Yargıtay 16. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 16. Ceza Dairesi E.2016/4811 K.2016/6246
Özet: 1) Sanığın başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suçundan yargılanması ve temyiz itirazlarının değerlendirilmesi konusundaki uyuşmazlık; 2) Mahkeme, TCK'nın 268/1. maddesi uyarınca sanığı mahkum etti, ancak kararın bazı kısımlarını Anayasa Mahkemesinin iptal kararı doğrultusunda düzelterek onayladı.
Mahkemesi: Asliye Ceza Mahkemesi
Suç: Başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması
Hüküm: TCK'nın 268/1. maddesi yollamasıyla 267/1, 62, 53.
maddeleri uyarınca mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanık hakkında temel ceza belirlenirken hapis cezasının alt sınırdan tayin edilmesine rağmen, "takdiren ve teşdiden'' şeklinde yazılması aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamış; Gerekçeli karar başlığında suç adının “başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması” yerine “iftira” olarak yazılması mahallinde düzeltilebilir yazım hatası kabul edilmiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
TCK'nın 53/1-c maddesindeki kendi altsoyu üzerindekiler bakımından hak yoksunluğunun aynı maddenin 3. fıkrası hükmü uyarınca, koşullu salıverilme tarihine, diğerlerine karşı belirtilen hak yoksunlukları yönünden cezanın infazı tamamlanıncaya kadar olabileceğinin gözetilmesi gerektiği gibi TCK'nın 53/1. maddesinde düzenlenen hak yoksunluklarının uygulanması bakımından, Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih, 2014/140 E. 2015/85 sayılı iptal kararının gözetilmesi lüzumu,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılması gerektirmeyen bu hususların aynı Kanunun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hükmün TCK'nın 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin kısımlarının bütünüyle çıkarılarak yerine "Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih, 2014/140 E. 2015/85 sayılı iptal kararı doğrultusunda yürürlükte bulunan TCK'nın 53. maddesinin sanık hakkında uygulanmasına" ibaresi eklenmek suretiyle sair yönleri usul ve kanuna uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 29.11.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Suç: Başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması
Hüküm: TCK'nın 268/1. maddesi yollamasıyla 267/1, 62, 53.
maddeleri uyarınca mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanık hakkında temel ceza belirlenirken hapis cezasının alt sınırdan tayin edilmesine rağmen, "takdiren ve teşdiden'' şeklinde yazılması aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamış; Gerekçeli karar başlığında suç adının “başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması” yerine “iftira” olarak yazılması mahallinde düzeltilebilir yazım hatası kabul edilmiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
TCK'nın 53/1-c maddesindeki kendi altsoyu üzerindekiler bakımından hak yoksunluğunun aynı maddenin 3. fıkrası hükmü uyarınca, koşullu salıverilme tarihine, diğerlerine karşı belirtilen hak yoksunlukları yönünden cezanın infazı tamamlanıncaya kadar olabileceğinin gözetilmesi gerektiği gibi TCK'nın 53/1. maddesinde düzenlenen hak yoksunluklarının uygulanması bakımından, Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih, 2014/140 E. 2015/85 sayılı iptal kararının gözetilmesi lüzumu,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılması gerektirmeyen bu hususların aynı Kanunun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hükmün TCK'nın 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin kısımlarının bütünüyle çıkarılarak yerine "Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih, 2014/140 E. 2015/85 sayılı iptal kararı doğrultusunda yürürlükte bulunan TCK'nın 53. maddesinin sanık hakkında uygulanmasına" ibaresi eklenmek suretiyle sair yönleri usul ve kanuna uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 29.11.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.