Yargıtay16. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 16. Ceza Dairesi E.2016/7036 K.2017/337
Özet: Uyuşmazlık konusu, sanığın muhafaza görevini kötüye kullanarak teslim edilen malların kaybolması ve bu nedenle TCK 289/3 maddesi uyarınca suçun oluşup oluşmadığıdır. Mahkeme, eksik soruşturma ve yasal hatalar nedeniyle verilen mahkumiyet kararını bozdu.
Mahkemesi: Sulh Ceza Mahkemesi
Suç: Muhafaza görevini kötüye kullanma
Hüküm: TCK’nın 289/1, 62, 52/2, 51. maddeleri uyarınca mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanığın sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1-23.02.2010 tarihinde kardeşinin borcundan dolayı haczedilerek sanığa yediemin sıfatıyla teslim edilen malların muhafazası için haciz mahalline gidildiğinde borçlunun taşınmış olması nedeniyle malların yerinde bulunmadığının 26.05.2010 tarihli tutanakla tespit edilmesi, sanığın mahcuzların kaldığı iş yerinin tahliye edildiği ve eşyaların başka bir dükkana götürüldüğünü savunması ve yapılan araştırmayla mahcuzların büyük bir kısmının mevcut olduğu sadece 1 adet uydu cihazı, 1 adet DVD, 1 adet şarjlı süpürgenin bulunmadığının anlaşılması karşısında, dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranması nedeniyle kendisine teslim edilen malların bir kısmının kaybolmasına sebebiyet veren sanığın eyleminin bulunmayan malların değeri de nazara alındığında TCK'nın 289/3. maddesindeki suçu oluşturacağı, hukuki durumunun buna göre takdir ve tayini gerektiği gözetilmeden eksik soruşturma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
2-Oluşa göre de,
a-Sanık hakkında bozma kararından önceki ilamda kurulan netice hükmün adli para cezası olup, hükmün sanık tarafından temyiz edildiği sanık hakkında aleyhe temyiz bulunmadığı anlaşılmakla, CMUK’nın 326/son maddesi uyarınca sanığın kazanılmış hakkının saklı tutulması gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi,
b-Hapis cezası alt sınırdan tayin edildiği halde adli para cezası belirlenirken yeterli ve yasal gerekçe gösterilmeksizin, aynı gerekçeyle tam gün sayısının asgari hadden uzaklaşılması suretiyle fazla ceza tayini,
c-Adli para cezalarının yerine getirilmemesi halinde 6545 sayılı Kanunla değişik 5275 sayılı Kanunun 106/3. maddesi uyarınca infaz aşamasında resen uygulama yapılabileceği nazara alındığında hüküm fıkrasında TCK'nın 52/4. maddesi gereğince ihtarat yapılması,
d-Önceki hükmün sanık tarafından temyiz edildiği ve Yargıtay bozma ilamının sanık lehine olduğu gözetilmeden bozma sonrası yapılan yargılama giderlerinin sanıktan tahsiline karar verilmesi,
Kanuna aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebeplerden dolayı BOZULMASINA, 19.01.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Suç: Muhafaza görevini kötüye kullanma
Hüküm: TCK’nın 289/1, 62, 52/2, 51. maddeleri uyarınca mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanığın sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1-23.02.2010 tarihinde kardeşinin borcundan dolayı haczedilerek sanığa yediemin sıfatıyla teslim edilen malların muhafazası için haciz mahalline gidildiğinde borçlunun taşınmış olması nedeniyle malların yerinde bulunmadığının 26.05.2010 tarihli tutanakla tespit edilmesi, sanığın mahcuzların kaldığı iş yerinin tahliye edildiği ve eşyaların başka bir dükkana götürüldüğünü savunması ve yapılan araştırmayla mahcuzların büyük bir kısmının mevcut olduğu sadece 1 adet uydu cihazı, 1 adet DVD, 1 adet şarjlı süpürgenin bulunmadığının anlaşılması karşısında, dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranması nedeniyle kendisine teslim edilen malların bir kısmının kaybolmasına sebebiyet veren sanığın eyleminin bulunmayan malların değeri de nazara alındığında TCK'nın 289/3. maddesindeki suçu oluşturacağı, hukuki durumunun buna göre takdir ve tayini gerektiği gözetilmeden eksik soruşturma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
2-Oluşa göre de,
a-Sanık hakkında bozma kararından önceki ilamda kurulan netice hükmün adli para cezası olup, hükmün sanık tarafından temyiz edildiği sanık hakkında aleyhe temyiz bulunmadığı anlaşılmakla, CMUK’nın 326/son maddesi uyarınca sanığın kazanılmış hakkının saklı tutulması gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi,
b-Hapis cezası alt sınırdan tayin edildiği halde adli para cezası belirlenirken yeterli ve yasal gerekçe gösterilmeksizin, aynı gerekçeyle tam gün sayısının asgari hadden uzaklaşılması suretiyle fazla ceza tayini,
c-Adli para cezalarının yerine getirilmemesi halinde 6545 sayılı Kanunla değişik 5275 sayılı Kanunun 106/3. maddesi uyarınca infaz aşamasında resen uygulama yapılabileceği nazara alındığında hüküm fıkrasında TCK'nın 52/4. maddesi gereğince ihtarat yapılması,
d-Önceki hükmün sanık tarafından temyiz edildiği ve Yargıtay bozma ilamının sanık lehine olduğu gözetilmeden bozma sonrası yapılan yargılama giderlerinin sanıktan tahsiline karar verilmesi,
Kanuna aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebeplerden dolayı BOZULMASINA, 19.01.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.