‹ Ana sayfa
Yargıtay 16. Hukuk Dairesi Gayrimenkul ve Emlak Hukuku

Yargıtay 16. Hukuk Dairesi E.2012/629 K.2012/902

Esas No: 2012/629 · Karar No: 2012/902 · Karar Tarihi: 07.02.2012
Özet: Uyuşmazlık konusu, davacı tarafın genel kadastro ile tespit edilen tapu kaydının iptali ve tescil istemiyle ilgili olarak taşınmaz üzerindeki zilyetlik iddialarıdır; mahkeme, tapu kaydının taşınmaza ait olmadığını ve davacının taşınmaz üzerinde zilyetliği bulunmadığını belirterek davayı reddetti. Mahkemenin sonucu, davacı tarafın talebinin kabul edilmediği ve tapu kaydının iptaline karşı tescil isteminin de reddedildiği yönündedir.
MAHKEMESİ: SULH HUKUK MAHKEMESİ

DAVA TÜRÜ: TAPU İPTALİ VE TESCİL
KANUN YOLU: TEMYİZ

Davacı tarafça genel kadastro ile oluşan tapu kaydının iptali ve tescil istemi ile tapu kaydına dayanılarak açılan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtayca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu,
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Dava konusu 108 ada 29 parsel sayılı 229.99 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, kadastro sırasında irsen ve taksimen intikal ile kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalı ... adına tespit ve sonrasında da tescil edilmiştir. Davacı ..., tapu kaydı ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak, tapu kaydının iptali ve adına tescili istemi ile dava açmıştır. Yargılama sırasında davalı taraf tapu kaydına, miras yolu ile gelen hakka ve paylaşmaya da dayanmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı ... tarafından temyiz edilmiştir.

Mahkemece, davacı tarafça dayanılan tapu kaydı taşınmaza ait olmadığı gibi davacının taşınmaz üzerinde zilyetliği de bulunmadığı gerekçesiyle hüküm kurulmuş ise de; yapılan araştırma, inceleme ve uygulama hüküm vermeye yeterli bulunmamaktadır. Tarafların dayandığı tapu kayıtlarının revizyonları araştırılmadığı gibi, kayıt uygulaması da soyut nitelikte olup, hudutlar zeminde tek tek gösterilmemiş, kayıtların kapsamları kesin olarak belirlenmemiş; tarafların murisleri arasında irs ilişkisi bulunup bulunmadığı, varsa taksim yapılıp yapılmadığı da araştırılmamış ve zilyetliğe ilişkin beyanlar arasındaki çelişkiler giderilmemiştir. Doğru sonuca varılabilmesi için davacı tarafın dayandığı 03.1.1930 tarih ve 30 sıra numaralı tapu kaydı ile davalı tarafın dayandığı 21.10.1950 tarih ve 26/21 sıra numaralı tapu kaydının kadastro tespiti sırasında herhangi bir parsele revizyon görüp görmediği mahalli Tapu Sicil Müdürlüğü ve Kadastro Müdürlüğünden ayrı ayrı sorularak saptanmalı, varsa kayıtların revizyon gördüğü parsellerin kadastro tespit tutanaklarının onaylı örnekleri getirtilip, dosyaya konulmalı; davacının murisi ... ... ile davalının murisi ... ...'ın vukuatlı nüfus kayıtları getirtilerek aralarında irs ilişkisi olup olmadığı belirlenip, dosya tamamlandıktan sonra, taşınmaz başında yeniden elverdiğince yaşlı, taşınmazın bulunduğu yeri iyi bilen, taraflarla yakın akrabalığı ve husumeti bulunmayan kişiler arasından seçilecek 3 kişilik yerel bilirkişi kurulu, taraf tanıkları tespit bilirkişileri fen bilirkişisinin katılımı ile keşif yapılmalıdır. Keşifte tarafların dayandığı tapu kayıtları yerel bilirkişiler yardımı, fen bilirkişi eli ile zemine uygulanmalı, tapu kayıtlarının hudutları zeminde tek tek gösterilmeli, gösterilen hudutlar fen bilirkişi krokisinde işaretlettirilmeli, bilinmeyen hudutların tespiti için taraflara tanık dinletme imkanı tanınmalı, tapu kayıtlarının kapsamı duraksamaya yer bırakmayacak şekilde belirlenmeli, kayıt kapsamları belirlenirken varsa revizyon gördükleri parseller de göz önüne alınmalı, yerel bilirkişi ve tanıklardan taşınmazın öncesinin kime ait olduğu, kimden kime kaldığı, kimin ne zamandan beri zilyet olduğu, tarafların murisleri arasında irs ilişkisi olup olmadığı, varsa aralarında taksim yapılıp yapılmadığı hususlarında maddi olaylara dayalı, ayrıntılı bilgi alınmalı; yerel bilirkişi ve tanık beyanları arasındaki çelişkiler yüzleştirme yapılmak suretiyle giderilmeli; beyanların, tutanağın edinme sebebindeki beyanlar ile çelişmesi halinde tespit bilirkişileri tanık sıfatıyla dinlenerek çelişkinin giderilmesine çalışılmalı, fen bilirkişisinden keşfi takibe imkan veren ve tapu kayıtlarının uygulamasını gösteren ayrıntılı ve krokili rapor alınmalı; bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir. Mahkemece bu hususlar gözardı edilerek eksik inceleme ile yazılı olduğu şekilde karar verilmesi isabetsiz olup, temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulü ile, hükmün BOZULMASINA, 07.02.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?