‹ Ana sayfa
Yargıtay 16. Hukuk Dairesi Gayrimenkul ve Emlak Hukuku Miras Hukuku

Yargıtay 16. Hukuk Dairesi E.2012/7260 K.2012/10360

Esas No: 2012/7260 · Karar No: 2012/10360 · Karar Tarihi: 06.12.2012
Özet: (1) Davacı, genel kadastroyla tescillenmiş tapu kaydının iptali ve taşınmazın mirasçıları adına tescil istemiyle dava açtı; (2) Mahkeme, tapu kaydının taşınmaza uymadığını ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğinin gerçekleşmediğini belirterek davayı reddetti.
MAHKEMESİ: SULH HUKUK MAHKEMESİ

Davacı tarafça genel kadastro ile oluşan tapu kaydının iptali ve tescil istemi ile tapu kaydına dayanılarak açılan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında ... Köyü çalışma alanında kalan 106 ada 35 parsel sayılı 8974.83 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz irsen intikal ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeni ile davalılar ... ve müşterekleri adına tespit ve tescil edilmiştir. Davacı ..., tapu kaydı ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak taşınmazın miras bırakanı ... mirasçıları adına tescili istemi ile dava açmıştır. Mahkemece, yapılan yargılama sonunda davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Mahkemece, davacı tarafın dayanağını oluşturan tapu kaydının taşınmaza uymadığı, davacı yararına kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile edinme koşullarının da gerçekleşmediği kabul edilmek sureti ile yazılı şekilde karar verilmiş ise de; yapılan araştırma, inceleme ve uygulama karar için yeterli değildir. Yargılama süresince toplanıp değerlendirilen delillere göre davacı tarafın dayanağını oluşturan tapu kaydının dava konusu taşınmaza uyduğu kanıtlanamamıştır. Ancak taşınmaz üzerindeki zilyetliğe ilişkin olarak davacı tanıkları taşınmazın yola paralel olarak iki parçaya ayrıldığını, kuzeyde kalan bölümü davalı tarafın, güneyde kalan bölümü ise davacı tarafın kullandığını, davalı tanıkları ise taşınmazın tamamının eskiden beri davalı tarafça kullanıldığını beyan etmiş olup alınan beyanlar arasında çelişki olmasına rağmen bu husus üzerinde durulmamış, çelişkinin giderilmesine çalışılmamış, davacı tanıklarından tarafların kullandıklarını beyan ettikleri yerleri göstermeleri istenmemiş ve bu yerler krokide işaretletilmemiş, fen bilirkişisine keşfi ve uygulamayı izlemeye elverişli rapor düzenlettirilmemiştir. Bu şekilde eksik ve yetersiz inceleme ile karar verilmesi doğru değildir. Sağlıklı bir sonuca varılabilmesi için; önceki günlü keşifte dinlenen yerel bilirkişi ve taraf tanıkları huzuru ile dava konusu taşınmaz başında yeniden keşif yapılmalı, davacı tanıklarından önceki keşifte beyan ettikleri tarafların kullandıkları yerleri göstermeleri istenmeli, gösterilen yerler fen bilirkişisine krokide işaretlettirilmeli, taraf tanıklarının beyanları arasındaki çelişki yöntemince giderilmeye çalışılmalı, önceki günlü keşifte dinlenen yerel bilirkişi dava konusu taşınmaz ile ilgili tarafların murisleri arasında 1969 yılında anlaşmazlık olduğunu beyan etmiş olup davacı tarafın temyiz dilekçesi ekinde sunduğu anlaşma zaptı başlıklı 31.05.1969 tarihli belge de delil olarak değerlendirilmeli, teknik bilirkişiden keşfi ve uygulamayı izlemeye elverişli rapor alınmalı, bundan sonra toplanan tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir. Eksik inceleme ve araştırma ile yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması isabetsiz olup davacı vekilinin temyiz itirazları yerinde bulunduğundan kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 06.12.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?