Yargıtay16. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 16. Ceza Dairesi E.2016/190 K.2016/4531
Özet: (1) Uyuşmazlık, silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işleme ve bu davalarda sanıkların hapis cezalarının yanı sıra yargılama giderlerinin tahsilatı konusundaki usulsel hatalardır. (2) Mahkeme, her iki sanığı ayrı ayrı mahkum etti, hapis cezalarını belirledi, hesap hatası nedeniyle düzeltilen ceza miktarlarını onayladı ve yargılama giderlerinin tahsilatını kanuna uygun şekilde yeniden düzenleyerek kararını onayladı.
Mahkemesi: Ağır Ceza Mahkemesi
Suç: Silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işleme
Hüküm: 5237 sayılı TCK'nın 220/6 ve 314/3. maddeleri yollamasıyla TCK'nın 314/2, 220/6-2. cümle. 3713 sayılı Kanunun 5. madde, TCK'nın 62, 53/1-2-3,
58/7-8-9 ve 63, maddeleri uyarınca mahkumiyet
(Her iki sanık hakkında ayrı ayrı)
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih, 2014/140 E. 2015/85 K. sayılı iptal kararının TCK'nın 53. maddesinin uygulanması yönünden infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Sanıklar hakkında tayin edilen hapis cezasından TCK'nın 62/1. maddesi uyarınca 1/6 oranında indirim yapılırken, "3 yıl 1 ay 15 gün hapis" cezası yerine hesap hatası sonucu "2 yıl 13 ay 15 gün hapis" cezasına hükmolunmak suretiyle eksik ceza tayini aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda toplanan deliller karar yerinde incelenip sanıkların suçlarının sübutu kabul, olay niteliğine ve kovuşturma sonuçlarına uygun şekilde vasıfları tayin edilmiş, savunmaları inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümlerde bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanıklar müdafilerinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Bozma öncesi ... kapatılan 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 2008/149 esas 2009/58 karar sayılı dosyasının sanıklar müdafilerin tarafından temyiz edildiği ve kararın Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 2010/10971 esas ve 2010/10064 sayılı kararı ile sanıklar lehine BOZULMASINA karar verilmesine rağmen, hümün C bendinde "bozmadan önce sanık ... için yapılan 147,88 TL, bozmadan sonra iki davetiye gideri 16,00 TL olmak üzere toplam 163,88 TL yargılama giderinin sanıktan tahsiliyle hazineye gelir kaydına,
Bozmadan önce sanık ... için yapılan 136,88 TL, bozmadan sonra bir davetiye gideri 8 tl olmak üzere toplam 144,88 TL yargılama giderinin sanıktan tahsiliyle hazineye gelir kaydına," şeklinde karar verilerek, bozma sonrası yapılan yargılama giderlerinin sanıklardan tahsiline karar verilmesi,
Kanuna aykırı olup, hükmün bu nedenle BOZULMASINA, bu hususun yeniden duruşma yapılmaksızın CMUK'nın 322. maddesi gereğince düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hükmün yargılama giderlerine ilişkin C bendi, "bozmadan önce sanık ... için yapılan 135,88 TL, bozmadan sonra dört davetiye gideri 28,00 TL olmak üzere toplam 163,88 TL yargılama giderinin sanıktan tahsiliyle hâzineye gelir kaydına,
Bozmadan önce sanık ... için yapılan 130,88 TL, bozmadan sonra iki davetiye gideri 14 tl olmak üzere toplam 144,88 TL yargılama giderinin sanıktan tahsiliyle hazineye gelir kaydına", denilmek suretiyle diğer yönleri usul ve kanuna uygun olan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 28.06.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Suç: Silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işleme
Hüküm: 5237 sayılı TCK'nın 220/6 ve 314/3. maddeleri yollamasıyla TCK'nın 314/2, 220/6-2. cümle. 3713 sayılı Kanunun 5. madde, TCK'nın 62, 53/1-2-3,
58/7-8-9 ve 63, maddeleri uyarınca mahkumiyet
(Her iki sanık hakkında ayrı ayrı)
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih, 2014/140 E. 2015/85 K. sayılı iptal kararının TCK'nın 53. maddesinin uygulanması yönünden infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Sanıklar hakkında tayin edilen hapis cezasından TCK'nın 62/1. maddesi uyarınca 1/6 oranında indirim yapılırken, "3 yıl 1 ay 15 gün hapis" cezası yerine hesap hatası sonucu "2 yıl 13 ay 15 gün hapis" cezasına hükmolunmak suretiyle eksik ceza tayini aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda toplanan deliller karar yerinde incelenip sanıkların suçlarının sübutu kabul, olay niteliğine ve kovuşturma sonuçlarına uygun şekilde vasıfları tayin edilmiş, savunmaları inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümlerde bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanıklar müdafilerinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Bozma öncesi ... kapatılan 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 2008/149 esas 2009/58 karar sayılı dosyasının sanıklar müdafilerin tarafından temyiz edildiği ve kararın Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 2010/10971 esas ve 2010/10064 sayılı kararı ile sanıklar lehine BOZULMASINA karar verilmesine rağmen, hümün C bendinde "bozmadan önce sanık ... için yapılan 147,88 TL, bozmadan sonra iki davetiye gideri 16,00 TL olmak üzere toplam 163,88 TL yargılama giderinin sanıktan tahsiliyle hazineye gelir kaydına,
Bozmadan önce sanık ... için yapılan 136,88 TL, bozmadan sonra bir davetiye gideri 8 tl olmak üzere toplam 144,88 TL yargılama giderinin sanıktan tahsiliyle hazineye gelir kaydına," şeklinde karar verilerek, bozma sonrası yapılan yargılama giderlerinin sanıklardan tahsiline karar verilmesi,
Kanuna aykırı olup, hükmün bu nedenle BOZULMASINA, bu hususun yeniden duruşma yapılmaksızın CMUK'nın 322. maddesi gereğince düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hükmün yargılama giderlerine ilişkin C bendi, "bozmadan önce sanık ... için yapılan 135,88 TL, bozmadan sonra dört davetiye gideri 28,00 TL olmak üzere toplam 163,88 TL yargılama giderinin sanıktan tahsiliyle hâzineye gelir kaydına,
Bozmadan önce sanık ... için yapılan 130,88 TL, bozmadan sonra iki davetiye gideri 14 tl olmak üzere toplam 144,88 TL yargılama giderinin sanıktan tahsiliyle hazineye gelir kaydına", denilmek suretiyle diğer yönleri usul ve kanuna uygun olan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 28.06.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.