdafiinin temyiz nedenleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 28.04.2015 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
SUÇ: Hırsızlık, konut dokunulmazlığını ihlal
HÜKÜM: Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle incelenerek, gereği görüşülüp düşünüldü:
Dairemizce de benimsenen ve Y.C.G.K.'nın 26.03.2013 günlü, 2012/6-1232 esas ve 2013/106 karar sayılı içtihadında belirtildiği üzere, çalınan malın 3. kişiye satılması halinde; 5237 sayılı TCK’nın 168. maddesinin uygulanabilmesi için hırsızlık suçunun failinin, sattığı yeri veya kişiyi söyleyerek çalınan malın, hırsızlık suçunun mağduruna iadesini sağlamasının tek başına yeterli olmadığı, failin bizzat pişmanlık göstererek, satın alan iyiniyetli ise; sattığı yeri veya kişiyi söyleyerek çalınan malın hırsızlık suçunun mağduruna iadesini sağlamasının yanında aynen geri verme veya tazmin suretiyle satın alanın zararını da gidermesi, kötü niyetliyse; satın alandan elde ettiği para veya sağladığı menfaati, kazanç müsaderesine konu edilmek üzere soruşturma makamlarına teslim etmesi gerekir. Esasen iyiniyetli olan satın alanda bulunan ve hırsızlık suçuna konu olan eşyaya elkonulamaz. Hırsızlık suçuna konu eşyaya elkonulmasına rağmen, failin satın alandan aldığı para veya sağladığı menfaatin satına alana iade edilmemesi halinde, satın alana Devlet eliyle haksızlık yapılmış olur.
Somut olayda, satın alan hakkında mahkemece 5237 sayılı TCK'nın 165. maddesinden beraat kararı verildiğine göre, iyiniyetli olarak kabul edilmesi gereken satın alana ödediği paranın da iade edilmesi halinde, etkin pişmanlık hükümleri uygulanabileceği için TCK'nın 168. maddesinin uygulanma koşulları bulunmaması nedeniyle tebliğnamede bozma isteyen (2) numaralı düşünce benimsenmemiştir.
1-Sanığın savunmasında anahtarı halasının oğlundan aldığını belirtmesi nedeniyle, müştekiden sanığın evin anahtarını nasıl ele geçirdiği sorulup, eğer haksız bir ele geçirme varsa 5237 sayılı TCK'nın 142/2-d, aksi takdirde aynı Yasanın 142/1-b maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
2-Sanığın daha önceden müştekinin evinde kaldığının anlaşılması ve tarafların akraba olması nedeniyle suç tarihinde sanığın müştekinin evine girmesine rızasının olup-olmadığı sorularak, sonucuna göre hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... müdafiinin temyiz nedenleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 28.04.2015 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.