Yargıtay 17. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 17. Ceza Dairesi E.2015/15352 K.2016/7929
Özet: Uyuşmazlık, sanığın hırsızlık suçundan dolayı mahkumiyet kararıyla ilgili olarak infaz rejiminin ve denetimli serbestlik tedbirinin uygulanıp uygulanmayacağı konusundaki temyiz gerekçesidir; Mahkeme, 5237 sayılı TCK’nın 58/1‑2‑b maddesine göre mükerrer hırsızlık nedeniyle infaz rejimi ve denetimli serbestlik tedbirinin geçerli olmadığını kabul ederek, sanığın hırsızlık suçundan mahkumiyet kararının tekerrür kısmını bozmaya karar verdi.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Hırsızlık
HÜKÜM: Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle incelenerek, gereği görüşülüp düşünüldü:
Sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesindeki haklardan yoksun bırakılmasına karar verilmemiş ise de, hükümlülüğün yasal sonucu olarak infaz aşamasında dikkate alınması olanaklı görüldüğünden bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz nedenleri de yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Tekerrüre esas alınan Ankara 26. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 17.05.2006 gün, 2006/75 Esas ve 2006/385 Karar sayılı kararına konu hapis cezasının 15.09.2007 tarihinde infaz edildiği ve temyiz incelemesine konu olan suçun 5237 sayılı TCK’nın 58/1-2-b. maddesinde öngörülen 3 yıllık süre geçtikten sonra 30.11.2011 gününde işlendiğinin anlaşılması karşısında; sanık hakkında anılan yasa maddesi gereğince mükerrirlere özgü infaz rejiminin ve denetimli serbestlik tedbirinin uygulanamayacağının gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ...'ın temyiz nedenleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 5320 sayılı Yasa'nın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanık hakkında hırsızlık suçundan dolayı kurulan hükümden tekerrür uygulanmasına ilişkin kısmının çıkartılması suretiyle, eleştiri dışında diğer yönleri usul ve yasaya uygun olan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 25.05.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Hırsızlık
HÜKÜM: Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle incelenerek, gereği görüşülüp düşünüldü:
Sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesindeki haklardan yoksun bırakılmasına karar verilmemiş ise de, hükümlülüğün yasal sonucu olarak infaz aşamasında dikkate alınması olanaklı görüldüğünden bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz nedenleri de yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Tekerrüre esas alınan Ankara 26. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 17.05.2006 gün, 2006/75 Esas ve 2006/385 Karar sayılı kararına konu hapis cezasının 15.09.2007 tarihinde infaz edildiği ve temyiz incelemesine konu olan suçun 5237 sayılı TCK’nın 58/1-2-b. maddesinde öngörülen 3 yıllık süre geçtikten sonra 30.11.2011 gününde işlendiğinin anlaşılması karşısında; sanık hakkında anılan yasa maddesi gereğince mükerrirlere özgü infaz rejiminin ve denetimli serbestlik tedbirinin uygulanamayacağının gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ...'ın temyiz nedenleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 5320 sayılı Yasa'nın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanık hakkında hırsızlık suçundan dolayı kurulan hükümden tekerrür uygulanmasına ilişkin kısmının çıkartılması suretiyle, eleştiri dışında diğer yönleri usul ve yasaya uygun olan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 25.05.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.